
AH BULU AH !..
16 Temmuz 2021 23:16:27
Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Melih Bulu görevinden alındı. 6,5 ay evvel bir kararnameyle gelmişti, dün bir kararnameyle kapının önüne konuldu.
Şıpınişi !
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni eleştiriyoruz, ama yararlı yanları da yok mu ?
Alın Bulu’yu, alın Berat damadı, alın bir kararnameyle görevlerinden alınan Merkez Bankası Başkanlarını…Adam daha koltuğunu ısıtmadan geceyarısı kararnamesiyle kapı dışarı ediliyor…
Kimseden tık da çıkmıyor !
Gidene gelen bir buket beyaz çiçek veriyor, hepsi bu ! Gidenlerin içlerinde Cumhurbaşkanına şükranlarını sunanlar bile olmadı mı !
Bir kararnameyle gönderilenler için “haksızlığa uğradı” filan diyenler oldu, çünkü liyakâtlı bürokratlardı.
Bulu’ya kimse sahip çıkmadı ama…Çünkü yerinin adımı değildi, AKP’de pek tutunamamış, koltuk sahibi olamamış birisiydi. Boğaziçi Rektörlüğü onun için dünya cennetiydi !..
Peki tek örnek miydi bu tür ödüllendirilmelerde Bulu ?
Yok canım ! Balya balya paralarla adı anılmış bakara-makaracı da biryerlere büyükelçi yapılmamış mıydı ?
Ecevit’in TBMM’nden çıkarttığı çift pasaportlu bir türbanlı meselâ…
Bakanlar dahil tüm siyasetçi ve bürokratların geleceği ile gideceği iki dudak arasında ! İtiraz mercileri de yok üstelik…
**
Melih Bulu göreve getirildiği günlerde içimsıra orada çok kalamaz demiştim. Yazmış mıydım ayrıca, hatırlamıyorum.
Neye dayanıyordum bunları söylerken ?
Boğaziçi Üniversitesinin öğretim üyeleri ve öğrencileriyle başeğmez, demokrat, devrimci kimliğine…
1970’li yılların başlarında İstanbul’daki öğrenci eylemlerinin en önünde Boğaziçili’ler olurdu, bir de İTÜ’lüler… Ankara’da ODTÜ ve Siyasal’lılar, İstanbul’da onlar…O dönemde devrimci örgüt üyesi diye tutuklanıp cezaevlerine atılanlar içinde Boğaziçi’liler epeyceydi…Çoğunun hayatı karartılmıştı…
Boğaziçi niversitesi “zengin çocuklarının okulu” olarak bilinir. İçlerinde zengin çocukları da vardır, ama Boğaiçi’lilerin ortak özelliği parasal zenginlik değildir; zekâ ve kültür zenginliğidir. Bu anlamda seçkinliktir. Orası beyinsel kapasiteleri ortalamanın çok üzerindeki öğrencilere açık bir üniversitedir, en iyilere…
Boğaziçi bir demokrasi ve özgürlük kalesidir.
Bizim yüksek eğitim sistemimiz üniversite özerkliği ile çelişen maddelerle dolu. Örneğin bir Üniversiteye Rektör, YÖK’ün önerdiği üç aday arasında Cumhurbaşkanı tarafından seçiliyor.
Boğaziçililer, aday saptanmasında kendilerinin de söz sahibi olmalarını istiyorlar. Doğrusu da budur. Üniversite özerkse, kendi yöneticilerini de kendileri seçmelidir…
**
Beni bir merak aldı:
Bulu n”eolacak şimdi ?
AKP’den milletvekili aday adayı oldu, gerisi gelmedi. Belediye Başkanı adayı oldu seçilemedi. Nihayet bir koltuk sahibi oldu derken, 6,5 ayda şutlandı…
Yazık değil mi adama ! Akademik kariyeri zaten pek parlak değil. İntihal filan…
Ne yer ne içer bundan böyle ?
Tahmin edeyim:
Ona nasıl olsa bir kamu kuruluşunda yönetim kurulu üyeliği filan ayarlarlar, belki de iki ! 60-70 bin kâat filan…
Boğaiçi’lilere 6,5 ay dayanmanın bir ödülü olmamalı mı ?!
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








