
ÖNEMLİ BİR GELİŞME…
12 Ekim 2022 15:26:21
Ben bu yazıda TSO Kdz. Ereğli Başkanlığına yeniden seçilen Arslan Keleş’in seçim sonrası yaptığı basın açıklamasının üzerinden bir başka konuya gireceğim. Bunu doğrudan da yapabilirdim, ama üzerinde durmak istediğim gelişmenin TSO seçimleriyle ve Arslan’ın açıklamalarıyla ilgisi var….
Konu önemli. Benim görebildiğim kadarıyla Ereğli’nin ekonomik, sosyal ve hatta siyasal geleceğiyle ilgili bir dizi gelişmenin ön belirtilerini oluşturuyor çünkü…
İlkten, Keleş’in açıklamasına, her zamanki gibi, objektif bir yaklaşımda bulunarak gireceğim yazıya:
Lafı uzatmadan söyleyeyim:
TSO’nun/Keleş’in iyice bir metin yazarına ihtiyacı var. Keleş’in basın toplantısı metnini kim hazırladı bilmiyorum ama, bu bozuk Türkçeli, kimi terimlerin yanlış kullanıldığı, “hocam’lı, “abi”li açıklama, bir ağırsanayi kentinin TSO’suna yakışmıyor !..
Açıklama, teknik olarak iyi değil kısaca, ama yine de içine gizlenen altı çizilmesi gereken sözleriyle dikkati çekiyor.
Örneğin…
“…Kimseye rağmen ya da birilerine rağmen bu seçimi kazanmadık” tespiti…
Bu özgüven gösterisi, seçimi kazanmalarının bir zafer olmadığı değerlendirmesiyle tamamlanıyor. Seçimi kaybetmemiz zaten sözkonusu değildi demeye getiriliyor. Muhalefete ve destekçilerine pertavsızın tersiyle bakılıyor !..
Bu yaklaşımın nedeni, Keleş’in daha sonra söylediği Erdemir hakkındaki sitayişkar sözleriyle yanıt buluyor, anlam kazanıyor.
Keleş, Erdemir’e açıkça el uzatıyor. Bir tür özeleştiri yapıyor…
Bu akıllıca bir tutum.
Bir başka (sessiz) özeleştirisi de açıklamalarında geriye hiç dönmemesi… Koltuğa yeni oturuyor havası ! Bu konuda derinleşmeyeceğim…
Keleş’in DTO seçimlerine müdahil olduğu açıklaması dürüstçeydi, ama İrfan Erdem’i uğurlama biçimi şık değildi.
Gelelim esas konumuza…
Ereğli’nin 1960’lı yıllarda yeni bir sosyal düzene (kapitalizme) geçmesinin temel kuruluşu Erdemir’dir. 8 bin nüfuslu ve yarı-feodal/geleneksel sosyal ilişkilerin egemen olduğu balıkçı kasabasını 200 binin üzerinde nüfusa sahip ve her anlamda çağdaş bir kente dönüştüren Erdemir’dir…
Ancak Erdemir, gerek devletçi döneminde ve gerekse özelci döneminde Ereğli ile hiçbir zaman kurumsal temelde yakın ilişkiler kurmadı. Erdemir’in yönetenler, fabrikanın duvarlarının içine çekildiler; doğrudan kendilerini ilgilendiren gelişmelere bile kayıtsız/sessiz kaldılar.
Örneğin Oda seçimlerine, yerel seçimlere, vb. aynı kayıtsızlıkla yaklaştılar hep.
Oysa, örneğin belediye ile kurumsal temelde iç-içe ilişkileri vardı. Keza Oda’larla da…
Bu kopukluk, bir anlamda edilgenlik, zaman içinde Erdemir’i adeta “hasım” olarak gören yanlış bir bakış açısının gelişmesine yolaçtı. Bu tekil/pragmatik bakış açısı, başlarda yönetimleri hedef alırken gederek kurumsallaştı, doğrudan Erdemir’i hedef almaya başladı. Bu şekilde Erdemir’in kent ekonomisinden sosyo-kültürel yaşamına kadar yaptığı ve süregiden katkılar unutturuldu; kente hiçbir yararı olmayan bir kurum” algısı yaratıldı. Hatta önyargılı çevreciler aracılığı ile bu algı, dramatik boyutlara bile taşındı !..
Bu yanlıştı. Ama yakın zamana kadar bu yanlışı düzeltmek için Erdemir’in hemen hiçbir şey yapmadığını da söylemek zorundayım.
Bazı belirtiler, bu edilgen politikanının yavaş yavaş yerini etkin bir politikaya bırakacağını gösteriyor. Erdemir’in TSO seçimlerinde eğilim belirtmesi, buna Deniz Ticaret Odası seçimlerinde belirli çevrelerde provokatif bir tepki verilmesi, bu gelişmenin olumlu/olumsuz belirtileri.
Benim görebildiğim kadarıyla Erdemir bundan böyle kentin ekonomik, sosyal ve siyasal yapılanmasıyla kurumsal temelde daha yakından ilgilenecek gibi.
Anlaşılan bazı çevrelerce çok haksız şekilde bir kum torbasına dönüştürülmelerinden bıktılar !
Benim bu yaklaşımım eğer doğru ise, Erdemir yönetimi doğruyu bulmuş gibi…Çünkü artık o da görüyor ki hem kendisini aktif şekilde savunma ve hem de kentin her alanda gelişmesinin yanlış pusulandırılmasına karşı çıkmak onun da görevi !
Çünkü kentin gelişmesi için Erdemir’in; Oda’lardan, tabela dan ibaret olmayan ekonomik ve sosya-kültürel kuruluşlara ve yerel yönetime kadar kurumsal bazda daha uyumlu ve yaratıcı ilişkiler kurması gerekiyor. Bu kendiliğinden olmuyorsa (ki olmuyor) olacağı formüller üretmek Erdemir’in görevi oluyor bence.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








