
ZATEN TRUVA ATIYDI!
03 Mart 2023 17:49:16
Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı adayı alması gerektiğini çok önceden yazmıştım. Çünkü bütün göstergeler onu işaret ediyordu:
*Anamuhalefet partisinin genel başkanı olarak cumhurbaşkanlığının öncelikli doğal adayı idi.
*Özellikle son beş yıldaki performansı ile ülkeyi yönetebilecek çapta bir lider olduğunu kanıtlamıştı: Cesurdu, dengeliydi, devlet deneyimi vardı, oto-kontrol yeteneğine sahipti, güzel konuşuyordu, birleştirici bir özelliği vardı, hiçbir koşulda ağzını bozmuyor, eleştirileri serinkanlılıkla karşılıyordu…
En önemli iki zaafı ise aşırı uzlaşmacılığı ile buna koşut olarak ideolojik netlikten yoksunluğuydu…
Bu sonuncularını ülkenin siyasal koşulları ve dengeleri öne itilerek izah edilebilir belki. Ama Cumhuriyeti kuran devrimci bir partinin lideri’nin yeri geldikçe, gerçekte neyi temsil ettiğini duyumsatmaktan çekinmesi kabül edilemezdi…
Devam ediyorum:
*İyi Parti lideri Akşener aday değildi. Onun aday olarak lânse ettiği İmamoğlu ile Mansur Yavaş’tan birisi aday gösterilse İstanbul ve/veya Ankara AKP’ye teslim edilecekti. Oysa yerel seçimde bu iki metropolün Millet İttifakı’nın elinde olması seçim sonuçlarını etkileyecek çapta bir avantajdı.
*HDP ve onun temsil ettiği yüzde 10 civarındaki seçmen kitlesi (6 milyon) ülkücü/milliyetçi bir adaya soğuk, Kılıçdaroğlu’na ise sıcak bakıyordu. HDP’nin/Kürt seçmenin desteği yaşamsal önemdeydi öte yandan. HDP’nin aday çıkartması halinde cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turda kazanılması zordu. Kılıçdaroğlu’nun adaylığı, seçimin rahat kazanılmasının yanısıra, etnik ayrımcılığa karşı kazanılmış bir zafer de olacaktı…
*Kılıçdaroğlu’nun diğer bir artısı da, memurluk yaşamı ile siyasal yaşamının üzerinde gölge bulunmamasıydı.
*Adaylık için bir artısı daha vardı: ABD ile AB, Kılıçdaroğlu’na sıcak bakıyordu. Bu belki seçimin sonucunu etkileyecek bir etken değildi; ama, seçimin kazanılması halinde yeni iktidarın ihtiyacı olan sıcak paranın kolay sağlanmasında çok önemli bir etkendi.
(Tamam, çok parçalı olası iktidar için bu bir avantaj sayılabilir; ama aynı şeyi söylemek ülkemiz için sözkonusu değildir. Çünkü Türkiye, neoliberal çizgide ısrar ettiği sürece Batı’nın sömürgeci manipülasyonlarına daima açık olacak. Ancak bu sorun, mevcut koşullarda Kılıçdaroğlu’nu da aşıyor.)
Bütün bunları topladığımızda Millet İttifakı’nın Kılıçdaroğlu’nun aday göstermesi haklı bir zemine oturuyordu.
**
Öyle de olacak gibiydi, ancak benim beklediğim gibi Akşener, Kılıçdaroğlu’nun adaylığına son toplantıda karşı çıktı, masadan çekildi. İmamoğlu ile Yavaş’a “aday olun” çağrısı yaptı. Gerekçesi, masanın beş partisinin İyi Parti’yi “kıskaca” almasıydı! İyi Parti dayatmalara boyun eğmeyecekti, filan…
Bir yanda beş parti var, bir yanda tek parti…Beş partinin Kılıçdaroğlu’nu aday göstermesi “dayatma”ise, İyi Parti’nin Yavaş ve İmamoğlu’nda ısrar etmesi dayatma değil mi ?
Akşener’le ilgili çok yazı yazdım, onun çok hırslı bir politikacı olduğunu, kendi adaylarından birisini koltuğa oturtarak perde arkasından tek başına Türkiye’yi yönetmek istediğini anlatmaya çalıştım.
Üzülerek söylüyorum, haklı çıktım.
Soru şu:
Şimdi ne olur?
Masa dağılmaz, ola ki yeni katılımcılarla ile devam eder, Kılıçdaroğlu’nun adaylığını açıklar.
Akşener de, İmamoğlu veya Yavaş’tan birisini CHP’den istifa ettirip İyi Parti’den aday gösterebilir. Bu şekilde İstanbul ve Ankara belediyelerinden birisi AKP’ye geçer. Oylar bölünür, Cumhur İttifakının ekmeğine yağ sürülmüş olunur.
Akşener tarihi bir hata yaptı. Bu tavrı ile halkın beklentilerini boşa çıkarttı. Sanıyorum bunun yanıtını sandıkta alacaktır.
Son söz:
6’lı masa’nın Truva atıydı, artık Cumhur İttifakı’nın şike ortağı !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








