
CHP’NİN BAŞÖRTÜSÜ AÇILIMI…
06 Ekim 2022 15:55:16
Başörtüsü baskısını protesto için başta İran olmak üzere dünyanın dört bir yanında eylemler yapılırken, CHP’nin başörtüsünü kamuda yasallaştırma çıkışı, en azından zamanlama bakımından cuk oturmadı.
Şu da var:
Başörtüsü denilince artık akıllara Anadolu kadınlarının yüzyıllardır başlarını örttüğü örtüler gelmiyor, türban geliyor. Türban’sa, siyasal simge.
Gerçi türban Doğu ülkelerinde Ortaçağdan bu yana var, Osmanlıda da var. Ama en “özgün” ve islami formuna AKP’nin iktidar yıllarında kavuştu…O kadar ki türban sadece bir islami simge değil artık güzelim ülkemizde, AKP sel bir simge de…
Peki niye yaptı bu çıkışı CHP ?
AKP’nin belli başlı propaganda materyallerinden birisin etkisizleştirmek için ! AKP propagandistlerinin, “Bunlar iktidara gelirse türbanı yasaklayacak” iddialarını etkisizleştirmek için yahut…
Erdoğan da CHP’nin çıkışını hedef büyüterek göğüsledi; “gelin bunu anayasaya sokalım” dedi…
Bundan sonra bilinen sürece girilir: CHP’nin yasa tasarısı ya Komisyonlarda uykuya yatırılır ya da TBMM’nde AKP+MHP oyları ile reddedilir. Sonra yeni geldikçe anayasa sakızı çiğnenmeye başlanır…
AKP bunun sonucu olarak önemli bir propaganda materyalinden yoksun kalırken, CHP mütedeyyin kesimlere en azından fikren biraz daha yaklaşmış olur…
CHP’nin taktiği akıllıca. Ama bir adım geriye çekilip baktığınız da resmin bütünü başka şeyler de söylüyor insana:
Birincisi, Türkiye’ye lâikliği getiren CHP’nin hâlâ din üzerinden taktik-siyasetler üretecek bir konuma kaymış olması. Bu şekilde dinsel bir simgenin anayasal hakka dönüşmesi önerisine çanak tutması…
İkincisi, türbanın hâlâ seçmen iradesini etkileyecek nitelikte bir simge olması…
Bu ikisi, islamın AKP döneminde siyasete nasıl derinden âlet edildiğini de gösteriyor.
Türkiye siyasetine cumhuriyetin 99. yılında da dinci-lâik çelişkisi egemen ve lâik kesim hâlâ dincilerle onların platformunda aşık atıyor !..
Cumhuriyet Devrimi vizyonunun şöyle böyle 1950’lerden bu yana patinaj yaptığı; yahut, karşı devrimin sadece AKP döneminde değil, ondan önceki yarım yüzyılda da devrimi kemirmeye başladığı anlamına da geliyor bu.
İşin ilginci bu durumun AKP’yi ters rüzgarlara da açmış olması. Erdoğan’ın alevi çıkışı bunun tipik bir örneği. Tahmin ediyorum yakınlarda Cemevlerine ibadethane statüsü sağlanacak gelişmeler de kendisini gösterecek…
Şunun altınıçizmeye çalışıyorum:
Din ve mezhep üzerinden yürütülen politikaların cumhuriyetin 99. Yılında da geniş bir toplumsal zemin bulması bence AKP’nin en büyük başarısı.
Cumhuriyet vizyonunun temel kuruluşu olan CHP’nin bile bunu kabül eden çıkışlar yapması Türkiye’nin yetmiş küsur yıl içinde nereden nereye savrulduğunu gösteriyor !..
İktidara gelme olasılığı yüksek olan 6’lı masanın yarısını muhafazakar (tutucu-dinci) partilerin oluşturması bunun bir başka fotoğrafı.
Güzelim ülkemiz öylesine geriletildi ki, Tek Adam rejimine karşı muhafazakarların parlamentoculuğu savunması sol çevrelerde bile demokrasi kavramıyla özdeşleştiriliyor ! Oysa parlamentoculuk demokrasilerde bir unsurdur sadece; çünkü demokrasi sadece parlamentodan ibaret değildir; lâikliği de içeren bir değerler sistemidir…
Yok, bu olup bitenler için bu da birşeydir derseniz itirazım olmaz. Ama, türban üzerinden siyaset üretildiği, muhafazakârlardan demokrasi beklendiği koşulların bir yeniden aydınlanma işareti olmadığını da söylemek zorundayım.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








