
ÖNYARGILAR İNSANI KÖRLEŞTİRİR !
30 Agustos 2021 12:25:56
İlkten şunun altını çizeceğim:
Ulus bilinci ile ulus iç-iç içe kavramlar, ama yine de aynı şey değil:
Ulus bilinci ulustan önce oluşur. Ulusu, ulus bilinci inşaa eder. Ulus, ulus bilincini pekiştirir, zenginleştirir…
Bize bakalım…
Osmanlı ulus değildi, ümmet’ti. Ama, Osmanlının içinde ulus bilincine sahip aydınlar vardı. İlk aydınlanma hareketi sayılan Tanzimat Batıcılığı taklitçiydi, hareket bir ara ırkçı bir kimliğe de büründü. Ulus bilinci, özellikle Osmanlının yenilip dağılma sürecine girmesinden sonra asker sivil vatansever aydınlarda gerçek kimliğini buldu. Hareketin başında Gazi Mustafa Kemal vardı..
Kurtuluş savaşımızı ulus bilincine sahip asker ve siviller organize etti ve zafere taşıdı. Zaferden sonra ulusun inşaasına girişildi. Yönetimin halka dayanması ve laikliğin benimsenmesi, milli devrimi, demokratik bir kulvara soktu.
Milli demokratik karakterdeki lâik Türkiye Cumhuriyeti gökten zembille inmedi. Onun harcında Jöntürk’lerden, İttihat Terakki’ye ve Osmanlı komünistlerine kadar uzanan bir bilinç ışıması ile halkın mücadele birikimi vardır.
**
Bugün, üç yıl süren Kurtuluş savaşımıza noktayı koyan Başkumandanlık Meydan Muharebesi’nin 99.yılını kutluyoruz.
Büyük Zaferi !
Büyük Zaferin hiç duraklamaksızın demokratik (antifeodal) karakterde bir ulus inşaası sürecine sokulması, tarihsel bir olaydır. Kurtuluş Savaşımız mazlum ülkeler ligindeki zafere ulaşan ilk kurtuluş savaşıydı; savaştan sonra inşaasına girişilen laik/demokratik devlet, islam coğrafyasında ilkti…
Osmanlıcı İslamcıların bu büyük tarihsel ve toplumsal dönüşümü görememesini ve/veya görmek istememesini anlamak zor değildir.
Önyargılar insanı körleştirir.
Bu açıdan bakıldığında, arkadaşların, tarihin takerleğini tersine çevirmeye çalışmak gibi boş bir çaba içinde olmalarını da anlamak mümkündür.
Ama bunu, Milli Kurtuluş Savaşının ve Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu ile milli demokratik devrimin köşetaşları olan milli bayramlara sırt dönmek, devrimin önderine hakaret etmek boyutuna tırmandırmalarını anlamak zordur.
Düşmana saygı duymak, her türlü savaşın temel kuralıdır.
Esas sorunları bu:
Mücadelelerini seviyeli bir şekilde yapacak kültürel/siyasal donanıma sahip değiller.
Lümpen yöntemlerle Atatürk’le uğraşmak, cumhuriyet devrimini karalamaya çalışmak onlara bir şey kazandırmaz, kaybettirir. Öyle de oluyor zaten:
Türkiye halkı kör değil. Kan gölüne dönmüş islam coğrafyasına bakıyor bir, bir de laik Türkiye’ye…
Bir Taliban’a, IŞİD’e vb, bakıyor, bir Türkiye’nin demokratik/aydınlık yüzüne…
Bir Atatürk Türkiye’sine bakıyor; bir, kadınları eve hapseden, taşlayarak öldüren, kafa kesen, çağdaş yaşamın tüm imkanlarını reddeden, halkı karanlık bir kuyu içinde yaşamaya mahkûm edenlerin ülkelerine…
Göreceğini görüyor.
Dinci diktatörlüklerin varlığı, laik Türkiye cumhuriyet’nin yıldızını her geçen gün biraz daha parlatıyor…
Bize bu güzelim ülkeyi verenleri, bu 30 Ağustos’ta da saygı ve sevgiyle selamlıyoruz.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








