
HDP YENİLENİYOR MU ?
23 Temmuz 2022 15:01:02
Mihri Belli, 1970’li yılların başlarında yazdığı yazılarda şu temayı işlerdi sık sık:
“Milliyetçiliğin derini seni sosyalizme götürür.”
Solun bağımsız, ezber bozan teorisyenlerinden Vatan Partisi’nin kurucu Genel Başkanı Hikmet Kıvılcımlı, Belli’ye şöyle seslenirdi:
“Faşizme de götürmez mi !”
Milliyetçiliği antiemperyalizm ile özdeşleştirirseniz, Belli’nin yaklaşımını tartışabilirdiniz.
Yok, kavrama gerçek anlamıyla yaklaşırsanız, milliyetçiliğinin derininin kişiyi faşizme götürdüğü gerçeğiyle yüz yüze gelirsiniz.
Milliyetçilik, kapitalizmi birlikte doğdu. Milli demek, kapitalzm demektir.
Milletler ve dolasıyla milliyetçilik kapitalizmin ürünüdür. Milliyetçiliğin kısa tanımı, milli çıkarları tüm çıkarların üstünde tutma düşüncesi ve eylemidir.
İdeolojisi, 20.yy başlarına kadar liberalizmdi; artık neoliberalizm ! Siyasal sistemi demokrasidir.
Milliyetçilik ırkçı/yayılmacı bir değişime uğrarsa, bunun adı faşizm olur.
Faşizm, ünlü Bulgar sosyalisti Dimitrov’un tanımıyla, “tekelci burjuvazinin açık şiddete dayalı kanlı diktatörlüğüdür.”
Lâfı MHP’ye de getirebilirim ama, HDP’ye getireceğim:
HDP, bana göre, Kürt milliyetçisi bir parti. Öyle doğdu ve gelişti. Bir azınlık partisiydi.
HDP, yakın zamanda bir evrilme sürecine girdi. İsmini Halkların Demokrat Partisi olarak değiştirdi, buna uygun bir logoyu benimsedi. Şeklen de olsa, “Türkiye Partisi” olma yolunda ciddi bir adım attı.
Bu açıdan bakıldığında, teorik olarak, sadece Kürtlerin değil, tüm ülkenin sorunlarını çözmeye talip bir partiye, Türkiye Partisi’ne dönüştü.
Teorik olarak diyorum ! Çünkü pratikte HDP, kendisine solculuğu da yakıştırsa, gerçekte ABD emperyalizminin uşağı konumundaki PKK ve onun İmralı’daki önderi Öcalan’dan bir türlü yorganını ayıramadı.
Demirtaş’a geliyorum…
Halen Edirne’de mahpus olan HDP eski eşbaşkanlarından Selahattin Demirtaş, şu sıralar üst üste yaptığı açıklamalarla farklı bir HDP tablosu çizmeye çalışıyor. Özetle şöyle diyor Demirtaş:
HDP bir Türkiye partisidir. PKK ve onun Suriye’deki uzantıları ile ilgimiz yok. Zaten siyasetle şiddet birlikte yürüyemez. İktidar, PKK sorununu çözmek, silahların bırakılmasını sağlamak istiyorsa, İmralı’da yatan Öcalan ile görüşmelidir…
(Demirtaş bu şekilde iktidara, Kürt sorununun muhatabı HDP değil mesajı veriyor.)
Devam ediyor:
Cumhurbaşkanlığı seçimine tek adaylı gitmek isteriz. Bunun için muhalefet HDP ile istişare yapmalıdır. Olmazsa, zorunlu olarak, kendi adayımızı çıkartacağız…
(Muhalefet derken, öncelikle 6’lı masaya sesleniyor…)
**
Ben Demirtaş’ın sözlerini şöyle okuyorum:
HDP; Türkiye partisidir. “Halkların” ya da azınlıkların sorunları, tam demokratik bir düzende çözümlenebilir. HDP bu doğrultuda hareket etmelidir…
Demirtaş’ın bu yaklaşımı, yüzü sola dönük bir yaklaşımdır. Tam bağımsız ve gerçekten demokratik bir Türkiye yaklaşımıdır.
Buradan kalkarak, Demirtaş ve çevresini, HDP’nin Öcalan’cı kanadından ayırmak gerekiyor. Bence Demirtaş bugün, hâlâ bir bütün olarak milliyetçi bir azınlık partisi görünümü veren ve hâlâ Öcalan-PKK sultasından kurtulamamış durumdaki HDP’nin sol kanadını oluşturuyor. PKK’nın şiddet ve yayılmacılığında en berrak ifadesini bulan Kürt faşizmine açıkça tavır alıyor…
6’lar, PKK yönetimini de etkilemeye başlayan Demirtaş’ın önerilerini dikkate almalıdır derim.
HDP’de Demirtaş’ın önderliğinde bir değişim var.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








