
TUNALI HİLMİ’YE HAKSIZLIK…
12 Temmuz 2021 17:12:10
Geçen yıl Ereğli’ye heykelini diktiğimiz halkçı, Türkçü ve dilci bir siyaset adamı olan Tunalı Hilmi’nin birbirini tamamlayan iki önemli eseri vardır:
Murad (Temenni) ve Anayasa Tasarısı.
1902’de Cenevre’de Fransızca olarak yayınlanan ve tam adı Halk Hâkimiyeti risalesi ve Anayasa Tasarısı olan çalışmada Tunalı Hilmi, Osmanlı devlet yönetimi için yeni bir demokratik teşkilatlanma modeli getirir. Model, Meşruti monarşidir. Modelin içeriği, yönetimde halk hakimiyetini tesisi öngörür. Tasarıda padişahlık makamı, parlamenter demokrasilerde olduğu gibi, bir temsil ve onay makamı olarak ele alınır. Hatta, tahta çıkmak için padişahın anayasayı kabül etmesi şartı vardır. Tasarının konuya ilişkin 48. Maddesi şöyledir:
“Padişah olabilmek için ilk şart, anayasayı kabül ve ona riayeti etmektir. Tahta sırası gelen, daha doğrusu anayasayı kabül ve imza eden, getirilir ve tahta çıkışı tanınır.”
Tunalı Hilmi her alanda özgörlükçüdür.
Örneğin, tasarıda basın ve ifade özgürlüğünü düzenleyen 28. Madde şöyledir.
“Gerek basın, gerek bütün Osmanlılar düşüncelerini açıklamakta, yazmakta, toplantılar yapmakta, dernekler ve sendikalar kurmakta, grev yapmakta serbesttir.”
Tasarıda, devletin dini konusuna değinilmemekte, Osmanlı’daki tüm dinlere karşı eşit bir tavır takınılmaktadır.
Tasarının en ilginç maddelerinden birisi de, cinsiyet ayrımcılığını reddeden 42. Maddedir. Şöyledir o madde:
“Kadın, erkeğe eşittir ve özgürdür.”
Tunalı Hilmi, bu maddeye bir dipnot ekleyerek, eski bir özdeyişi anımsatır. Şöyledir o özdeyiş: “Erkek aslan aslandır da dişi aslan aslan değil midir ?”
Tasarının sosyal bir derinliği de vardır.
Bir örnek vereyim. Tasarının 29. Maddesi şöyledir:
“Her bölgede işçiler ile işverenler arasındaki anlaşmazlıkları karara bağlamak üzere bir İş Mahkemesi bulunur. İş Mahkemeleri bütün meslek bölümlerinde işçiler ve işverenler tarafından seçilen hâkimlerden oluşur. İşgünü 8 saattir. Kaza sigortası primleri işveren tarafından ödenir.”
Tümü 50 maddeden oluşan Tasarı 119 yıl öncesinden günümüze uzanan bir demokrasi tebliği gibidir.
**
Bunları öneren ve mücadelesini yapan örgürlükçü ve lâik bir aydının heykelini Ereğli’ye dikmekle iyi bir şey yaptık.
Ama, kötü bir şey de yaptık:
Genç bir tarihçi kardeşimizin kaleminden Tunalı Hilmi’yi içki düşmanı şeriatçı bir derneğin kurucusu ilan ettik !..
Daha askeri tıbbiyede okurken istibdata karşı gizli dernek kurup Jöntürk olan, okuldan atıldıktan sonra İsviçre’ye kaçan, orada bir yandan pedagoji eğitimi alırken öte yandan da hürriyet mücadelesini sürdüren, 31 Mart gerici ayaklanmasından (1909) sonra yurda dönen, iki yılı Ereğli’de olmak üzere çeşitli ilçelerde kaymakamlık yapan, son Meclis-i Mebusan’ına milletvekili seçilen, daha sonra 1920’de birinci TBMM’ne milletvekili olarak katılan, ikinci ve üçüncü dönemlerde Zonguldak milletvekilliği yapan, kurtuluş savaşı yıllarında Düzce ve Bolu’da başgösteren dinci/padişahçı isyanın bastırılmasında aktif rol oynayan, Zonguldak ve Ereğli’nin düşman işgalinden kurtulması için çaba harcayan, kararlı bir kadın ve işçi hakları savunucusunu !
Bunu içime sindiremiyorum.
Anılan kardeşimize iki kez seslendim, belge istedim, yoksa Tunalı’dan özür dile dedim.
Ses çıkmadı. Çıktıysa eğer, benim haberim olmadı.
Bu iddia, kimselerin okumadığı bir gazetede filan yayınlansa neyse. Ereğli Belediyesinin son bastırdığı tebliğler kitabında yeraldı ve İngilizce’ye de çevrildi !
Son olarak şunu söyleyeceğim:
Kişisel ideolojik eğilimlerini tarihsel kişilere atfetmeye çalışmak en hafif deyimiyle, etik değildir. Tarihçi belgeyle konuşur !
**
Not: taslağın Türkçe çevirisi Sacit Sonel’indir.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.









