
GELECEĞE BİR BAKIŞ
07 Mart 2023 15:54:11
Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı adaylığı açıklandı nihayet. Kendisini kutluyor ve başarılar diliyorum.
Aday belirleme süreci ciddi engellerle doluydu. Gladyo, hesap sorulma endişesi içindeki elit parababaları, Akşener’in kışıliğinde simgeleşen soymilliyetçiler, tarikatlar, saray, kendilerini Atatürkçü/solcu filan sanan İmamoğlu hayranı küçük burjuvalar, onların basındaki uzantıları ve dana niceleri, Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşıydılar. Akşener onların ortak sesi ve masa içindeki eli ve diliydi.
Masayı tekmeleyerek kalkmasında, vahşi kariyer hırsının yanısıra bunların da etkisi vardı. Akşener’de simgelenen Kılıçdaroğlu karşıtlığının toplumsal bir derinliği de bulunuyordu.
Başaramadılar: Akşener’in masadan kalkması ve/veya kaldırılması da işe yaramadı. Aksine, bizzat kurguladığı bir senaryo ile dönüş yolunu yine kendisi açtı. İmamoğlu ile Yavaş’ı başkan yardımcılığı koltuğuna oturtarak kazanmak istediği Pirus zaferi de masada kaldı!
Sonuçta sürecin kazananı Kılıçdaroğlu, kaybedeni ise Akşener oldu.Akşener masayı dağıtabilseydi Türkiye kaybedecekti, yenilgiyi kabül edip masaya döndü, Türkiye kazandı. Akşener’in masaya dönüş için kullandığı Yavaş ile İmaoğlu’nun siyasal kariyerleri de ağır birer yara aldı: Daha düne kadar cumhurbaşkanlığının potansiyel adayları olan İmamoğlu ile Yavaş, son mutabakat metnine göre, cumhurbaşkanının “uygun gördüğü” zamanda başkan yardımcısı atayacağı ve seçimde tepe tepe kullanacak birer propaganda meteryali artık. Akşener, Kılıçdaroğlu’nun indirmeyi beceremedi ama, İmamoğlu ile Yavaş’ın karizmalarına derin birer çizik atmayı başardı !..
Oysa İmamoğlu da Yavaş da bunu hak etmemişlerdi. Akşener’in masayı tekmeleyerek kalkmasından sonraki süreçte, onu açık çağrısına rağmen ilkeli ve sorumlu davranmaları bunun kanıtıydı…
(Zehra, geçiş aşamasının satırbaşlarını da içeren son mutabakat metninin çıktısını koydu önüme…)
Kılıçdaroğlu seçmi kazanırsa, 6’lı masanın beş lideri başkan yardımcısı sıfatıyla Türkiye’yi birlikte yönetecekler…
Yani…
Takkeli otokratik rejimden, bir tür temsili oligarşik rejime geçilecek…
Ucube sistem, geçiş aşamasına kadar, biraz daha ucubeleşecek !..
Açık kanuşacağım:
İdeolojik bakımdan sürrealist bir tabloyu anımsatan bu grup yönetimi ile ne geçmişin yanlış hesapları sorgulanabilir ve ne de Türkiye’yi düze çıkaracak radikal kararlar alınabilir. İçine edilen seküler ilkelere dönüş bile sözkonusu olamaz…
Acaba diyorum, Kılıçdaroğlu, başkan seçilirse eğer, şu anki romantik ilkesiz uzlaşı çizgisini işe yaramayacağını görüp masaya yumruğunu vurur mu ? Bir başka deyişle Erdoğan’ın yetkilerini, bu kez emekçi halktan yana kullanabilir mi ? Şok kararlarla yatalak durumdaki demokrasimizi ayağa kaldırabilir mi ?
Çok umutlu değilim. Ama, seçimi kazanıp Erdoğanizmin seçimin daha da derinleşmesini önleyebilirse yine de görevini yapmış olacak…
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








