
2022…
31 Aralik 2021 18:58:07
Ne diyordu büyük mütefekkirimiz. Mevlâna Celâddin-i Rûmi:
“Dün dünde kaldı cancağızım/Bugün yeni bir şey söyle…”
Ben bu satırları yazarken 2021’in “dün” olmasına saatler kalmıştı. ‘Bugün’ için birşeyler söylemeye de…
2021, 98 yıllık Türkiye Cumhuriyeti’nin en zor geçen yıllarından birisi oldu; halk için…
Ama öte yandan, en şıngır mıngır geçen yıllarından birisi de oldu; egemenler için…
Diyalektiğin temel yasasıdır zaten: Herşey kendi zıddını beraberinde taşır…
2021’de, Devlet yönetimi ile üretim araçlarını ellerinde tutan veya kontrol edenler, hayal bile edemeyecekleri zenginliklere ve güce kavuştular. Zenginlikler güç zehirlenmesini, o da otoriterizmi besledi. Teokratik diyemeyeceğim ama, otokratik bir yönetim modelinin eli kulağına geldi…
Zenginlikler belirli ellerde toplanırken, bunun kaçınılmaz sonucu olarak yoksulluğun tabanı genişledi. açlık boyutuna tırmandı üstelik…
Ayrıntıya girmeyeceğim…
Benim merakım şu:
Türkiye, toplumsal diyalektiğin ikinci aşamasına ya da zıtların birbirine dönüşmesi aşamasını yaşar mı acaba 2022’de ?
Daha nesnel konuşacağım:
Mevcut yönetim ile yönetim sisteminin değişmesi doğrultusunda somut adımlar atılabilir mi ?
Bir erken seçim gibi…
(İktidarın 2021’deki hataları asgariye indirecek bir yeni çizgi izlemesi gibi bir olasılık da var teorikman…Ama ben o çizginin geriye dönülemeyecek uzaklıkta aşıldığını düşünüyorum.)
Bence 2022’nin baskın gündemi seçim olacak. Gündemin tali kalemleri, ülkenin bu yola girmesinin nesnel koşullarının yaratılmasına ilişkin konular/olaylar olacak.
**
Buradan bakıldığında, 2022, iktidardan çok muhalefet için sıkıntılı bir yıl olmaya aday. Çünkü 2022, muhalefet için hem genel güç dengesini lehlerinde tutma mücadelesine, hem de kendi iç sorunlarını en rasyonel şekilde çözme çabasına tanıklık edecek.
Örneğin, 2022’de Millet İttifakı’nın partisel içeriği netleşecek. HDP’nin ittifak içinde direkt olmasa da yeralması ve/veya aksi çözüme kavuşmuş olacak.
Cumhurbaşkanlığı adaylığı sorunu çok sancılı bir şekilde aşılacak…
Ola ki bir üçüncü ittifak doğacak. Üçüncü ittifak’ın önderi, eğer Millet İttifakı tarafından kabül görmezse, büyük bir olasılıkla HDP olacak.
Tabii muhalefeti eni-konu terletecek bu süreçte, iktidar onları bölmek-yıpratmak için elindeki tüm kozları oynayacak…Büyük bir olasılıkla otoriterizm daha keskin hatlı bir pratiğe kavuşacak…
Diyeceğim, 2022, muhalefetin yılı olacak.
Soru şu:
Muhalefet bu çetin süreci fazla kayıp vermeden aşabilir mi ?
Bunun için de çeşitli provokatif gelişmeleri akılcı politikalarla aşma becerisini gösterebilecek mi ?
Millet İttifakı’nın büyük ortağı İyi Parti, seçim sürecini, olası iktidardan büyük parçayı kapma gibi egosantrik bir hataya kapılmadan; CHP de pragmatizmini abartıp ilkesiz/oportünist bir çizgiye kaymadan aşabilecek mi ?
Ve muhalif kalemler, sanki her sorun çözülmüş de sadece o kalmış gibi İmamoğlu’nu cumhurbaşkanı adaylığına ittirmeyi temel çözüm sayan dargörüşlüklerinden sıyrılabilecekler mi?
2022’ye bu önemli sorularla giriyoruz.
Ben umutsuz değilim…
Farkındayım, ekonomiye değinmedim. Buna gerek yok. Nebati’nin deyimiyle dolar da, ekonomi de, oynaya oynaya yerini bulacaktır.
Tabii ki şimdiki çizgisinin dışına çıkmadan…Başa sara sara…
Bu süreçte oy devşirmek için para basarak yaratılacak “boom” (geçici refah) yemine halk kitlelerinin ne ölçüde atlayacakları sorusu da var ki, bu katakulliyi göğüslemek de muhalefin önemli bi görevi olacak.
Dedim ya, 2022, iktidarın değil, muhalefetin yılı olacak…
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








