
BEN BAŞKA MAÇ MI İZLEDİM ACABA ?
22 Kasim 2021 15:17:42
Bizim “dört büyükler”in birbiriyle oynadıkları maçlar, “derbi’ olarak adlandırılır.
Aslında Derbi (Derby) İngiliz klasik at yarışı türlerinden biridir. Adını da anasının gözü 12. Derby kontundan alır.
Zamanın sözcük futbola da girdi, öteki spor müsabakalarına da…Ama bana kalırsa hiç de cuk oturmadı.
Neyse…
Sözü, Pazar günü oynanan GS-FB maçına getireceğim…
Biliyorsunuz maçı FB 2-1 kazandı. Ben de TV’den maçı izledim.
FB’nin Portekiz’li hocası, bu son maçına kadar, takımını üçlü savunma ile oynatıyordu. Üçlü savunmanın öteki adı, hücum futboludur. Üçlü savunma yapan takımın kafasından sadece tek akım geçer: bol gollü galibiyet…Bu tür oyunların seyri keyif verir…
Üçlü savunma futbolda modernizmdir. Ancak, iyi hücumculara ya da forvetlere sahipseniz…
FB’de ironik bir durum vardı. Üçlü savunma ile hücum futbolu oynamaya çalışıyordu, ama hücümcuları yoktu ! Hocanın kafasındaki futbol ile eldeki materyal örtüşmüyordu…Hücumcu alınır, sorun çözülebilirdi…
Biz böyleyizdir: Adama vura vura FB’yi modern futboldan uzaklaştırdılar, hoca, GS maçında dörtlü savunmaya döndü; Oyun kuruculu klasik dizileşe…Kontra taktiği ile de beraberliğe odaklandı.
Maçı kazandı kazanmasına ama, hem ilkelerinden ödün verdi hem de FB modern futboldan yeniden uzaklaştı…
Ertesi gün gazetelere baktım, FB’yi göklere çıkartıyorlar; kontradan rastlantısal bir gol atan, ama aslında oyunda kaldığı süre dökülen Mesut’i yere göğe koyamıyorlar…
Acaba dedim kendi kendime, ben, GS-FB maçını değil de “sehven”bir başka maç mı izledim ?
90 dakika üstün olan takım GS idi. Özellikle ikinci yarının büyük bir bölümünde tek kale oynadı. Kerem’in golünden sonra yüzde 100’lük beş pozisyonu gole çeviremedi. Bunların ikisini atabilse sahadan galibiyetle çıkacaktı.
FB, ilk yarının ilk çeyreğinde GS’nin zaman zaman üzerine gitti, ama aslında oynadığı futbol kontra-atak futboluydu: Topu rakibe bırak, geriye yaslan, hızlı adamlarına uzun toplar atıp gol kovala…Buydu ! Beraberliğe oynayan kadim bir taktikti…
Futbol sürprizlerle dolu bir oyundur. Dün de öyle oldu. FB, 1-1’e gelen maçı kaybetmemek için iyice geriye yaslanıp zaman çalmaya çalışırken, zayıf bir kontrada FB’nin şık golü geldi. GS’nin uzatmalarda attığı golün VAR aracılığı ile iptali skandaldı. Çünkü böyle hafif itip kakmalar futbolun içinde vardır ve faül kabül edilmez. Kaldı ki FB’nin ilk golünden önce GS’li oyuncuya yapılan bariz faulü de ya süzmemişti hakem ya da süzmek istememişti !..
Dürüst olmak gerekirse, maçın hakemi, başarısızdı.
Gelelim maçın oyuncularına…
GS’nin orta sahasındaki oyuncular yeterli deneyime ve fizik gücüne sahip değiller. Hagi tipi ofansif karakterde bir yaratıcı orta saha oyuncusu gerekiyor GS’ye…Muslera da eski günlerini aratıyor artık…
FB’nin orta sahası daha iyi, ama oyunun 33 yaşındaki Mesut’un üzerine kurgulanması mantıklı değil. Çünkü hem Mesut bu yükü taşıyacak kapasitede değil artık, hem de bu oyun kurgusu demode !
FB’de artık Portekiz’li hocaya gerek yok. Dörtlü savunma ile takımına klasik futbol oynatan her hoca, yerliler dahil, FB’yi yönetebilir. Hatta başkan Ali Koç bile !..
Maçın yıldızı GS’li Kerem’di. Çok iyi kurgulanmış bir gol attı. 23 yaşındaki bu oyuncu geleceğin yıldızı kabül ediliyor, öyle değil, şimdiden yıldız o! Deneyim kazandıkça Avrupa’da Türk futbolunu başarıyla temsil eden bir dünya yıldızı olacak bence…
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








