
MİZAHIN RENGİ DEĞİŞTİ !
30 Ocak 2022 19:38:32
Mizah bir sanat dalıdır. Amacı insanları güldürerek düşündürmektir. Olayların çelişkili, sıradışı, gülünç yönleri mizahın temel öğesidir. Yöntemi, abartıdır. Gerçek bir olayın abartılacak anlatılması, kişilerin aşırı övgülere boğulması kendiliğinden mizaha dönüşür. Abartı, özellikle mizahın çizgi dalı olan karikatürde en berrak ifadesini bulur.
Mizah, kabile topluluklarından bu yana var. Ancak Batı’da mizahı en rafine haline getiren antik Yunan uygarlığı oldu. Kabile toplumlarının bireysel şiddete kadar varan kaba şakaları, eski Yunan’da şiddetten arındırıldı; mizah soyutlaştı, söze ve gösteriye dayalı bir biçime kavuştu. Eski Yunan’da “komedya”, başlarda”, “tradegya”nın yanında ikincildi. Mizah/komedi, Aristophanes (İÖ y. 450- İÖ y.388) tarafından ayrı bir sanat dalına dönüştürüldü.
Mizahın, kabile toplumlarından miras kalan biçimleri bugün de yaşıyor. Ama, bir genelleme yapmak gerekirse, ilk filizleri Kutadgu Bilig, Dede Korkut kitaplarında görülen; meddah, ortaoyunu, Karagöz-Hacivat gibi gösterileri gelişen Türk mizahının, özellikle toplumcu mizahımızın dünya mizahı içinde önemli bir yeri de var.
**
Mizah eleştirel bir karakter taşır. Bu yüzden her dönemde yöneticiler tarafından pek hoş karşılanmamıştır. Mizah, genelde alay, kötüleme şeklinde algılanmıştır. Oysa mizah kötülemez, eleştirir. Yanlışları göstererek doğruları açığa çıkartır. Doğası gereği halktan yanadır, toplumcudur.
AKP döneminde mizahımız en sıkıntılı dönemini yaşadı/yaşıyor. Mizah diliyle yapılan eleştiriler; karikatürler, oyunlar, yazılar, gösteriler genelde olumsuz karşılanıyor. Kovuşturmalara uğruyor…
Eleştirilere, bu arada mizaha tahammülsüzlük, otoriter yönetimlere özgü bir tutumdur. Otoriter yönetimler dinlemez, buyurur. Başkalarının görüşlerine ihtiyaçları yoktur. Doğru ve yanlış kavramları onlarda derin bir pragmatizmle iç-içedir. Otoriter rejimlerde doğru/doğrular, rejimini, onun önde gelenlerinin düşündükleri ve ifade ettikleri şeylerdir. Onlara özellikle mizah diliyle karşı çıkmak “düzen bozuculuğu” olarak algılanır.
Yanlıştır tabii. Mizah bir toplumun düşünen beyni, gülen yüzüdür. Mizahın yanlışı (!) halktan yana olmasıdır…
**
Günümüzde mizahın yeni bir türü ortaya çıktı; daha doğrusu vardı da iyice belirginleşti.
Mizahın yeni türü, toplumsal yalanların/yanlışların çok abartılı bir dille veya gösterilerle halka gerçek şeklinde sunulması !
Abartı, mizahın temel yöntemidir. Yöneticilere yönelik çok abartılı yalakalık örnekleri, küçük başarıların dev aynalardan yansıtılması, yaşanan acı gerçeklerinin pembe tablolar halinde sunulması, eskideki “yeni” mizahın birkaç örneği-sayılabilir.
Bu süreci yaşıyoruz. Mizahı yadsıyanlar, mahkûm edenler, ekseninde kendilerinin bulunduğu “yeni” mizahı bizzat yarattıklarının farkında değiller !
Ekmek kuyruklarında canı çıkan halk için, “hayatlarından çok memnunlar” derseniz, mizah olur bu. Acı acı güldürür…
Güzelim ülkemiz bugün, güleriz ağlanacak halimize modunda. Mizahın bu türüne karamizah deniliyor. Ağlatırken güldürüyor !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








