
“MÜTERCİM” KIZIMIZ
18 Temmuz 2022 14:16:27
Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın, ABD Başkanı Biden ile yaptığı başbaşa görüşmede özel “mütercim” kullanması dikkati çekti.
(Konuya devam etmeden önce burada bir parantez açıp şu”mütercim” sözcüğü ile onun karşıtları üzerinde biraz duracağım: Osmanlıca; Arapça, Farsça ve Türkçe karışımı bir dildi, aslında jargondu. Harf devriminden sonra Osmanlıcanın ayıklanması yolu tutuldu. Amaç, Türkçeye karışmış Arapça ve Farsça sözcüklerin temizlenmesiydi. Türk Dil Kurumu bunun için kuruldu. “Mütercim”, arapça kökenli bir sözcük. Günümüzde “tercüman”şeklinde telaffuz ediliyor; oysa o da arapça kökenli ! Türk Dil Kurumu, mütercim/tercüman’ın karşılığı olarak ilkten dilmaç’ı türetti, tutmadı; sonra çevirmen’i…Çevirmen ve çeviri tuttu. Doğrusu da bu zaten.
Çünkü olay, bir dilin bir başka dile çevrilmesi olayı…Ben başlıkta “mütercim”i, sözcüğe dikkat çekmek ve açıklama yapmak için kullandım, başka nedeni yok… Lâf aramızda, Kılıçdaroğlu’nun, “tercüman”yerine çevirmen demesini beklerdim…)
Devam ediyorum:
CHP lideri Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın Biden ile yaptığı ikili görüşmede özel çevirmen kullanmasını eleştirdi. Eleştirinin odağı, başbaşa görüşmede niçin dışişlerinden bir “tercüman” değil de özel” tercüman” kullanıldığı sorusuydu ? Devletten gizlenen bir şey mi vardı ?..
Kılıçdaroğlu, özel “tercümanın” kadın olmasının altını, “hanım kızımız”hitabıyla çizdi…
Gerekli miydi, emin değilim, ama iyiniyetinden kuşku duymuyorum.
Oraya taktılar !.
Birisi çıktı, özel çevirmen kullanılmasının nedenini şöyle açıkladı: “Anadili gibi Türkçe ve İngilizce biliyor…”
Tuhaftı. Çevirmen Türk ise, anadilinin zaten Türkçe olması gerekiyordu, ayrıca niçin vurgulanmıştı bu ?
Onun nedeni de belli oldu:
“Mütercim” kızımız, Türk olmasına Türktü de, aynı zamanda ABD vatandaşıydı !
Kılıçdaroğlu, ısrarla şunu söylüyordu: Dışişlerinde İngilizce bilen kimse yok mu ?..
Kılıçdaroğlu, özel çevirmen olayının daha da üzerine gidiyor, seçimden sonra özel “tercümündan”görüşmede konuşulanları soracaklarını söylüyordu…
Bu satırların yazıldığı öyle saatlerine kadar Erdoğan Kılıçdaroğlu’nu yanıtlamamıştı…
Ama, yanıtlamasını bekliyorum. Çünkü susmak, kabullenmek anlamına gelir. Özel çevirmen kullanmanın, Kılıçdaroğlu’nun eleştirmelerinin dışında kalan özel bir nedeni de olabilir mi acaba, bilmiyorum ! Şu da geliyor aklıma: Konuşmalar kayda alınmıyor mu ?..
Kılıçdaroğlu’na şu açıdan hak veriyorum:
Çevirmen bir dışişleri mensubu olsaydı, daha doğru olurdu.
**
“Hanımkıza” dönüyorum…
Türkçe sözlükte hanımkadın ve/veya hanımkız, “Kadınlığın bütün iyi vasıflarını üzerinde taşıyan” şeklinde açımlanır.
Hanımkıza takanların ne Osmanlıcadan ve ne de Türkçeden pek nasibini almamış kişiler olduğu anlaşılıyor.
Sözcüler üzerinde oynamayalım ! Şu soruyu açıklığa kavuşturalım önce:
Niçin dışişlerinden bir görevli çevirmenlik yapmadı ?
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








