
HİÇ UMUTLANMAYIN…
29 Agustos 2022 17:36:57
Hani ben, “derin iktidar” diyorum ya, işte bunlar ! Karaparacılar, rüşvetçiler, ihale cambazları, hortumcular, devleti soyanlar, vergi kaçakçıları, mala çökenler vb…
Bunlar, aslında hep vardı, ama AKP döneminde daha fütursuz hâle geldiler, daha büyüdüler, daha büyük bir baskı gücüne dönüştüler.
Sanıyorum dürüst AKP’liler de bunlardan rahatsız ve şikâyetçi. Ama genelde korunuyor ve kollanıyorlar…
Bunlar doğal olarak AKP’nin iktidarda kalmasını istiyorlar. Ama, artık görülüyor ki bireysel ikballeri, AKP’nin iktidarda kalmasının önüne geçmeye başladı. Gemisini kurtaran kaptan modundalar artık…
Sedat Peker’in açıkladığı “rüşvet ağı”, tevatür değil; kişilere dayalı, belgeli hâttâ itiraflı ! Rüşvet ağının odağında bir devlet kuruluşunun olması işi daha da ciddi hâle getiriyor. İddialara göre, bir AKP milletvekili ile bir cumhurbaşkanlığı danışmanı da işin içinde…(Neyse ki sayın danışman derhal istifa etti, kirliliğin yüce makama gölge düşürmesini önledi)!
Şimdi ne olur ?
CHP ile DP suç duyurusunda bulundu. Diğer muhalefet liderleri olayı kınadılar. Suçlananlar yargıya başvuracaklarını açıkladılar filan…
Top artık adalette ! Soruşturmalar açılır mı, olay yargıya intikâl eder mi, bekleyip göreceğiz…
Ama ben pek umutlu değilim. Geriye dönüp bakın: son yirmi yılda üstü örtülmeyen tek bir yolsuzluk-rüsvet dosyası var mı ? Ben hatırlamıyorum. Sanıyorum bu dosya da , belki daha “dosya” haline bile gelemeden aynı âkibete uğrayacak !
Oysa derinlemesine bir soruşturmada neler çıkardı ortaya kimbilir…
Bu olmayacak.
Sistem tümüyle kirlendi çünkü. Yargı baskı altına alındı. Bürokrasi emir kuluna dönüştü. Toplumsal muhalefet susturuldu. Muhalif basın ağır yaptırımlar altında. Elde kala kala bir siyasi muhalefet kaldı. Bir de Sedat Peker !
Bir “şuç örgütü lideri”nin ifşaatlarının ülkeyi böylesine sallar hale gelmesi bile, sadece bu bile, sistemin ne derece krimanalize olduğunu da gösteriyor.
Kılıçdaroğlu iktidara geldiklerinde kirliliğin her alandan temizleneceği sözünü veriyor. Eğer iktidara gelirlerse bu doğrultuda çaba göstereceklerine eminim. Ama, gerçekte toplumsal sistemden beslenen kirin-pasın tümüyle temizlenebilmesi için sistemi reddetmek gerekir. Bu olamayacağına göre, bu doğrultuda atacakları her adımı selamlamak yine de boynumuzun borcu olacak…
GÜLŞEN
Adalet Bakanı Güşen’in tutuklanmasını savunurken şöyle bir şey söyledi:
“Onun söylediklerini niçin görmezden geliyorsunuz ?...”
Ben kendi adıma görmezden gelmedim. Kınadım. Sorun bu değil zaten. Burada çifte standart var; asıl tepkiye yolaçanı bul:
Gülşen,aynı sözleri bir başka okulun adını söylese yine de tutuklanır mıydı ?..
Bu satırların yazıldığı saatlerde (13.00) TV’lerde sanatçının mahkemece serbest bırakıldığı haberleri dönmeye başladı…Tutuklama siyas i bir karardı, serbest bırakılma topumsal baskının ürünü !
Kararın koşullu olması, sanatçıya çalışma yasağı getirilmesi anlamına da geliyor. Çünkü tahliye, “ev hapsi” şeklinde !
Güzelim ülkemiz bunları hak etmiyor !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








