
“EKONOMİK” SEBZE-MEYVE DÖNEMİ
17 Subat 2022 15:38:21
Zincir marketlerde (siz gıda tekellerinde şeklinde de okuyabilirsiniz) “çıkma” sebze-meyve satışı başladı. “Çıkma”, “çakma” çağrışımı yarattığı için, kolayını buldular; sebze-meyve standlarında bin kişinin elinden geçmiş, ezik-pörsük, çürümüş sebze ve meyveleri “Ekonomik” etiketi ile kakalıyorlar. Ucuz tabii, “ekonomik”liği de buradan geliyor.
Sistemin doğasında var bu: Talebi varsa ve uygun kâr bırakıyorsa, vatanını bile satar kapitalist !
Sermayenin vatanı yoktur…
Aslında, Michelin yıldızlı sosyete lokantalarında bile işler bu tezgah. Buralarda da tabaklarda kalmış yemek artıkları atılmaz; türüne göre ayrıştırılır, sonra fırında kurutulup toz hâline getirilir, yeni pişirilen uygun yemeklere katılır. Özellikle de “şefin spasiyalitesi” genelde artıklardan oluşur…
Sistem bukelamun gibidir. Koşullara göre her renge, biçime girer; bardakta yağ satar, yarım simit satar, taneyle meyve-sebze satar, çürüğü çarığı dolaşım sistemi içinde tutar, şu veya bu şekilde talep yaratır ve karşılar. Talep varsa, kâr da vardır çünkü.
Sistemin içinde yeralan oyuncuların sınıfsal konumları farklıdır. Ama sistem öyle kurgulanmıştır ki yarım simit satıp evine ekmek götürmeye çalışan sokak satıcısı bile sistemin bir parçasıdır. Kârı aşağıdan yukarıya doğru pompalayan bir enstrümandır.
En büyük kârı, onların da emeğini sömürerek en tepedeki kapitalistler alır.
**
Elektrik gündemden düşmüyor. Son olarak ilginç bir şey oldu. Elektrik dağıtımcıları elektrik fiyatlarını kendilerinin saptamadığını söyleyip yırttılar.
Kim saptıyor peki ?
Dağıtımcılar elektriği, elektrik üreten şirketlerden alıyor, üzerine kârını koyup satıyor. Elektrik üretim maliyeti yükseldikçe elektrik fiyatı ile üreticinin kâr marjı da yükseliyor. Buna bir de devletin vergileri binince son fiyat ortaya çıkıyor. Sonuçta elektrik fiyatını siyasal iktidar belirlemiş oluyor. Çünkü devleti o yönetiyor.
Elektrik fiyatını indirmek için vergilerinden vazgeçmesi gerekiyor. Sonuçta üreten ile satana kârlarından vazgeçmelerini söyleyecek hali yok. Elektriği kendisi özelleştirdi çünkü; özelleştirirken dolar bazında özelleştirme bedeli aldı kapitalistlerden…
Vergilerden vazgeçemiyor. Tarife atraksiyonları ile durumu idare etmeye çalışıyor…Hazinede para yok çünkü.
Nereye kadar sürecek bu peki ?
Cumhurbaşkanı elektriğin en ucuz olduğu ülkelerden birisi birisiyiz dedi. Doğru. Ama bizde insan emeği de ucuz. İnsanlarımızın satınalma gücü; elektriğin pahalı olduğu ülkelerden beş kat aşağıda…
Nitekim, temel gıdalarda Kdv 1 puana çekildi, piyasada değişen bir şey olmadı. Çünkü fiyatlar o kadar yüksek ki, indirimli fiyatlar bile halkın çoğunluğunun satınalma gücünün çok üzerinde…
Hep yazıyorum. Sorun temelde bir sistem sorunudur. Sistem, emeğin sömürüsüne ve zenginlikleri küçük bir azınlığın elinde toplanmasına göre çalışıyor. Bugünkü durumun özünde de bu adaletsizlik var.
Bunun üzerine iktidarın kötü yönetimi eklenince ortaya bu tablo çıkacaktı kaçınılmaz olarak.
İyi bir yönetim bu trajik tabloyu değiştirebilir elbette, ama sistem aynı kaldığı sürece yinelenmesinin kimse önüne geçemez.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Usta/ duayen yazardan böyle esaslı, ayakları yere basan yazılar çıkar. Gerçekten de kapitalist sistem sömürü üzerine, özellikle de emeğin sömürüsü üzer,ne inşa edilmektedir. Emekçilerin iktidar veya ağırlıkta olmadığı bir düzende gelir adaletsizliği devam edecektir. Ayrıca emek güçlerinin iktidarı ile de iş bitmiyor; yönetimin evrensel hukuk normlarına göre hareket etmesi; hak, hukuk, adalet ve liyakatın esas alınması şarttır.
- s.
- 1
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








