
YARDIM İSTEMEK FİTNE MİDİR ?
04 Agustos 2021 17:12:40
İlk gençlik yıllarımda Zonguldak ve çevresindeki ormanlarda, özellikle Yenice ormanlarında, orman köylüleri yaşardı.
Orman köylüleri, lâfta değil, gerçekte ormanın bir parçasıydılar. Ormandaki öteki canlılar gibi ormandan beslenir, öteki ihtiyaçları için yine ormana sığınırlardı: Kurumuş ağaçları keser satarlardı…Genelde, ormana, dağa bayıra en iyi uyum sağlayan hayvan olan keçi beslerlerdi.
Orman kolcularının ilk hedefi onlardı. Keçileri filizleri yiyor, kendileri ormanı kesiyor, tahrip ediyor diye itelenip kakalanırlardı durmadan. Oysa ormanların doğal döngüsüydü bu. Yaban keçileri de aynı şeyi yapmıyor muydu ?
Ormanın yasaları ise devletin yasaları arasında sıkışıp kalmışlardı.
Orman köylüleri, ormanın öteki canlıları gibi daha çok orman yasalarını tâbiydiler. Keyif için değil, ihtiyaç için avlanır, ağaç keser, bitki ve meyve toplarlardı.
Ağaca/ormana seslenen şöyle bir ağıtları da vardı:
Sen yurdun serveti
Ben yoksul köylü
Kessem bir türlü
Kesmesem bir türlü…
Orman köylülerini ormanlardan çıkartmak için çok uğraştıydı devlet. Yazarak-giderek köylülere destek olurduk. Çünkü ormandan başka yaşam alanları yoktu. Keçileri ile birlikte bir orman canlısıydı onlar…
Zamanla, çoğunu sürüp çıkarttılar ormanlardan.
Oysa, ormanları belki de kolculardan çok onlar korurdu. Ormanın bir köşesinden bir duman çıksa ilkten onlar koşturur, söndürürlerdi yangını. Orman yangını bir ev yangınıydı onlar için. Kaçak ağaç kesimlerine, kaçak avlanmalara da karşı çıkarlardı. Ormanın tüm canlıları onların dostuydu…
**
Orman yangınlarında ilk müdahalenin çok önemli olduğunu söyler bu işten anlayanlar. “Bir kıvılcım bozkuru tutuşturur” sözü, sosyo-politik bir gönderme değildir sadece, bir doğa gerçeğidir de.
Bir haftadır TV’lerde içim yanarak izlediğim yangın görüntüleri, orman köylülerini getirdi aklıma. Eğer onlar ormanlardan çıkartılmasaydı, belki de bu kadar büyük orman kaybımız olmayacaktı.
**
İlk müdahalenin önemi, son yangında da ortaya çıktı. İlk yangınlar dört noktada başladı. Elimizde 5 yangın uçağı olsaydı aynı anda tümüne ve sonrakilere anında müdahale edebilirdik.
Hiç uçağımız yoktu.
Bu yüzden yangınlara müdahale zamanında yapılamadı. Kiralık uçakların orman yapımıza ilişkin deneyimlerinin olmaması da işin çığırından çıkmasına neden oldu. Yangınların 8. günündeyiz hâlâ yanıyoruz ! Üstelik bir çok ülkenin desteğine rağmen…
İktidar bu gerçeği sindirip halktan özür dileyeceğine, tam tersine yapıyor, gerçekleri yazıp söyleyenleri fitnecilikle; yangınların söndürülmesi için dünyadan yardım isteyen aydınları, doğaseverleri, vatanseverleri Türkiye’nin itibarını zedelemekle suçluyor…
Oysa itibar denilen şeyin, aslında; uçaklar, saraylar, lüks otolar filan olmadığını da açığa çıkarttı orman yangınları !..
Orman yangınlarını söndürmek için tek uçağı bile olmayan bir ülkenin itibarı olabilir mi hiç !
Kimileri ısrarla Orman Bakanı Pakdemir’liyi suçluyor…Suçu sadece Pakdemirli’ye yıkmak, tek adam rejimini “zımnen” aklamak anlamına gelir. Türkiye’nin esas sorunu Pakdemirli’ler değil, onları o koltuklara oturtan tek adam rejimidir.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








