
BIRAKIN TOPLUM DEŞARJ OLSUN !
28 Agustos 2022 15:08:16
Yaşam pahalılığı normalde spontane kitle hareketleri yaratır. Pahalılık derinleştikçe kitle hareketleri de büyük/derinleşir ve giderek politize olur.
Güzelim ülkemizin yakın tarihinde bunun sayısız örneği vardır.
Ama bakıyorum, günümüz Türkiyesinde durum farklı: Yaşampahallığı derinleştikçe halk içine kapanıyor. Gerçi şurada burada münferit sokak gösterileri olmuyor değil; ama, bunlar, organize de olsa, gereken kitle desteğini göremiyor. Ama yine de belirli bir işlev üstleniyorlar; bir tür sübap oluyorlar.
Muhalif basın da aynı işlevi görüyor: Halkın sıkıntılarını sıksık değişik formlarda manşetlerine/ekranlarına/sitelerine taşıyarak toplumun başıbozuk savrulmalara uğramasını engelliyorlar.
İktidar bunu anlamıyor: Üç-beş kişi bir araya gelip bir sokak gösterisi yapsa kolluk kuvvetlerinin sert müdahalesiyle karşılaşıyorlar.
Bu zihniyetten muhalif medya da payını alıyor. İktidar, muhalif medyaya karşı da aynı sert yaptırımları uyguluyor…
Oysa, muhalif medya, sadece gerçekleri kitlelere taşımakla yetinmiyor; kitlelerin sesi de oluyor. Bazen halkın doğrudan sesini, çoğu zaman da boşluktaki sesini dile getirerek öfkeli kalabalıkları sakinleştiriyor.
İktidarın gençlik festivallerini yasaklaması da aynı yanlış yaklaşımın bir başka örneği. Çünkü festivaller de değişik formlarda kitlelerin sinir uçlarına kadar derinleşmiş öfkesini yatıştıran bir işlev görüyorlar. Deyim yerinde ise toplumun bu en dinamik kesiminin gazını alıyorlar.
İktidar, geçmişteki örneklere rağmen, kapalı toplumların en tehlikeli toplumlar olduğunun farkında değil gibi !
Güzelim ülkemiz halen kapalı toplum görünümü veriyor. Bir tür barut fıçısı ! Bu çok tehlikelidir.
İktidar bunu anlamalı. Halkın sıkıntılarını demokratik formlarda sokağa taşımasının zarar değil, yarar sağlayacağını görmeli. Baskıcı yöntemlerden vazgeçmelidir. Yok bu politika bilinçli/hesaplı bir politika ise, sözün bittiği yerdeyiz demektir.
Hep yazarım:
Özellikle seçim önceleri kendisini gösterecek vurdulu-kırdılı anarşik büyük eylemler tüm ülkeye zarar verir. Çünkü bunlar, profesyonel ajitatörlerin kolayca manipüle edeceği hareketlerdir. Hedefsiz oldukları için seçim atmosferine de zararlı olurlar.
Bunları önlemek gerekiyor.
Peki nasıl ?
Toplumun sıkıntıları dile getireceği platformlara baskıcı değil, demokratik bir duyarlılıkla yaklaşarak…
Yeri gelmişken siyasi muhalefete de birkaç söz söyleyeceğim…
Siyasi muhalefet sadece sözel değil, eylemsel bir muhalefettir de. muhalefet, seçime dokuz-on ay kaldığı halde, mitingler ve değişik demokratik gösterilerle toplumun deşarj olmasını sağlama ve aynı zamanda seçimi manipule etme görevini önemli ölçüde ihmal ediyor. Klâsik bir seçim prosedürü uyguluyorlar. Oysa, günümüz Türkiyesi, klâsik seçim prosedürlerinin izleneceği bir Türkiye değil ! Toplum çok gerildi ! Muhalefetin bunu görmesi gerekiyor.
Sözgelimi 6’lı masanın ! 6’lı ittifakın hâlâ cumhurbaşkanı adayını açıklamaması, günümüzün spesifik koşullarında anlaşılır gibi değildir !
Muhalefetin halkla yüzyüze geldiği bireysel nitelikteki sokak etkinlikleri önemlidir; ama, kitlelerin biliçsiz öfke patlamalarını önleyec
ek eylemler de değil bunlar.
Sık aralıklı mitingler !
Seçime hazırlanmanın altın kuralı bu bugün.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








