
“YANİ MODEL” DİYE BİRŞEY YOK !
20 Aralik 2021 17:08:50
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İlim Yayma Ödülleri töreninde yaptığı konuşmanın çıktısı elimde; bugünkü yazıma konu olabilir mi diye ikinci kez okuyorum. Zaten dün akşam saatlerinde konuşmanın önemli bölümlerinin üzerini fosforlu kalemle çizmiştim.
Cumhurbaşkanlarının konuşmaları her zaman önemlidir. Özellikle cumhurbaşkanının “tek adam” pozisyonunda olduğu rejimlerde.
Kaldı ki şu an Türkiye derin bir ekonomik krizin içinde. Ayrıca krizden çıkmak için hükümet de yeni bir ekonomik model denediği savında. Modelin tam olarak ne olup olmadığı da açıklanmadığı için cumhurbaşkanının konuşması daha bir önem kazanıyordu. Özellikle faiz indirimlerinin devam edip etmeyeceği konusu…
Şöyle dedi bu konuda Erdoğan:
“Büyüme rakamlarımızla üretimimizle, istihdamımızla ihracatımızla tüm göstergeler, ülkemiz bakımından küresel çapta başarıyı işaret ederken, kurda yaşanan dalgalanmaları bu çerçevede değerlendirmek lazım. Neymiş efendim faizleri düşürüyormuşuz. Benden başka bir şey beklemeyin. Bir Müslüman olarak Nas'lar neyi gerektiriyorsa, onu yapmaya devam edeceğim. Hüküm bu. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin faiz oranlarıyla enflasyon 10 katı bulmuşken bizim yaptığımız faiz indirimleri bu tablonun gerekçesi olamaz. ABD'ye Avrupa'ya bakın. Hepsinde durum felaket.”
Demek ki faiz indirimleri devam edecek.
Pazartesi günü (bugün) cumhurbaşkanının bu sözlerine piyasalar dolar kurunu 17.67’ye çıkartarak yanıt verdi.
İnatlaşma sürüyordu…
Cumhurbaşkanı faiz indirimlerinin devam edeceğini imâ ederken bunun dolar kurunda dikine bir oynamaya yolaçacağını bilmiyor muydu ? Biliyordu elbette. Hem zaten ekonomiyle hobi olarak ilgilenenler bile bunu bilir.
Peki öyleyse ? Şöyle bir sonuç çıkarttım ben: TL’nin sadece sürekli olarak değil, ivedi olarak değer kaybını öngörüyor.
Bunu biliyoruz da acele niye ? İhracat patlaması yaratıp bunu bir erken seçim kozu olarak kullanmak için mi ? Bunun için mi konuşmasında krizden çıkış için birkaç aya vurgusu yaptı ? Ayrıca, asgari ücrete yapılan yüzde 50 civarındaki zam ile emeklilere yapılacağı ısrarla belirtilen yüzde 40 oranındaki zam da bir erken seçim yatırımı olabilir mi ?
Öyle görünüyor. Çünkü erken seçim bir zorunluluk haline geldi. NAS’la yürünecekse, doları müdahalelerle kontrol etmek olanaksız hale gelir. Kredilendirme ve/veya ücret/maaş zamları ile yaratılacak bir geçici “boom” dönemi erken seçim yatırımı olabilir pekâlâ. Gerçi ehven-i şerdir bu, ama başka çıkış yolu da gözükmüyor.
Konuşmanın işaretlediğim öteki bölümlerinde fazla bir şey yoktu.
TÜSİAD’a parmak sallama…İktidarı teslim etmeyeceğiz çıkışı (ki kaçıncı bu ?)…Pazartesi günü piyasalarda bir şeyler olacağı söylentisini ti’ye alma…
(Gelgelelim, pazartesi günü piyasalarda gerçekten de bir şey oldu, dolar kuru yeni bir rekor kırdı…)
&&
Erdoğan’ın bu son konuşması da ortaya koydu ki, plânı/programı/stratejisi belirli bir model yok. El yordamıyla yürümeye çalışıyorlar…
Konuşmasında “birkaç ay” derken krizden çıkışı değil de seçimi kastetmiş olabilir mi bu durumda ?
Daha gerçekçi ve doğru bir karar olur bence…
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








