
DİNCİ-LÂİK ÇEKİŞMESİ KİMİN İŞİNE YARAR ?
20 Agustos 2021 21:24:39
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Taliban’la ilgili ilk sözü şöyleydi:
“Taliban’la görüşlerimiz birbirine ters değil…”
Açık bir mesajdı bu. Cumhurbaşkanı, “ters değil”derken yöndeş demek istiyordu gerçekte…
Bu yeni bir şey değil. Erdoğan’ın daha önce her fırsatta yinelediği “Türkiye Cumhuriyeti lâik, ama ben lâik değilim” sözleriyle örtüşüyor.
Öte yandan, kendisini “Türkiye Milli Görüş Hareketi’nin Lideri” olarak tanımlayan Oğuzhan Asiltürk de Taliban’a sahip çıkan bir açıklama yaptı.
Bu da yeni bir şey değil. Milli Görüş Hareketi, toplumsal düzeni islamın sağlamasını öngören bir hareket…
Bu satırların yazıldığı (Cuma 12.45) sıraya kadar SP lideri Karamollaoğlu’ndan Asiltürk’ün yaklaşımı hakkında bir yorum gelmemişti.
İlginç bir durum var gerçekten:
SP’nin Yüksek İştişare Kurulu Başkanı ve “Milli Görüş Hareketi’nin lideri”, Erdoğan’la el ele; aynı hareketin ve partinin lideri, Erdoğan’ın muhalifi !
Taliban’ın Afganistan’ı ele geçirmesi, Türkiye’deki İslamcı akımları birbirine yaklaştırdı. Ortadoğu’da bir devletin daha şeriatçıların yönetimine girmesi, lâik cepheyi de derleyip toparlamaya başladı öte yandan… Atatürk’ün kurduğu lâik Cumhuriyetin önemi bir kez daha bilinçlere çıktı…
Şu an Türkiye’deki aktüel başçelişki, dinci-laik çelişkisi olarak belirleme yolunda. İktidar bunun için bastırıyor…
Çelişkinin öznesi, Taliban !
Bu bir oyun ! İktidar bu oyuna gelmeyecek gibi ama! Taliban’ın iktidara gelmesinden çok göçmen sorununu bir bekâ sorunu olarak öne itmesi bunu gösteriyor.
Erdoğan’ın son yaptığı, Türk askerinin Afganistan’daki varlığının Taliban yönetiminin içte ve dışta yerli-yerine oturması için bir avantaj olacağı anlamına gelen sözleri ve peşinden “Taliban yönetimi ile görüşebiliriz” çağrısı, iktidarın Taliban’a çok sıcak şekilde yaklaşacağının işaret fişekleri…
**
Bunların dışında, ama bunlarla bağlantılı olarak, bir başka gelişme daha yaşandı dün: Erdoğan, Türkiye’nin göçmen ambarı olmayacağını, Türkiye’ye “entegre” olamayan, yani bütünleşemeyen, bünyeye uyum sağlayamayan Suriyeli ve öteki göçmenlerin dönüşlerine yardımcı olacaklarını söyledi.
Erdoğan’ın nihayet, göçmen sorununun halk kitleleri arasında yarattığı sıkıntıyı görmeye başladığını açıklıyor bu sözler.
Bu, muhalefetin başarısıdır.
Muhalefetin en son, “sınır namustur” çıkışı, psikolojik bakımdan da cuk oturan bir çıkıştı.
**
Muhalefetin, “göçmenler gitsin, sınırlarımızı koruyalım” şeklinde özetlenebilecek politikası Erdoğan’ı köşeye sıkıştırdı. Çünkü Afgan göçünü, başlarda, “Savaşın vahşetinden kaçanlara kucak açmayalım mı” şeklinde bir argümana yaslıyordu. Şimdi ise, Taliban’la iyi ilişkiler kurma çabası, bu argümanı ortadan kaldırdı. Göçmenlerin geri gönderilmesi fikri iktidarı da kucaklamaya başladı.
Soru şu:
İktidar, gitgide güç yitirmesini, aktüalitenin göbeğine dinci laik çelişkisini oturtarak engelleyebilir mi ?
Sanmıyorum. Muhalefet de bu konuda uyanık zaten. Ama muhalif basının tümü için aynı şeyi söyleyemeyiz…
Taliban olayını göçmen sorununda odaklaştırmak en doğru yoldur bugün.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








