
EREĞLİ…
04 Temmuz 2021 16:46:41
Mübadeleden (1923) önce Ereğli’de ticaret yaşamına Rumlar egemendi.
Mübadelen sonra, zaman içinde, Türk kökenli “tüccar-ağa”lar, terminolojik bir ayrımla tefeci-tüccarlar egemen oldu.
Bu dönem, 1923-1965 arasında kesintisiz olarak sürdü. Bunlar sosyal ve siyasal yaşama da egemendi.
Tefeci-tüccarları diğer tüccarlardan ayıran, kırsal kesimle sıkı ilişkiler içinde olmalarıydı. Köylüler, değişik şekillerde borçlandırılıyor; borç, zaman içinde değerinin çok altındaki çeşitli ürünlerle (tahıl,av derisi,baklagiller) şeklinde ödeniyordu. Aradaki fark, genelde “akar”(gayrımenkul) şeklinde değerlendiriliyordu.
Ticaret sermayesi normalde sanayi sermayesinin altyapısını oluşturur. Tüccar-ağalar tutucuydu, bu yüzden karlarını gayrımenkule yatırıyordu…
Erdemir’in yapımı ve işletmeye açılmasıyla Ereğli yeni bir sosyal düzene evrildi; yarı-feodal dönemin sosyal münasebetlerinin yerini, zaman içinde, çağdaş-modern ilişkiler almaya başladı. Bu şekilde tüccar-ağalar, ekonomik, sosyal ve siyasal alanlardan çekildi, yerini yeni yetişen ticaret burjuvazisi aldı.
Ama, onların elde ettiği birikimler de, bir önceki dönemde olduğu gibi, büyük ölçüde gayrımenkule aktı. Tüccar kökenli ve lüks tüketime teşne yeni bir zengin tipi doğdu.
Sosyal ve siyasal yaşama bu kez bunlar egemen oldu.
Yerli sanayi yatırımları, Erdemir’in ürettiği ürünleri işleyen atölye imalatçılığı düzeyinde kaldı. Kesme-dilme, boru-profil ve konut ara girdileri gibi… Çimento fabrikası dahil…
Bir ara parlak çıkış yapan tersanecilik rekabete yenik düşerek silindi.
**
Denilebilir ki, Ereğli’de, ticari birikimlerini sanayi sermayesine dönüştürecek, istihdam yaratacak müteşebbisler yok.
Rantiyecilik ve aracılık fonksiyonları hala revaşta.
Şu anki durum şöyle:
Devlet Ereğli’ye yatırım yapmıyor. Özel sektör de yapmıyor. İçerdeki birikimlerini sanayiye kanalize edecek bilince sahip girişimcilere de sahip değil kent.
Bu yüzden artan nüfusun yolaçtığı yeni işgücünü emebilecek yeni sanayi kuruluşları ortaya çıkmıyor.
Bunun doğal sonucu olarak işsizlik artıyor, halk görece yoksullaşıyor. Gitgide artan emekli ve işsiz nüfusu, Ereğli’nin toplam nüfusu içinde önemli bir orana (1/3) yükseldi.
Ereğli, ortalama gelir düzeyi skalasında hâlâ görece olarak “iyice” bir yerde olmasını Erdemir’e borçlu.
Ancak, Erdemir çalışanları ile ailelerinin genel nüfus içindeki payı, zaman içinde 1/8’e düştü.Bu aynı zamanda, onların dışında kalan sosyal kesimlerin yaşam standartlarının da gitgide düştüğü anlamına geliyor.
**
Sonuç:
Ereğli, nicedir yoksullaşma süreci içinde. Kent yeni yatırımlara sahne olmazsa, kaçınılmaz olarak göç vermeye başlayacak, veriyor da zaten.
50 yıl önce toplam nüfusunun üç katı göç alan Ereğli’nin bugün toplam nüfusunun altıda biri (işsizler) göçme modunda…
Kenti yönetenler yoksullaşmayı kısmen önlemek için epeydir turizm arayışında. İçinde marina ile çeşitli sosyal tesisleri barındıracak Yeni Sahil Projesi bunun güzel bir örneği…
Şu var ki projelerin yaşama geçmesi için gereken finansal imkanlar belediye bütçesini aşıyor. Bu yüzden projenin yaşama geçmesi için devletin el uzatması gerekiyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yerel seçim öncesi kendisini “Ereğli milletvekili” ilan etmişti.
Bunu göstermenin zamanı gelmedi mi ?..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








