
AKŞENER’İN DENİZLİ MİTİNGİ NEYİ GÖSTERİYOR ?
23 Kasim 2021 14:10:30
Süleyman Demirel yaşamının son yıllarında AKP’ye ve Erdoğan açıkça tavır koymuştu. Muhalif mitingleri destekliyor ve şöyle diyordu:
“Bir daha bir daha yıkılıp giderler!..”
Kaçın kurasıydı rahmetli ! Kaç kez, kitle hareketleri sonucu tası tarağı toplamak zorunda kalmamış mıydı iktidardan…
Deneyimini konuşturuyordu. Ve tabii Erdoğan’ın hedefindeydi…
**
Gitgide derinleşen ekonomik kriz, şurada burada ufak-tefek kitle hareketleri yaratmaya başladı. Emekliler, esnaf toplulukları, EYT’liler, patronlarının haksızlığına uğrayan işçi grupları, vb. sokağa çıkıyor…
Bunlar, ekonomik karakterli spontane hareketler. Giderek büyür mü, olasıdır…Spontane hareketler zaman içinde demokratik gösterilere dönüşür, yani siyasallaşır. İktidarları en çok sıkıntıya sokan bu tür eylemlerdir.
Meral Akşener’n Denizli’deki mitingine deniz gibi bir katılımlardı olmasına iktidar kanadı, “toplama kalabalık”diye kılıf giydirmeye, eylemi gözden düşürmeye çalıştı. Başka illerden mitinge insanlar katıldığını iddia etti…
“Kişiyi nasıl bilirsin, kendim gibi” türünden bir iddiaydı bu…
Akşener’in Denizli mitingine “dışardan”katılımlar olmuş muydu gerçekten ?
Sanırım olmuştu. Ama bunlar “taşımalı”değil, gönüllü katılım olanlardı ve hatta mitinge katılanların içinde İyi Parti’li olmayan muhalif gruplar da vardı…
İktidarın siyasal gözlemcileri bunu iyi okuyamıyor anlaşılan.
Oysa bu önemli. Çünkü şunu gösteriyor:
Toplumsal muhalefetin her türlü demokratik eyleme, parti ayrımı gözetmeksizin, katılma/destekleme eğilimi içine girdiğini…
Önder bulan her sosyal kesimden insanlar, parti ayrımı gözetmek sizin, meydanlara çıkmaya teşne duruma geldi…
İnternette okudum. Geçenlerde Sol Parti’nin düzenlediği mitinge 5 bin kişi katılmış…
Bu da somut bir örnekti…
**
İktidarların demokratik kitle eylemlerine karşı tavrı, demokrasinin önemli kriterlerinden birisidir. Kitle hareketlerine karşı tahammülsüzlük, demokratik değerlerden uzaklaşıldığı anlamına gelir…
**
Bizde de öyle olduğunu da biliyoruz. Türkiye’nin son on yılda demokratik açıdan gerilediği tespitini yapan İsveç merkezli Uluslararası Demokrasi ve Seçim Destek Enstitüsü (IDEA) güzelim ülkemizi; Mozambik, Angola, Rusya, Zambiya vb. ülkelerle birlikte “hibrit” (melez) demokrasi kategorisine soktu.
Bu değerlendirmede demokratik karakterde bile olsa sokak hareketlerine gösterilen tahammülsüzlüğü de rolünün olduğunu düşünüyorum…
Siyasal partilerin mitingleri devam ederse (ki öle görünüyor) mitinglere katılımları’n partilerin taraftarlarını aşan kalabalıklara sahne olması beklenebilir…
Toplumsal ve siyasal muhalefetin güçlenmesinin/büyümesinin temelinde iktidarın ekonomik yetersizliği yatıyor….
Peki böyle de Erdoğan faiz indirimleriyle döviz kurunun yükselmesini ve TL’nin değer kaybetmesini bile bile mi yapıyor?
Bu köşede daha önce de birkaç kez yazmıştım:
Bile bile yapıyor. Çünkü politika faizi indirimlerinin ekonomiyi düzeltmek için radikal/kalıcı bir alternatif yaratacağını inanıyor:
“Ucuz” kredilenme yoluyla halkı borçlandırarak piyasaya nakit akışını büyütmek …
Aynı yolla sanayicilere yeni yatırım ve istihdam olanakları sağlamak…
İthalatı sınırlayarak ihracatı görece büyütmek…
Bu şekilde enflasyonu düşürüp dövizi terbiye etmek…
Daha önce de yazmıştım…
Böyle bir ekonomi teorisi var ve doğru-dürüst uygulandığında işe de yarıyor. Ama, Erdoğan çok geç kaldı ! İktidarının geçen 19 yılında bunun maddi birikimini sağlayacağına, tam tersi, satıp savarak, savurganlığın dizginlerini bırakarak, halkın parasını betona gömerek, üreteceğine tüketerek treni kaçırdı…
Şimdi, taşıma suyla değirmen döndürmeye çalışıyor, olan da halka oluyor !..
Eğer Erdoğan, bu politikasını hiç değilse başkanlık Sistemi’yle birlikte uygulasaydı, Türkiye de, partisi de, kendisi de şimdi başka bir yerde olabilirdi:
Üretmeden de cari açık daralabilir, ama bu kez refah değil, sefalet üretir.
Bu aşamadayız.
Erken seçim olursa iktidar gider, bu belli artık. Erdoğan da kazanamayacağı seçime girmek istemez. Buradan bakarak seçimin 2023’ün yaz aylarına yapılması onun açısından mantıklıdır.
Ama, eğer kitle hareketleri büyürse (ki ekonomi daha da kötüye giderse öyle olur) bu kez kaçınılmaz olarak erken seçim kendisini dayatır.
Akşener’in Denizli mitingini “erken”sayanlar yanılıyor.
Demirel’den feyz alıyor o…
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








