
BEKLENEN OLDU!
01 Temmuz 2022 22:35:30
Bu yazının başlığını, “dağ fare doğurdu” diye atacaktım, ama dağ nerede ?
Asgari ücret 5500 lira oldu. TÜİK henüz yıllık enflasyonu açıklamadı ama, tahminim 5500 liralık asgari ücret, oran olarak geçen altı ayın enflasyonunun altında kaldı. Ayrıca açlık sınırının da…
Bu, ciddiyetsiz bir durumdur. Çünkü gerçeği gözardı ediyor.
Zaten ciddiyetsizlik asgari ücretin açıklandığı törende başladı. Cumhurbaşkanı asgari ücretin yüzde 25 oranında artırıldığını açıkladı. Derken Çalışma Bakanı kendisini uyardı, bu kez oranı yüzde 30 şeklinde revize etti. Oysa gerçek oran yüzde 29,3’tü.
Şu demek oluyor bu: Asgari ücretli emekçilerin, yüzde 29,3’lük zamma rağmen satınalma güçleri biraz daha eridi.
Sanıyorum memurlar ve emekliler için de aynı şey olacak. Yüzde 40 oranında olması beklenen zam, geçen altı aylık enflasyonun altında kalacak. Bu da satınalma gücünün erimesi demek oluyor…
Kaldı ki enflasyonist baskı artıyor da . enflasyon arttıkça sabit gelirlilerin satınalma gücünde erime de sürecek...
**
Hazine Bakanı Nebati, bu gerçeği geçenlerde, yeni ekonomik modelin şirketler ile ihracatçılara kazandırdığını, buna karşılık çalışanlara kaybettirdiğini itiraf etmişti.
Dün de yeni modeli şöyle tamladı:
“Artık rant ekonomisinden üretim ekonomisine geçtik.”
Dikkat! Bunu yeni iktidara gelen bir hükümetin üyesi söylemiyor; 20 yıldır Türkiye’ye yi yöneten iktidarın bakanı söylüyor!
Demek ki neymiş?
Türkiye 20 yıldır inşaata/ranta dayalı bir ekonomi politika izliyormuş…
Biz burada bunu yazdığımızda kızıyorlardı. İşte, kendi bakanları itiraf etti.
Gelgelelim, üretime dayalı modelin de pek verimli sonuçlar vermediği dış ticarete ilişkin rakamlarla ortaya çıktı. Haziran’da da ihraç ettiğimizden çok ithal etmişiz; dış ticaret makası biraz daha açılmış…
Dönüp dolaşıp aynı şeyi yazıyorum:
Emekçilerin sürekli olarak okka altına gitmesi, aslında düzenle ya da sistemle ilgili bir sorun. Sistem değişmeden bu sorun şu veya bu oranda ve biçimde varlığını koruyacaktır.
CHP lideri son zamanlarda kamulaştırmalardan sözetmeye başladı. Aslında sorun, belirli üretim araçlarının kamulaştırılması ile de çözülmüyor. Burada önemli olan üretim araçlarının kimin mülkiyetinde olduğundan çok kimin yararına kullanıldığıdır. Sistem aynı kaldığı sürece kamu mülkiyeti de egemenlere çalışacaktır.
Neoliberalizme lâfta karşı olmak yetmez, pratikte de de karşı olmak gerekir.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








