
OPORTÜNİZM
14 Temmuz 2022 13:34:41
Doğru ve yanlış kavramları, bir çok kavram gibi, görece kavramlardır. Farklı paradigmalara göre farklılaşırlar.
Doğru ve yanlış kavramalarının da, bu nedenle, sınıfsal bir karakteri vardır:
Farklı sınıfsal çıkarlar, doğru ve yanlış kavramlarını, bazen, hatta çoğu zaman, birbirine zıt hale getirir.
Patron için “doğru” olan için “yanlış”; patron için “yanlış” olan için “doğru” olabilir; genelde öyle de olur.
Farklı paradigmaların doğru-yanlış kavramlarını nasıl farklılaştırdığını hâttâ taban tabana zıt hale getirdiği son doktor eylemlerinde de yaşadık:
İktidar, doktorların “grev” yapmasına tepki gösterdi, bunun “yanlış” olduğunu söyledi.
“Grev”ci doktorlar ise, tam tersini ileri sürdü.
Farklı paradigmalar, kaçınılmaz olarak, farklı argümanlar da yaratır.
Doktorların eyleminde bunu da gördük/yaşadık:
İktidar kanadı, Hipokrat yeminini filan da araya sıkıştırarak doktorların hastalarını terk etmesinin yanlış olduğunu söylerken; doktorlar acil servislerin açık olduğunu, eylemin can güvenliği gibi yaşamsal bir hakka dayandığını belirttiler.
Farklı paradigmalar arasında ortayolculuk olmaz. Buna soyunanlar olur ama ! Hem doktorları ve hem de iktidarı “haklı” gösteren yorumlara tanık olmadık mı ?
Böyle ikiyüzlü yaklaşımlar Nasrettin Hoca fıkrasına benzer:
Komşusu ile anlaşmazlığı olan birisi hocaya gitmiş, derdini anlatmış, çözüm istemiş. Hocaefendi, sakalını sıvazlayıp hükmünü bildirmiş: “Sen haklısın !..”
Derken, bu kez öteki gitmiş hocaya, derdini anlatmış, çözüm istemiş. Hoca, sakalını sıvazlayıp hükmünü bildirmiş:
Adam sevinerek gittikten sonra Hoca’nın bir yakını demiş ki; “hocam bu nasıl iştir, iki tarafın da haklı olduğunu söyledin, peki haksız kim?”
Hocadır, sakalını sıvazlayıp “sen de haklısın !” demiş…
Ortayolculuk buna benzer: Sonuçta herkesin haklı ve/veya herkesin haksız olduğu bir sonuca ulaştırır insanı.
Terminolojik bir ayrımla, oportüzimdir bu. Oportünizm, ilkesizliğin ya da taraf olmanın öteki adıdır.
Kalem dünyasında ne de çok oportünist vardır:
Bunlar genelde “tarafsız”ayaklara yatarlar. Olaylara “kuşbakışı” yaklaştıkları savındadırlar. “Objektif”tirler. Her fırsatta, her olayda ahkâm keserler. Yöntemleri zihinsel korfüzyon/karışıklık yaratmaktır.
Hem grevci işçi haklıdır bunlara göre, hem de patron !..
Hem doktorlar haklıdır, hem hükümet!..
Bu kerataların ikiyüzlülüğünü doktor eyleminde kurtaran (!) bir şey oldu:
Bir imam, Cuma hutbesinde, eylemci doktorların dövülmesini, öldürülmesini istedi…
Oportünist kalemler balıklama daldılar olaya:
Hocaya veryansın edip ikiyüzlülüklerini perdelediler !..
Doğru-yanlış, haklı-haksız kavramları farklı paradigmalara göre, farklı/zıt anlamlara bürünüyorsa, gerçek nerededir peki ?
Sömürüde !
Ortada bir küresel sınıfsal ve bireysel sömürü varsa; ezilen/sömürülen ulus, sınıf ve birey haklıdır, tepki göstermesi doğrudur.
Doğru ile yanlış kavramları görecelidir ama, sömürü/baskı göreceli değildir; olsa olsa derecelidir…
Namuslu kalem olmanın yolu; haksızlığa, sömürüye, baskılara karşı olmaktan geçer. Ötekilerin çekiverin kuyruğunu !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








