
12 EYLÜL
13 Eylül 2021 12:12:44
12 Eylül öncesi Aydınlık gazetesinde köşeyazarlığı yapıyordum. Darbenin adım adım yaklaştığını görüyorduk. 12 Mart’tan deneyimimiz vardı zaten. Yazıp çiziyor, demokrasi güçlerini uyarıyorduk…
Ekonomik-sosyal-siyasal kriz iç-içe geçmişti. Halk eskisi gibi yönetilmek istemediğini çeşitli eylemlerle deklare ediyordu. Yönetenler de yönetemez hâle gelmişti.
Marksizmde bu tabloya “devrim durumu” denilir. O kaotik süreçten bir toplumsal devrim de çıkabilir, karşıdevrim de… Bizim gibi gelişememiş ülkelerin siyasi pratiğinde karşıdevrimler, genelde, faşist darbeler şeklinde görülür.
12 Mart’ta olduğu gibi 12 Eylül öncesinde de sol, toplumsal bir devrim yapacak kadar güçlü/örgütlü değildi. Bu yüzden kaotik toplumsal süreç, dedim ya, adım adım faşist bir darbeye doğru sürükleniyordu.
Ülkenin tüm demokrasi/hukuki kanalları tıkanmıştı. Sağ-sol maskeli bir içsavaş atmosferi yaratılmıştı ABD/CIA; solu, genelde tüm demokratik güçleri sindirmek, yoketmek için profesyonel komplocuları ile halkı tahrik ediyor, siyasi cinayetler işliyor, bombalı provakatif eylemler düzenliyor, bunları “komünistler”in üzerine atıyordu. Ortalığın daha da karışması için elinden geleni yapıyordu. Yerel faşist sivil kadrolar emirlerindeydi…
Amaçları bir faşist askeri darbenin koşullarını yaratmaktı. Öyle de oldu. Faşist cunta, öncelikle toplumun kafaca en zinde, en demokratik, en devrimci kadrolarını, örgütlerini yoketmekle işe başladı. Sağdan, muhafazakârlardan da tantuna gidenler vardı gerçi, ama asıl hedef sol’du.
Bu süreçte, bizim Aydınlık dahil, 1000 civarında basın-yayın organı kapatıldı veya kapanmasının koşulları yaratıldı. 1 milyona yakın kişi gözaltına alındı, onun iki katı insan fişlendi. Yüzlerce dava açıldı. 517 kişiye idam cezası verildi. Açlık grevi yapan 14 kişi cezaevinde öldü. İşkence tezgahlarında ölenlerin sayısı 180 civarındaydı. Aileler dağıtıldı, insanlar birbirine düşman edildi…
ABD bu olup bitenler karşısında keyifle el ovuşturuyor; cuntanın başındaki ihtiyar generalleri, “our boys” “bizim çocuklar) diye onere (!) ediyordu.
17 yaşındaki Erdal Eren’i yaşını böyüterek idam etmeleri, faşizmin karakanlık yüzünü gösteren trajik bir örnek olarak hâlâ belleklerdedir.
Kanlı, pis, çirkin, vahşi bir süreçti…
Bendeniz arananlar ilstesindeydi…
12 Mart’ta yerle bir edilen, yavaş yavaş belini doğrultmaya çalışan demokrasinin üzerinden bir kez daha faşizmin silindiri geçmişti…
**
Günümüze bakıyoruz…
AKP, darbe karşıtı bir parti. Çünkü onların lider kadroları da darbelerden epeyce çekti…FETÖ darbe girişimi, AKP’nin darbeler konusundaki hassasiyetini haklı çıkartan son bir örnek…
Buna rağmen…
Türkiye’deki 12 Mart’tan bu yana olan belli-başlı darbeler ile FETÖ’nün darbe girişiminin arkasındaki çok yıldızlı gücü hâlâ iyi süzememesi, bunun dışında darbelerin demokrasinin kanallarının tıkandığı ülkelere özgü bir olay olduğunu görememesi, tam tersi, demokratik kanalları tıkayan kararlar alması tipik bir ayağa kurşun sıkma olayıdır.
ABD ile antidemokratizm zemininde el-ele yürüyenlerin darbe karşıtlığı hikâyedir !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








