
İHTİYAÇ SOL PROGRAM
17 Mart 2022 19:03:08
İktidarın seçim yasası değişikliği teklifine karşı ilk tepki Kılıçdaroğlu’ndan geldi. Kılıçdaroğlu, “Ne yaparsan yap, gideceksin” diye çıkıştı Erdoğan’a.
Propaganda dozu ağır basan soyut bir tepkiydi.
Peşinden Gerçek Partisi’nin sözcüsü konuştu:
“Seçime tek başımıza katılsak barajı geçeriz…”
Bu da gerçeklik ve tabii inandırıcılık dozu eni-konu düşük soyut bir tepkiydi. Son yapılan bir ankette Gerçek Partisi’nin oyu yüzde 0,26 gözüküyor.
Millet İttifakı içindeki “küçük” partilerin en büyüğü, Deva. Onun oyu da yüzde 3,5 düzeyinde. Ötekiler 1-2 puan arasında oynuyor…
Tümünü toplayın önemli bir orana ulaşıyorsunuz. Ancak, Deva dahil barajın yüzde 7’ye indirilmesi halinde bile, hiçbirinin kendi logosuyla meclise girmesi olası değil.
Elbette beklenmedik gelişmelere, sürprizlere açık bir değerlendirme bu.
Ama şu an görünen, Millet İttifakı’nın “küçük” lerinin, yeni seçim yasası teklifi mecliste onaylanırsa, ittifakın iki büyüğüne mecbur kalacak olmaları.
Tabii şu da var; 41 ilde örgütlenmiş “küçük” partiler tek başlarına seçime katılabilirler. Ama bu, meclise girmeleri için yeterli olmayacaktır. Oysa daha işlevsel bir vitrinde gözükmeleri için meclise girmeleri gerekir. O da İyi Parti ve CHP listelerinden aday olmaları koşuluyla gerçekleşebilir.
**
Siyaset çevrelerinde, iktidarın, HDP’yi seçim dışı bırakma hesabının da olduğu şeklinde iddialar var.
Bu, teorikman, elenecek bir olasılık değil. MHP zaten HDP’nin kapatılmasını istiyor. Çünkü HDP halen yüzde 10 civarındaki oyu ile anahtar parti konumunda.
HDP, milletvekili seçimlerine kendi logosu altında katılacak, bu kesin. Yüzde 7’ye inecek barajı fersah fersah geçecek oy tabanı var.
Peki cumhurbaşkanlığı seçimine kendi adayıyla mı katılır ?
HDP cumhurbaşkanı seçimine kendi adayıyla katılırsa, Millet İttifakı adayının ilk turda yüzde 50+1 oy alması sözkonusu olamaz. İttifak bu konuda HDP ile uzlaşmak zorunda. HDP’nin de destekleyeceği muhalefet adayı ilk turda cumhurbaşkanlığını kazanabilir.
Dün de yazdım: Muhalefeti zor günler bekliyor. Seçim yasası geçerse, İttifakların bir anlamı kalmayacak. Seçim barajının 7’ye inmesi ile MHP tek başına meclise girmeyi garantileyecek. AKP zaten barajı rahatlıkla geçecek oya sahip. Sıkıntı muhalefette…
Şu var ki, AKP ile MHP’nin şu anki yüzde 40 civarındaki toplam oyu, Erdoğan’ı yeniden cumhurbaşkanı seçtirecek düzeyde değil. Bu yüzden onların hesabı seçimi ikinci tura bırakacak formüller üretmek…
Soru şu:
HDP şu veya bu şekilde seçim dışına itilirse, “serbest” kalacak Kürt oylarının hiç değilse bir kısmı iktidara akar mı ?
Sanmıyorum. Daha şimdiden, bir önceki seçimde AKP çevresinde halkalanan mütedeyyin Kürt oyları CHP’ye meyletmiş görünüyor. Diğer yandan HDP seçim dışı bırakılsa da, Kürt oylarının Erdoğan’a/AKP’ye kayması olası değil. İstanbul seçiminde olduğu gibi Millet İttifakı’nın adayına kayacak; iktidar Öcalan kozunu da oynasa durum değişmeyecektir.
Özetle, HDP’yi seçim dışı bırakmak iktidara hiçbir şey kazandırmayacaktır.
Muhalefetin, HDP dahil, asgari bir program çerçevesinde bir araya gelmesi gerektiğini işaret eden bir sürece girdik.
Soru şu:
Kılıçdaroğlu bu sorunun üzerinden gelebilir mi ?
Gelmek zorunda. Çünkü Türkiye’nin yakın gelecekteki çıkarı bunu gerektiriyor. Demokratik-sol fikirlerin ağır basacağı bir program, halkın ve ülkenin temel sorunlarının çözümünde belirleyici olabilir. Yok, tersi olursa, muhafazakar-neoliberal bir program koalisyona egemen olursa, bugüne göre çok şey değişmiş olmayacaktır.
Oysa Türkiye’nin asıl ihtiyacı, sol bir program.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








