
KORONA’YA ALIŞTIK…
10 Subat 2022 00:25:06
Şöyle bir söz vardır:
İnsanın en iyi ve en kötü yanı, her şeye alışmasıdır…
Nelere alışmadık, neleri kanıksamadık ki şimdiye kadar !
Korona’ya da alıştık örneğin.
Korona artık nezle algısı yaratıyor çoğumuzda. Tanıdıklarımız, yakınlarımız Korona’ya yakalanıyor. Şöyle düşünüyoruz:
“Biraz dinlensin, birşeyi kalmaz…”
Kdz. Ereğli Belediye Başkanı değerli dost Halil Posbıyık ile değerli eşi Neriman Posbıyık Korona’ya yakalandı, hiç endişelenmedik; ben kendi adıma biraz dinlenirler diye düşündüm, mesaj bile göndermedim; hastalığı bir kez daha duyumsamasın diye…
Oysa bu tavrımız yanlış. Korona hâlâ ölümcül bir hastalık ve ölümcüllüğünü kimde test edeceği de belli değil. Korona’dan tantuna gidenlerin sayısı gitgide artıyor…
Sağlık bakanlığının sağlıklı olup olmadığı tartışılan verilerine göre, vaka sayısı 100 bini, ölüm sayısı 200’ü çoktan geçti. Bakan Bey umursamıyor ama; “endişe edilecek bir durum yok” diyor.
Hadi diyelim ki 100 bin vaka, Korona’nın “ehlileşmiş” türü sayılan Omicron ağırlıklı, 250’ye dayanan ölümlere ne diyeceğiz peki ?
Balık baştan kokar derler. İlgililerin umursamazlığı domino etkisi yarattı, zaten doğamızda olan alışkanlık genimizi tetikledi; artık Korona’yı kimse umursamıyor.
Stadyumlar, salonlar, alış-veriş merkezleri, kafeteryalar, lokantalar tıklım tıklım. Mesafe filan hak getire. Maske, çok da lüzumu olmayan bir aksesuara dönüştü, bez mendil gibi…
Bence sağlık bakanlığının en büyük başarısı (!) bu !
Test zorunluğunun kaldırılması ile aşılamadaki yavaşlama, başarının (!) temel unsurları. 30 milyona yaklaşan insanımız daha ilk aşısını bile olmadı, ama öte yandan beşinci aşıya randevu veriliyor!
Aşı seçmekte de özgür bırakıldık. Çin, Alman ve bizim Türkovac aşıları pazar tezgahında sanki ! Seç beğen, yapsınlar….
Pazardaki seçme özgürlüğümüz de gerçi fiyatlara göre sınırlıdır ama, sonuçta arkasında bir deneyim birikimi vardır. Bunda yok. Hangisine aklınız yatarsa…Seçiminiz bilimsel olarak doğru mu yanlış mı, test eden yok. “Hepsi bir” ayağına yatılıyor…Peki bir mi ?
Uzmanlar iki doz Çin aşısı olanların üçüncü dozu da Çin aşısı olmalarının bir anlamının olmadığını söylüyor. Üç değil, dört doz Çin aşısı olan kıyamet gibi !
Alışkanlık yarattı çünkü…
Bu işlere kafası yatkın olanlar şöyle diyor:
Sağlık Bakanlığı, ölen ölür mantığı ile sürü bağışıklığı yaratmaya çalışıyor…
Peki bu doğru ise, Turkovac’ın futbolcu formalarına kadar her yerde reklamının yapılmasının anlamı ne ?
Sağlık Bakanlığı bu arada yeniden müjde (!) vermeye başladı. Hastaneye yatanların yaş ortalaması 60’mış, entübe olanların 80.Bunların çoğu da aşısız veya eksik aşılımı imiş…
Gençlere dolaylı bir çağrı olmuyor mu bu: Korona’yı kafanıza takmayın !
Milli Eğitim Bakanlığının yüzyüze eğitimde ısrar etmesinin de bunu gösteriyor zaten.
Alıştık…
Vakalara da alıştık, ölümlere de…Üstelik bilimcilerimize göre, önlenebilir ölümler bunlar !
Zaten devr-i AKP’de nelere alışmadık ki !
**
Gerçi, özellikle son bir yıldaki elektrik, doğalgaz ve akaryakıt zamlarına, karanlıkta oturmaya, yarı aç-yarı tok yaşamaya henüz alışmadık; fatura protestoları filan bunu gösteriyor.
Ama, bu işte ustadırlar, çaktırmadan bunlara da alıştıracaklar halkı…
Muhalefetin erken seçim diye bastırmasının esas nedeni de bu değil mi zaten !..
Önlenebilir ölümlere bile alışan, neye alışmaz ki !..
Canalıcı soruyu soruyorum:
Peki alışmalı mıyız ?
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








