
HDP DEĞİŞİYOR…
04 Ekim 2022 14:37:26
Bu köşeyi sürekli izleyenler anımsayacaklardır:
Nerdeyse bir yılı aşkın süredir HDP’nin bir değişim sürecine girdiğini yazıyorum. Süreç tamamlanmış ve yeni bir aşamaya geçmiş değil henüz,ama o yolda bir ilerleme var.
Bunun ilk belirtisi parti logosunun ve isminin değişmesiyle kendisini göstermişti. HDP bu değişimle bir “Türkiye Partisi” olma yolunda ilk adımını atmıştı. Yaratılmak istenen algı, HDP’nin “Kürt Partisi” değil, Türkiye’nin tüm sorunlarının çözümüne katkı sağlamayı amaçlayan bir siyasi parti olduğu şeklindeydi. “Kürt sorunu” hâlâ programlarında vardı/var, ama sadece Kürt sorunu değil, tüm etnik sorunların çözümünü öngören bir bakış açısının unsuru olarak…
HDP’deki değişimin başını halen cezaevindeki Selahattin Demirtaş çekiyor. Son zamanlarda HDP’ye hakim olan siyasi çizgi de Demirtaş’ın fikirlerine koşut nitelikte…
Bunun son örneğini Mersin’deki PKK provokasyonunda yaşadık. HDP ve Demirtaş, ayrı ayrı saldırıyı kınayan açıklamalar yaptı. Bunun üzerine PKK tarafından eleştiri yağmuruna tutuldular. Ancak Demirtaş görüşünden ödün vermedi, şiddete karşı olduğunu söyledi.
Halen HDP’de iki bakış açısı ve iki akım mücadele ediyor:
Bir grubu Öcalan’ı “önder” kabül eden ve PKK’ya sempati duyan radikal milliyetçiler oluşturuyor. Öteki grubu ve akımı, Demirtaş’ın başını çektiği ve siyasette şiddeti reddeden, dolayısiyle PKK’ya soğuk bakan, Öcalan’ı PKK ile özdeşleştirip HDP’den fikren dışlayanlar oluşturuyor.
Nitekim Demirtaş, PKK’nın silah bırakması sorununda HDP’nin değil, Öcalan’ın muhatap alınmasını açıkça söylüyor…
Bu net gelişmelere rağmen HDP’ye, siyasi çıkarları gereği, toptancı bir zihniyetle yaklaşanlar yok değil. Örneğin AKP…Bunun kaba ifadesi şöyle formüle ediliyor:
PKK eşittir HDP…HDP eşittir CHP.
HDP’deki değişimi bilerek gözden kaçırmayı hedefleyen bu formül, halk yığınları üzerinde etkisini yitirmeye başladı. Çünkü Demirtaş’ın çizgisine daha sıcak bir yaklaşım sergileyen HDP yönetimi, şiddeti (siz PKK’yı şeklinde de okuyabilirsiniz) reddeden çizgisiyle kendisini Kürt tabanının da dışında kabül ettirme yolunda ilerliyor. Yahut, Türkiye Partisi olma yolunda…
Bu çizgi zaten, İstanbul seçimlerinde en somut ifadesini bulmuş, HDP’nin yönlendirdiği Kürt seçmen, Öcalan’ın AKP’ye oy verilmesi istemini reddederek seçimin CHP tarafından kazanılmasına ortak olmuştu.
Bunu görmek ve önümüzdeki seçime güncellemek gerekiyor.
Kürt seçmen de artık farkında ki PKK; FETÖ ile birlikte, ABD’nin emriyle Türkiye’yi bölmeye çalışan Büyük Ortadoğu Projesi’nin aşağılık bir âletinden başka bir şey değil !
HDP halen yüzde 10 civarındaki (6 milyon) oyu ile seçimin kilidini açacak anahtar parti konumunda. 6’lı masanın çıkaracağı adayın, HDP’nin içerden veya dışardan desteği olmadan ilk turda cumhurbaşkanlığı seçimini kazanması zor. Çünkü 6’lı masanın toplam oyu, yüzde 50+1’i ucu ucuna buluyor, aslında bulmuyor…
Böylesine kritik önlemdeki bir partiyi, ondaki demokratik değişimi de görmeden yok saymak veya “eli mahkûm” eyyamcılığı ile ona yaklaşmak saçmalıktır.
6’lı masa bu gerçeği görmek ve gereğini yapmak zorundadır artık.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








