
KİMİN PROVOKASYONU ?
28 Eylül 2022 14:44:58
Mersin’in Mezitli ilçesinde ki polisevine yapılan saldırıya nasıl yaklaşmalı ?
Alçakçadır !
Ama yetmez. Bunun nedenleri üzerinde kafa da yormak gerekir.
Olayı gerçekleştirenler PKK’lı iki militan. Burası belli. Yanlarında patlayıcı ad taşıdıklarına göre, eylemleri bireysel bir eylem değil, örgütsel bir eylem. Yani, örgütün talimatıyla girişilen bir eylem. Zaten PKK gibi sıkı merkezi disipline sahip örgütlerde bireysel insiyatife dayalı eylemlere izin verilmez.
Saldırı, PKK saldırısıdır bu nedenle. Peki niçin ?
(Buradan bakıldığında, eylem, “derin devlet”li paranoyal teorilere de kapalıdır.)
Sayın Cumhurbaşkanı saldırının arkasında ya HDP’nin ya da CHP’nin olduğunu söyledi.
Buna karşılık CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu saldırıyı lânetleyen bir açıklama yaptı.
Peşinden, HDP Eş Genelbaşkanları Pervin Buldan ile Mithat Sancar’ın açıklamaları geldi. Buldan şunları söyledi:
"Özellikle seçimlere yaklaşmakta olduğumuz bugünlerde ortalığı bulandırmak, yeni bir şiddet dalgasını ve provokasyonları, Haziran-Kasım 2015 dönemindeki gibi kullanmak amacında olanların bu hevesleri karşısında suskun kalınamaz" ifadeleri kullanıldı.
Açıklamanın devamında "Demokratik siyaset alanını daraltmak ve işlevsiz hale getirmek amacında olanların bu hesabını boşa çıkarmak hepimizin demokratik görevidir. Mersin’de yaşanmış olan saldırıyı kınıyor ve karanlıkta bırakılan noktaların da aydınlatılmasının gerekliliğini vurguluyoruz. HDP olarak bizler, şiddet karşısında demokratik siyaseti ısrarla savunma ve uygulama tutumumuzu sürdüreceğiz."
Dikkat istiyorum şimdi !
Eylemi gerçekleştiren PKK olduğuna göre, Buldan, açıklaması ile kimi/kimleri hedefe koyuyor ?
Bu sorunun yanıtı açıklamanın içinde var:
Buldan, partisinin şiddet eylemleri karşısındaki tavrını şöyle açıklıyor:
“..HDP olarak bizler, şiddet karşısında demokratik siyaseti ısrarla savunma ve uygulama tutumumuzu sürdüreceğiz…”
“Şiddet” sözcüğünün PKK’yı kastettiği besbellidir.
Buldan’ın bu tavrı, halen cezaevinde olan HDP’nin eski Eş Başkanlarından Demirtaş’ın, PKK şiddetini hedef alan tavrıdır. Yahut, PKK ile HDP arasında bir kırmızı çizgi çekmek eğiliminin sözelleşmesidir.
Nitekim Demirtaş muhalefetin cumhurbaşkanlığı seçimi için ortak adayda birleşmesini, bu konuda HDP’nin de rolünün bulunmasını istiyor ısrarla…Hatta bir açıklamasında, Kılıçdaroğlu’nun adaylığına sıcak yaklaşabilecekleri işaretini bile verdi.
Yapılan açıklamaların çerçevesinden bakarsak…Mezitli’deki saldırıya CHP ile HDP karşı. AKP’nin tavrı ise, bu son eylemi de bu iki partiye yıkmak şeklinde…
Buna anlamak zor değildir. Siyasette rakibi yıpratmak için her enstrüman kullanılabilir.
Ama şiddet olmamalı bu ! Çünkü seçim bir demokratik çatının altında yapılır genelde. O çatıyı savunanların şiddeti de savunması sözkonusu olamaz. Bu açıdan bakıldığında AKP’nin CHP ve HDP’yi suçlaması PKK şiddetini propaganda amacıyla kullanmak anlamına geliyor mu ?
Gerçekte; AKP’nin de, muhalefetin de seçimi kazanmak için PKK şiddetine değil, Kürt oylarına ihtiyacı var. HDP de şiddeti yadsıdığına göre, PKK şiddetinin arkasında bir başka gücün olması gerekiyor. Bu güç, ABD/CIA olabilir mi peki ?
ABD’nin Ortadoğu Coğrafyasında sıkça uyguladığı tavşana kaç, tazıya tut oyunu yahut ?..
ABD, Türkiye’de demokratik bir seçim yapılmasını, Türkiye’nin tam bağımsızlığı şiar edinmiş demokratik bir yönetime sahip olmasını, istemiyor. Etnik sorunlarını aşmış demokratik güçlü bir Türkiye onun işine gelmiyor…
Acaba diyorum ABD’nin yönlendirdiği şiddet eylemlerinin seçim öncesi yeniden görülmeye başlanmasının altında, dolaylı yoldan, muhalefeti yıpratacak retoriğe malzeme taşıma amacı olabilir mi ?..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








