
BİLİME SIRT DÖNMENİN SONUCU !
08 Subat 2023 15:57:43
Depremin üzerinden üç gün geçti-geçmedi, tıpkı orman yangınlarında olduğu gibi, olası bir deprem hazırlığımızın olmadığı da ortaya çıktı.
Hem teorik ve hem de pratik bakımlardan…
Ülkeyi yönetenlerin deprem olasılıklarına ilişkin bilimsel teorik yaklaşımını değerli deprem uzmanlarımızdan Prof.Dr. Naci Görür şöyle açıkladı:
“Yıllardır uyarıyoruz. Tek bir yönetici bile arayıp ne yapalım demedi. Bunca uyarıyı neye yaptık ?..”
Bilimle el ele vermezseniz önlem de alamazsın. Öyle bir niyetiniz yoksa, bilime sırtınızı dönmeniz doğallaşır. Bizde yaşanan bu!
Orman yangınlarında da öyle olmamış mıydı ?
Yangınlarla birlikte şu gerçek de çıktıydı ortaya:
Atatürk’ün kurduğu Türk Hava Kurumu ve onun yangın söndürme uçakları âtıl hale getirilmişti. Buna karşılık elde tek yangın söndürme uçağımız bile yoktu !
Cânım ormanlar bu sorumsuz yaklaşım yüzünden büyük tahribata uğramıştı.
Prof. Görür’ün sözleri, benzeri bir yaklaşımın deprem konusunda da sergilendiğini gösteriyor.
Teorimsiz pratik olmaz. Deprembilimcilerine kulak asmazsan. Dedim ya, doğru-dürüst önlem de almazsın.
Bunun açık anlatımı sorumsuzluk ve kaderciliktir.
Oysa kadercilik bile önlemi içinde barındıran bir kavramdır. Kuranda bunun örnekleri var. Sen önlemini al, gerisi allahın işi denilir…
Önlem almazsan, kadercilik anlayışın da inancının dışına düşer…
Bu söylediklerim neden-sonuç ilişkisinin küçük bir eskizi. Tabii ki yaralarınızı sardıktan sonra daha çoookk tartışacağız bunları…
Şu an sonucu, depremin kendisine odaklanmak zorundayız.
TV lerden gazetelerden gelen haberler, âcil müdahaleler ile yardımların ulaştırılmasında ciddi bir koordinasyon bozukluğu olduğunu ortaya çıkartıyor.
Tabii ki bu, enkazlardaki insanlarımızı kurtarmak için canını dişine takan kurtarma ekiplerinin mücadelesine gölge düşürmüyor. Onların çabası her türlü değerbilirliğin üzerindedir. Hoş zaten depreme hazırlıksız yakalanmanın en büyük zorluğunu da onlar yaşıyor…
Şu an vatandaşlar olarak oradaki insanlarımız için yapacak tek şeyimiz var:
Nakti ve ayni yardımlar !
Namuslu ve çalışkan halkımız bu konuda da elinden geleni yapacaktır, buna eminim. Umarım yardımların ve bağışların depremzedelere ulaştırılmasında, hiç değilse bu konuda, koordinasyon bozukluğu yaşanmaz !..
YENİ ÖĞRENDİM
Yeni Ufuk’a yapılan son dijital saldırının, daha önce yaşadığımız gibi sola bir saldırı olmayışı, Kdz. Ereğli kökenli bazı internet sitelerinin de saldırıya uğramış olduğunu yeni öğrendim. Eğer zamanında öğrenseydim, Yeni Ufuk’un yanısıra onlara yapılan saldırıyı da, ayrım gözetmeksizin göğüslerdim. Siteleri karartılan evlâtlar beni bağışlasınlar…
Biliyorum, bizim tepkilerimizin bir önemi yok. Ama tepkisiz kalmak, bir anlamda teslim olmak, yaptığımız işin doğasına aykırıdır. Basın susmaz, olsa olsa susturulur, yine susmaz; bir yolunu bulup kitlelerle kucaklaşmak için mücadele eder…
Son site karartmaları umuyorum yerel basın için özellikle “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” modundaki basın için bir ders oldu. Yılanların ortalıkta dolaşmasına izin verirseniz, bir gün sizi de sokarlar !
Okurlarıma da bir özür borçluyum bu arada:
Sitemizin karartılmasına tepki verirken, Çıladır ailesinin 100 yıla basan mesleki/entelektüel ve sanatsal geçmişine ilişkin değerlendirmelerim bir böbürlenme değil. Haksızlığa uğrayanlara karşı refleksi bir savunmaydı. Yok, öyle anlaşılmadıysa, özür diliyorum. Böbürlenmek bizim düşünsel-teorik formasyonumuz ile ilkelerimize aykırıdır zaten.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








