
KADIN HAKLARI…
09 Mart 2022 15:48:22
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün 108. Yılını kutladık.
8 Mart’ın Dünya Kadın Hareketinin içinde önemli bir yeri vardır, ama 8 Mart ne emekçi kadınların mücadelesinin miladıdır, ne de kadın hakları mücadelesinin…
Şöyle söyleyebilirim:
8 Mart, Dünya Kadın Hakları hareketinin özgün biçimlerinden birisidir; ama Dünya Kadın Hareketinin
dışında değildir, tam tersi, içindedir. 8 Mart’ı ayrıcalıklı kılan, emekçi kadınların cins ayrımcılığına emek platformunda, eşit işe eşit ücret sloganı ile tepki vermesidir. Sonuçta 8 Mart da, cins ayrımcılığına karşı bir mücadeledir. 8 Mart’ı özgün kılan, erkek egemenliğini patronlarda simgeleştirmesidir.
**
Kadın Hakları Hareketinin kökleri 18. Yüzyıla uzanır. Avrupa kökenlidir. Dünyayı sarsan aydınlanma devriminin işaret fişeklerinden birisidir. Hareketin ilk meşalesini yakan da bir kadın değil, erkektir; ünlü devrimci düşünür Condorcet’tir (1743-1794). Devrimci fikirleri ve eylemleri yüzünden cezaevinde 51 yaşında öldürülen Concorcet, kadınların yalnızca erkekleri hoşnut etmek için yaratıldığı düşüncesine karşı çıkıyor; kadınların eğitimde, iş dünyasında ve siyasette erkeklerle aynı muameleyi görmesini savunuyordu.
**
Kadın Hakları Hareketi 1789 Fransız büyük burjuva devrimi ile ivme kazandı, ama ABD’ye ulaşması bir başka devrimle 1848 devrimiyle gerçekleşebildi. Genelde kadın hareketinin başındaki ilk kadınlar, E.Cady Stonten, L.Mott, Clara Zetkin gibi ünlü kadın devrimciler/sosyalistler oldu.
Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz:
Dünya Kadın Hareketi’nin önderliğini, Fransız kökenli Feminizm hareketinin önderleri dahil, solcular yaptı hep. Kadın hareketi, devrimcilerin/solcuların önderliğinde başladı, gelişti ve günümüze uzandı. Sol derken burjuva devrimlerini de kastediyorum. Bunların bizdeki uzantısı olan II.Meşrutiyet ile Cumhuriyet devrimini de…
Bugün de kadın hareketlerinin başında genelde solcular vardır.
Niçin ?
Çünkü kadınsız devrim de olmaz günümüzde, yeni bir dünya da kurulamaz.
**
Kadın Haklarında ABD ve Avrupa başı çekti, ama ne tuhaftır ki, örneğin kadınlara oy hakkında başı çekenler Yeni Zelenda (1893), Avustralya (1902). Fillandiya (1906), Norveç (1913) gibi klasik devrim modellerinin dışında kalan ülkeler oldu.
Kadınlar, Sovyetlerde devrimin gerçekleştiği yıl olan 1917’de, ABD’de 1920’de, Büyük Britanya’da (İngiltere) 1928’de, Türkiye’de 1934’te oy hakkına sahip oldular.
Tuhaftır, dünya burajuva devrimlerinin mihrağı sayılan, ayrıca köklü bir feminist geleneğe sahip olan Fransa’da kadınlar oy kullanma ve seçilme hakkına ancak 1944’te sahip olabildiler.
Bir özetleme daha yapacağım:
Dünya Kadın Hakları Hareketi, devrimci bir harekettir. Çünkü kadınlar dörtyüz yılı aşan mücadelelerinde, kadın haklarının ancak radikal toplumsal dönüşümlerle hayata geçirebildiğini gördüler/yaşadılar.
Bir şeyin daha altını çizmem gerekiyor sanıyorum:
Türkiye’de de gitgide popüler hâlâ gelmeye başlayan lgbt hareketinin Kadın Hakları Hareketi şeklinde algılanması yanlış. Çünkü lgbt hareketi erkekleri de kapsıyor !
**
Bu satırları yazarken Zehra’nın önüme koyduğu bir gazetede, son iki ayda 24 kadının erkekler tarafından öldürüldüğü şeklinde bir haber vardı. Güzelim ülkemizde her gün, insan suretindeki kazmalar tarafından kadınlar/gençkızlar öldürülüyor. Gazetelerin 3. Sayfaları kan gölü gibi !
Buna karşılık Türkiye’yi yöneten(ler), Ülkemizin en büyük kentinin adını taşıyan ve önderliğini yaptığımız İstanbul Sözleşmesi’nden çıktılar ! Oysa o sözleşme, kadın cinayetleriyle mücadelenin de genel çerçevesini çiziyordu.
Şimdi bakıyorum, kadın cinayetlerini önlemek için yeni yasalar çıkartma yolundalar. Çünkü toplumdan baskı görüyorlar.
Oysa bu bir kültür sorunudur. Kadını ikinci sınıf insan olarak gören zihniyetin pompalanması sürerken, yasayla bu sorunu çözmek, mümkün değildir. Sorun, kazmaları insan haline getirme, kadının yerini toplum içinde erkekle eşitleme sorunudur.
**
8 Mart’ta kadınlarımızın İstanbul’da yürüyüş yapmalarının engellenmesi, kadın hareketinin aynı zamanda bir demokratik, mücadele hareketi olduğunu bir kez daha ortaya çıkarttı.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








