
NATO’SEVERLER DEMOKRASİ KURAMAZ !
07 Mart 2022 15:05:24
6’ların deklarasyonunu eleştiriyorum, kızıyorlar:
“Sende mi ?!..”
Kılıçdaroğlu’nun NATO’severliğini eleştiriyorum, kaş çatıyorlar:
“Zamanı mı birâder !..”
Bunlar çok, ama çok önemli konular oysa; çok önemli tavır alışlar…
6’lar iktidar alternatifi, seçimi kazanırlarsa Türkiye’yi onlar yönetecek.
Peki nasıl ?
Bunun kodları yayınladıkları deklarasyonun içinde! Okuyoruz, Batı tipi bir demokrasi şablonuyla karşılaşıyoruz. Ama, onun içinde Türkiye Cumhuriyeti’nin özgün (orijinal) kurucu değerlerinin altı çizilmiyor. İsmen bile ! Örneğin Atatürk ! Örneğin laiklik ! Örneğin tam bağımsızlık ilkesi !.. İkincisi yok değil, ama öylesine…
Eleştirilen karşısında CHP liderinin tepkisi ise buyurucu:
“Öküz altında buzağı aramayalım !..”
Gaganızı kapatın, bizi izleyin diyor…
Bu tavrıyla “bize mecbursunuz” demeye de getiriyor…
İktidarın kötü yönetimi, halkı öylesine bunalttı ki; “Bunlar gitsin de kim gelirse gelsin” psikozu içindeler…
6’lar bundan güç alıyor ! Cumhuriyetin “tam bağımsızlık” ilkesini, onu koşulsuz savunması gereken Kılıçdaroğlu, NATO’severlikle revize etmekten sıkıntı duymuyor.
Sorulacaktır elbette:
Nedir NATO’culuk ?
ABD’ciliktir ! Emperyalistverliktir ! Gazi’nin tam bağımsızlık ideolojisine sırt dönmektir…
Daha iktidara bile gelmeden Amerikancılığını “deklare” eden anamuhalefet partisi liderinden yarın nasıl haysiyetli bir dış politika bekleyebiliriz ?!
Hep söylüyorum: Bağımsızlık, tarafsızlık demek değildir; tarafını özgürce seçmek demektir. Bağımsız olmayan tarafını özgürce seçemez !
Sen daha baştan, Türkiye’yi 1950’li yıllardan buna yarı –sömürgeleştiren ABD’ye “evet” dersen, Türkiye’nin küresel plandaki sorunlarını nasıl çözebilirsin ?
ABD’nin dümensuyunda mı?
“Ne yani” diyorlar, “Rusçu mu, Çinci mi olalım ?..”
Bağımsız, bağlantısız olalım ! Bağımsız başı dik bir devlet olarak tüm dünya ülkeleriyle Türkiye’nin çıkarlarına öncelik veren eşit ilişkiler kuralım…
Taraf seçeceksek, seçilmeyelim, kendimiz seçelim !..
Kılıçdaroğlu şunu unutuyor:
Türkiye 1831 tarihli Tanzimat fermanından kurtuluş savaşına kadar Batı’nın dümensuyunda kaldı. Bu yüzden sömürüldü, parçalandı, çökertildi… Sonunda Cumhuriyet devrimiyle tam bağımsız bir ülke olarak dünya ligine dahil oldu.
1946-1950 karşıdevrimiyle süreç tersine döndü. Batının yeniden dümensuyana girildi, sonuç ortada !
Kılıçdaroğlu şunu da unutuyor:
Bir ülkede, emperyalizmin dümensuyunda demokratik bir rejim kurulamaz. Çünkü demokrasi, tam bağımsız bir ülkede “halkçı” bir kimliğe kavuşabilir.
Eğer NATO’severseniz, NATO’severlik yüzünden Türkiye’yi bu hâle getiren iktidarın yanlışlarını nasıl düzeltebilirsiniz ?
Önce istiklal-i tam ! Tam bağımsızlık ! O olmadan demokrasi de olmaz, milli bir ekonomi de kurulamaz…
6’lardan tabii bu kadarını beklemek gerçekçi bir tavır olmaz. Ama, hiç değilse, kurtuluş savaşının siyasi önderinin günümüzdeki liderinden bunu beklemek hakkımız değil mi ?
Kılıçdaroğlu gereğinden çok fazla esnediğinin farkında mı acaba ?..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








