
ÜÇLEME…
09 Eylül 2021 12:39:04
Şu bir sosyo-ekonomik ve politik klâsiktir:
Kapitalist ülkelerde ekonomik kriz sosyal krizi, o da siyasi krizi doğurur…
Ama orada durmaz, devam eder:
Siyasal kriz sosyal krizi, o da ekonomik krizi derinleştirir.
Siyasal krizden kasıt, kötü yönetimdir.
Bu kısır döngü, genelde, siyasal iktidarın el değiştirmesiyle geçici bir “boom” dönemine girer, ama, çok geçmez, başa sarılır…
Sistemi içten içe çürüten budur.
Yeteri kadar gelişememiş kapitalist ülkelerde ekonomik krizler, sistemin bünyesinden kaynaklanır. Ancak, gelişmiş ülkelerde krizler hafif, gelişememiş ülkelerde ağır geçer, her on yılda bir iktidar değişikliğine yolaçar.
Bize bakalım…
AKP, döneminde de ekonomik krizler görüldü, ama iktidar değişikliğine yolaçacak bir derinleşmeye uğramadı. Bu yüzden AKP 20 yıldır iktidarda. Başlarda uyguladığı nispeten düzgün politikalar iktidarda kalma süresini uzattı.
Gerçi FETÖ’nun darbe girişimi gibi bir belâyla karşılamadı değil ; ama, darbecilerin şapşallığı ve halkın direnişi ile belâ savuşturuldu…
Güzelim ülkemiz yeni bir ekonomik kriz sürecinde. Ekonomik kriz giderek sosyalleşiyor, yani kitle tepkilerine yolaçmaya başladı; bu da siyasal krizi tetikledi. AKP Türkiye’yi yönetmekte zorlanıyor…
Kötü yönetim, başa sarıyor, ekonomik krizi derinleştirecek kararlar alıyor…
Hangi birini sayayım ?
İktidar, en son, tipik bir çarşafa dolaşma refleksiyle tuttu, tahıl ve bakliyatın gümrük vergisini sıfırladı. Zaten bitik durumdaki çiftçilere ağır bir darbe indirdi…
Kafanızı nereye çevirseniz bir keleklikle karşılaşıyorsunuz !
AKP’nin yarattığı beton burjuvazi dışında halinden memnun olmayan kimse kalmadı derken, betoncular da iş bıraktı sonunda, iyi mi !
İktidarın kafasından geçen tek akım, piyasayı paraya boğarak geçici bir canlılık yaratmak.
Para bas, merkez bankası kanalıyla bankalara dağıt, onlar da halka kredi olarak pompalasınlar…
Ancak, bunun için politika fâizinin indirilmesi gerekiyor “ucuz” kredi için bu şart ! Oysa politika fâizi, enflasyonun altına inince bu kez dolar patlar; orta vadede sonuçta enflasyon yine yükselir !..
Ne yapacaklarını bilemiyorlar.
Seçime gidilmesi gerekiyor…
Seçim süreci, en azından, halkın biriken sıkıntılarını geçici bir süre ötelemesine yolaçar. Eğer başkanlık sisteminden geriye dönüşü olanaklı kılacak bir yönetim değişikliği olursa, öteleme, gelecek iktidara çarşıyı toparlama olanağı sağlayacak kadar esneyebilir.
Gelgelelim AKP seçime gitmek istemiyor. Kendi açısından haklı da. Son yapılan anketler AKP ile MHP’nin toplam oyunu (giydirilmiş) 40,3 olarak gösteriyor.
Ekonomik kriz derinleştikçe iktidarın oy yüzdesi de düşecektir.
**
Bu gibi koşullarda iktidarlar, seçim yasası ve anayasa ile oynayarak, ayrıca banal yöntemlerle karşı cephede gedikler açmaya çalışarak zaman kazanmaya çalışırlar.
İktidar oraya yöneldi. Anayasayı değiştirecek. Seçim yasasını kendisine uyduracak…
Anayasa değişikliğinin hedefi ise, lâiklik ilkesinin iyice tırpanlanması…
Şu demek oluyor bu:
İktidarın (AKP’nin) islamdan başka tutunacak dalı kalmadı.
Şu var ki, tarih bize, inanç sömürüsünün de bir sınırının olduğunu gösteriyor;
Geçim zorluğu içindeki kitlelerin inançlarını oya dönüştürmek her zaman ve koşulda o kadar kolay olmuyor.
AKP’de bunun farkında, bütün çarelerini tüketmiş durumda artık.
Kriz daha da derinleşirse (ki öyle görünüyor) önümüzdeki ilkbaharda seçim zorunlu hâle gelebilir…
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








