
SOYLU ALKIŞI HAK ETTİ!
14 Mart 2023 19:05:09
İçişleri Bakanı Soylu, vatandaşlardan depremzedeler için giysi ve gıda bağışı istedi.
Soylu böyle bir istemde bulunurken, muhalefete eşsiz bir propaganda materyali sunduğunun elbette bilincindeydi.
Nitekim öyle de oldu: Muhalefet açıklamayı havada kaptı, iktidar karşıtı retorik hareketlendi, muhalif medya olayı köpürtmeye başladı, çoğu demogojik açıklamalar birbirini izledi…
Siyaset kulislerinde, Soylu’nun halktan yardım istemesi olayı, paranoyal teorilerin üretilmesine de yol açmış olmalı…
Oysa Soylu’nun istemi sonuçta bir gerçeğin hem ifadesi ve hem de itirafıydı. Yardımlar durmuştu. Devlet depremzedelerin ihtiyaçlarını tam olarak karşılayamıyordu.
Bu durumda ilgili bakanlardan birisi’nin (burada Soylu oluyor) halktan yardım istemesi doğaldı.
Doğal olmayan, toplanan bağışların ve çeşitli yardımların öncelikle depremzedelerin acil ve zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak yerine, rant ekonomisine kanalize edilmesiydi. Henüz enkazlar bile kaldırılmamışken, konut atağına girişilmesi gibi…İnsan, bu şekilde, hem ekonomik ve hem de siyasal ranta kurban ediliyordu bir kez daha…
Soylu’nun açıklaması bunun da “zımni” bir itirafıydı…
Bunu, iktidarın bir bakanının ağzından duymak pek olağan değildi; ama, sonuçta gerçekti. Bu gerçeği seslendirdiği için Soylu’yu alkışlamak gerekiyor aslında…
Bu belki yapılmadı ama, tepkilerin odağında Soylu’nun değil, iktidarın ve onun yönettiği devletin olması, Soylu için bir tür örtülü alkıştı yine de…
Acaba diyorum Soylu, bu açıklamayı vicdanının sesini dinleyerek mi yaptı, yoksa açıklamasının siyasi yankılarını hesap ederek mi ? Milletvekili adayı olmayı reddettiğine göre, kendisine farklı bir siyasal planlıyor olabilir pekâlâ…
Neyse.
Öyle bile olsa (ki bu bir feraziye) gerçeklerin dile getirilmesi saygıya lâyıktır.
Marx ne demişti:
Gerçek, devrimcidir.
Bir karşı-devrimci tarafından dile getirilse bile!..
NİÇİN HÜDA-PAR ?
Dün de yazdım:
Hüda-Par’ın oy tabanının (% 0,3) Türkiye genelinde bir kıymet-i harbiyesi yok. On ili kapsayan doğu ve Güneydoğu’da ise oyu yüzde 7,6 ortalamasında…(2014 yerel seçimi).
AKP, doğu ve güneydoğu’da, HDP’den sonra ikinci partiydi. Ancak ekonomik krizin yolaçtığı yaşam pahalılığı, AKP’nin oylarını bu bölgede de eritmeye başladı. AKP, eriyen oylarının boşluğunu, Hüda-Par’ın yüzde 7,6’lık bölgesel oylarıyla doldurma yolunu tutmuş olabilir. Bu anlaşılabilir bir durumdur. Bunun dışında, Hüda-Par’la el ele verilmesi, yeni bir Kürt açılımının üvertürü de olabilir…Bölgedeki tarikatlara daha da şirin görünme politikası da…
Ancak geç kaldılar. Yeniden Refah Partisi’nin (YRP) kader düşmanlığı ile Hüda-Par’ın üzerindeki Hizbullah gölgesi, AKP’ye zarar da verebilir.
Kırıntı toplayayım derken, tam tersi, tabanından yeni kopmalara bile yol açabilir.
İktidar anlaşılan “denize düşen…” modunda !
Demokratik Sol Parti (DSP) ile de dirsek temasında olması bunu gösteriyor…
Tamam. İktidar “denize düşen” modunda, peki Ecevit’in DSP’si neyin peşinde ?
Sizde hiç utanma-sıkılma duygusu yok mu?!..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








