
SOL BU OLMASA DA HİÇ YOKTAN İYİDİR !
23 Agustos 2022 14:49:23
Osmanlı solunun ortaya çıkışı, 2. Meşrutiyetten sonra…Osman’lı da daha önce sol filan yok. Olamazdı da zaten. 2. Meşrutiyetten geriye doğru otuzüç yıl 2. Abdulhamit dönemi ! O dönemde değil sosyalist fikirler yaymaya çalışmak, değil sosyalist örgütlenmelere gitmek, burjuva hürriyetçiliğinin h’si bile yasaktı.
Bu yüzden bizim solun tarihi Abdulhamit’in “hal”i ile başlar, 2. Meşrutiyetin ilanından sonra…
İttihat Terakki Cemiyeti Abdulhamit’i devirip 2. Meşrutiyeti ilân etmişti ama, Abdulhamit despotizminin yerine nasıl bir rejim kurulacağını bilmiyordu. “Hürriyet”i getirmişti, ama o kadar !
1908-1913 arasındaki beş yıl toplumsal ve siyasal hareketliliğin zirve yaptığı, çeşitli yayınların çıktığı ve derneklerin kurulduğu bir dönem olmuştu.
Osmanlı solunun ortaya çıkışı da bu beş yıllık dönem içindedir. Solun en seçkin ve kurucu isimleri ise “ İştirakçi Hilmi” ile, hocası Baha Tevfik’tir. İlk sosyalist dergi ise, ilk sayısı 26 Şubat 1910’da çıkan “İştirak’tır. Kurucusu Hilmi Bey’dir. İlk sosyalist parti de aynı çevrenin kurduğu Osmanlı Sosyalist Fırkası’dır.
İlk sosyalist filizlenme, 31 Mart gerici ayıklanmasına kadar iyi kötü “hürriyet”i yaşadı, ama ayaklanmaya karşı sert önlemler alan İttihatçıların ilk kurbanlarından birisi de oldu…
**
Aradan geçen 114 yıl içinde Türkiye solu ilk beş yılındaki özgürlüğü ancak dönem dönem yaşayabildi, o legal etkinlik dönemlerinde de çeşitli baskılara uğradı.
**
Türkiye solunun en etkin dönemi ise 27 Mayıs 1960’ı izleyen 10 yıllık dönemdir. Yahut ’68 kuşağının başı çektiği, Türkiye İşçi Partisi’nin başlarda büyük örgütsel başarılar kazandığı dönem… TİP’i daha darbeden önce bitiren, o dönemin toplumsal ve siyasal koşullarını iyi analiz edememesi sonucu parlamentarizme teslim olması ile, 68’lileri hiç anlayamamasıydı.
Sonrasını biliyoruz:
1980 faşist darbesi ve solun tümüyle sindirilmesi, yok edilmesi…
**
Günümüze geliyorum…
Türkiye solu, ilk bakışta, en örgütlü dönemini bugün yaşıyor. Egemen güçler, artık “komünizm” fobisini aşmış görünüyor. Öyle ya, Türkiye komünist Partisi (TKP) adında bir partimiz bile var. Türkiye İşçi Partisi (TİP) 1965’ten sonra ilk kez, alengirli bir yoldan da olsa, meclise vekil bile soktu ! Bunun yanısıra 20’ye yakın “komünist/sosyalist” partimiz, “hareket”imiz var…
Peki bu nasıl oluyor ?
Normalde solun en büyük muarızı olması gereken muhafazakarlar ile genelde egemen güçler sola karşı niçin bu kadar toleranslı ?
Çünkü günümüzün solu, istisnalar sözdışı, solun sol olduğu en etkin dönem olan ’68 dönemini “avanturizm” olarak silmiş, kurulu düzene tamamen entegre olmuş, ehlileştirimiş sol !
Sol partilerimiz,amip gibi bölünerek çoğalıyorlar. Aslında sol partilerimizin çoğu, parti olmaktan çok, franksiyon ! Bunların içinde solun radikal dönemlerinin ismen devamı olan partiler, “hareket”ler de var. Ama gerçekte ötekilerden bir farkları yok. Durmadan çoğalıyorlar, çoğaldıkça da işçi sınıfından,emekçi halktan kopuyorlar. Kurulu düzenin saksı çiçeği olarak özenle korunmalarının nedeni bu ! Kökleri emekçi toprağında değil, endüstriyel saksı toprağında !..
**
Diyeceksiniz ki ey Sina Çıladır ! Daha dün solun kendi içinde ittifaklar kurmasının iyi bir şey olduğunu söyleyen sen değil misin ?
Benim ! Bu fikrimde ısrar ediyorum.
Günümüzün ambargolu demokrasisinde solu ismen de yaşatmak da bir şeydir; hiç yoktan iyidir !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








