
TALİBAN VE TÜRKİYE
21 Temmuz 2021 22:48:27
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afganistan’ın büyük bir bölümünü eline geçiren Taliban’a görüşme çağrısı yaptı. Şöyle dedi:
“Türkiye’nin, onun (Taliban’ın) inancıyla ilgili ters bir yanı yok…”
Erdoğan bu çağrıyı yaparken, Türkiye’nin Afganistan’da taraf olduğunu da deklare etmiş oldu.
Cumhurbaşkanı, “onun inancıyla” derken neyi kastetti ?
Tartışılıyor, tepki de var.
Niçin ?
Çünkü Taliban, IŞİD benzeri şeriatçı bir örgüt, Palayla kafa kesme ritüeli (!) taliban’ın savaş menüsünde de var örneğin.
Türkiye Cumhuriyeti, bir İslam Cumhuriyeti değil; nüfusunun yüzde 90’ı Müslüman olan lâik bir Cumhuriyet.
Buradan bakıldığında Türkiye’nin Taliban’la hiçbir ortak yanı yok.
Esas sorun bu değil bence. Esas sorun. Türkiye’nin , Afganistan’daki stratejik önemi olan Kabil havalimanının işletmesine talip olması.
ABD askerini çekiyor, havalimanını birilerinin Taliban’dan koruması lâzım. ABD bu işi Türkiye yapsın diyor. Erdoğan da hay hay yapalım ama, bana diplomatik , lojistik ve mali destek ver diyor.
ABD ile anlaşma olur da Türkiye Kabil havalimanını koruma görevini üstlenirse ve Taliban, Türkiye’nin “görüşelim” çağrısına olumsuz yanıt verirse, Türk askeri vahşi bir terör “örgütü olan Taliban’la daha somut bir platformda karşı karşıya gelecek; sık sık başa sarılacak anlamsız bir savaşın içinde bulacak kendisini…
Peki niçin ?
Sadece Kabil havalimanını değil, merkezi yönetimi de “korumak” için !..
Bu noktada soru kendiliğinden çıkıyor ortaya:
Niçin koruyacağız onları ve ne hakla ?
Afganistan kağıt üzerinde de olsa bağımsız bir ülke. Orada, hangi sıfatla bulunurlarsa bulunsunlar yabancı askerlerin işi yok. Afgan halkı, nasıl yönetilmek istiyorsa buna kendisi karar vermelidir. Taliban istenmiyorsa, ona karşı direnmelidir. Ulusların kendi kaderleri tayin ilkesi evrensel bir ilkedir. Bu ilkeye herkes saygı duymalıdır.
Afganistan’da, Irak’ta, Suriye de Libya’da vb. ABD’nin, AB’nin, Rusya’nın ve güzelim ülkemizin ne işi var !
ABD’nin, AB’nin, Rusya’nın Irak’tan Suriye’ye ve Afganistan’a kadar her mazlum ülkenin iç işlerine burnunu sokması, işgal etmesi, ülkeleri bölmesi, bir bakıma anlaşılabilir bir durumdur. Çünkü onlar emperyal güç, uluslararası kırkharamiler ! Nerede stratejik önemde bir ülke var, nerede stratejik önemde bir kaynak var, bunlar, haramilikleri gereği oradalar !
Biz zaten kırkharamilerin sultası altındaki mazlum bir ülkeyiz. Buna rağmen hanidir, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da ABD’nin taşeronu konumundayız !
Şimdi ABD, Taliban’dan korktu askerini Afganistan’dan çekiyor. Bize ise yeni bir taşeronluk öneriyor.
Kabül etmemeliyiz ! Başka ulusların iç işlerine karışmamalıyız ! Savunma amacıyla yapılacak geçici sınır ihlalleri sözdışı hiçbir ulusun topraklarına girmemeliyiz ! Emperyal güçlerin taşeronu olmamalıyız ! Onlarla mücadele etmeliyiz ! Avrupa’nın mülteci kampı olmayı reddetmeli ve gereğini yapmalıyız !..
Bırakalım her ülke kendi sorunlarını kendileri çözsün !
Atatürk Türkiye’si öyle yapmamış mıydı ?
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








