
TSO’NUN SEÇİM SONUÇLARI ÜZERİNE…
03 Ekim 2022 14:53:26
Bu yazıda, Kdz.Ereğli TSO’nun seçim sonuçları üzerinde duracağım. Bu benim için bir bakıma zorunluluk oldu. Çünkü seçim öncesi, mevcut yönetimin değişmesini isteyerek olaya müdahil/taraf olmuştum.
Seçim sonuçlarını biliyorsunuz: Aslan Keleş yönetimi, kullanılan toplam 1174 oyun yüzde 63’nü alarak önemli bir seçim başarısı elde etti. Yedi grubu da kazandı.
TSO seçimlerine ilk kez başkan adayı olarak katılan Niyazi Özcan’ın aldığı yüzde 37’lik oy oranı da yabana atılmaması gereken bir rakamdır. Bu, TSO içinde mevcut yönetime ciddi bir muhalefetin olduğunu işaret ediyor. Eğer Özcan, gerçekten önemli projelerini TSO tabanına daha derinlemesine ulaştırmak için gerekli zamana ve imkanlara sahip olsaydı durum değişebilirdi.
TSO üyelerinin Aslan Keleş yönetimini tercih etmesi, Keleş açısından başarıdır. Ama bu, tercihinin doğru olduğu anlamına gelmez.
Bence üyelerin çoğunun tercihi yanlıştı. Bu, zaman içinde daha iyi anlaşılacaktır.
Keleş, seçimden sonra yaptığı açıklamada, sonucu, “Ereğli kazandı” şeklinde özetledi. Tam tersi, Ereğli bir kez daha kaybetti !
Şunun için…
TSO, Ereğli için çok önemli bir kuruluş. Teorik olarak Ereğli ekonomisinin kalbi orada atıyor.
Gelgelelim son dönemlerdeki TSO yönetimleri bunun farkında değil ! Bunun en tipik örneği Arslan Keleş’in 4.5 yıllık yönetim sürecinde yaşandı ve üç yıl daha yaşanacak gibi !..
TSO, teorik olarak yerel ekonominin lokomotifi olması gerekirken içi boş son vagona benziyor ! Yerel ekonominin gelişmesi için gereken etkinliklerde bulunamıyor. Proje üretemiyor. Çünkü yönetim olarak varoluşunu tam olarak kavrayabilmiş, özümseyebilmiş değil.
Ereğli bir ağırsanayi kenti. Hem sanayinin ve hem de sosyal düzenin odağında Erdemir var. 8 bin nüfuslu balıkçı kasabasını 200 küsur bin nüfuslu modern bir kente Erdemir dönüştürdü.
Ereğli’nin daha da büyümesi için daha fazla üretmesi, bunun için de Erdemir dahil reel yerel sektöre yeni yatırımlar yapılması gerekiyor.
TSO yönetimleri bunun farkında değil ! Nitekim Keleş yönetiminin bu doğrultuda ürettiği ve hayata geçirdiği tek proje yok. Bu anlamda kente bir şey veremiyor. Bunun yanısıra sosyal yaşam içinde de yaratıcı bir varlığı/fonksiyonu yok. Küçük hesaplara dayalı bir profil sergiliyorlar: Tek hedefleri, saç ticaretinden daha büyük parçalar kopmak !
Dahası var. Mevcut yönetimin Erdemir’le sürekli çekişme içinde olduğu biliniyor. Oysa Erdemir ve onun yarattığı yan sanayi, Ereğli’ye giren katmadeğerin çok büyük bir çoğunluğunu sağlıyor.
Kentin daha da gelişmesi için hem yeni yatırımlara sahne olması gerekiyor, hem de Erdemir’in yarattığı ticari imkanların daha da büyümesi gerekiyor: Ara alımlarını daha yüksek oranda yerel piyasadan yapılması, yerel sac tüccarlarına ve bu yolla da nakliyeciliğe daha çok imkan yaratılması gibi…Bunun dışında sosyal alanlarda varlığını daha fazla duyumsatmasının gibi…
Erdemir, TSO seçimleri öncesi böyle bir strateji geliştirdi. Ereğli’yi tanıyan bir Genel müdürün Erdemir’in başına getirilmesi, stratejinin dengeli bir biçimde hayata geçirileceğini işaret ediyordu. Ama, bunu TSO tabanı göremedi ya da görmek istemedi. Seçime futbol takımı taraftarlarına özgü bir fanatizm ile yaklaştı.
TSO seçim sonuçlarının alınmasından sonra Keleş taraftarlarının “Erdemir’i yendik” diye sloganlar atması soruna nasıl cahilce ve ufuksuz bir perspektiften yaklaştıklarını gösteriyor…
Yeri geldi, burada iki pragraf açacağım:
Yakından biliyorum, Erdemir yönetimi TSO seçimlerinde sadece eğilimini hissettirdi, sahaya inmedi. Altını çizerek taraf olmadı. Eğilimini hissettirmesi doğaldı. Çünkü Erdemir de TSO üyesi, öteki şirketler gibi onun da TSO seçimlerinde tercihini duyumsatması hakkıydı ve tercihini de doğru yaptı. (Erdemir’i ben yönetsem daha çok sorumluluk alır ve sahaya inerdim)…
Bu gerçek apaçık ortada iken soruna toptancı bir zihniyetle yaklaşılması hem yanlıştır ve hem de Ereğli ekonomisini ayakta tutan bir şirkete yönelik çarpık bakış açısının ürünüdür.
Seçim öncesi yapılan çeşitli söyleşilerde bazı dürüst gazeteciler Keleş’e şu soruyu yönelttiler:
4.5 yıldır Ereğli’ye ne verdiniz ?
Yanıtını alamadılar, çünkü yoktu.
Tekrar sordular:
Gelecek için projeleriniz var mı, nedir ?
Yanıtını alamadılar, çünkü yok öyle bir şey !
Bu durumda TSO’nun seçimini yeniden Keleş ekibinin kazanmasını “Ereğli kazandı” şeklinde nitelemek olsa olsa ironi oluyor.
**
Ama ben yine de kesip atmayacağım:
Şöyle bir soru açacağım:
Keleş yönetimi hiç değilse önümüzdeki dönemde TSO’nun yerel ekonomi içindeki rolünü kavrayan bir performans gösterebilir mi ? Reel sektörün Ereğli için ne kadar yaşamsal önemde olduğunun bilincine (nihayet) varabilir mi ?
Olabilir belki ama ben çok umutlu değilim.
Ereğli’nin ve TSO’nun kalbi sanayide atıyor,
ama TSO’nun başında uzun yıllardır sanayici yok, tüccarlar var ! Dahası bunların çoğu, ticaretle sanayi arasındaki iç-bağı kavrayamamış kişilerden oluştu ve oluşuyor. Çelişki/sorun bu yanlış bakış açısında ! Büyük sanayi merkezlerinde tüccarlar ile sanayicilerin ayrı Oda’larla örgütlenmelerinin nedeni de bu…
Şöyle noktalayacağım yazımı:
TSO’nun işlevsel bir varlığa kavuşması için sanayici ağırlıklı bir yönetimin işbaşına gelmesi gerekiyor. Ereğli’nin geleceği de buna bağlı…
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








