
LÂLE DEVRİ BENZETMESİ…
22 Haziran 2021 16:53:11
Muhalefet sözcüleri, zaman zaman, yaşadığımız dönemi Lâle Devri’ne benzeten açıklamalar yapıyorlar.
Doğru mu bu ?
Lâle Devri’ni sadece saray ve çevresinin, özellikle de yeni yetme yalaka burjuvazi’nin şatafat ve savurganlık dönemi olarak algılarsanız, doğru.
Yok, Lâle Devri’ni yüzü Batı’ya dönük reformist bir dönem olarak algılarsanız, yanlış.
1718-1730 yılları arasında yaşanan bu kısa döneminin iki yüzü var:
Birisi, yenilikçi/reformist yüzü. Bakın neler yapıldı bu kısacık dönemde:
Orduda yeniliklere girişildi. Devlet kadroları daraltıldı.
İstanbul’un imarına girişildi.
Haliç’in ıslahı için çalışmalar yapıldı.
Ticarettin gelişmesi, ihracatın artması için çaba gösterildi: Çinicilik, çuha ve kumaş fabrikaları açıldı.
Yalova’da kağıt fabrikası kuruldu. Osmanlı’nın ilk basımevi açıldı.
İstanbul’da ilk itfaiye teşkilatı kuruldu.
Batı’dan ve Doğu’dan önemli bilimsel yapıtlar Türkçeye/Osmanlıcaya çevrildi.
Bilginler, sanatçılar, şairler devletten geniş destek görmeye başladı.
Dış politikada dostluk teması öne çıktı. İngiltere, Fransa ve Felemenk’le diplomatik ilişkiler kuruldu.
Özetle, Osmanlı, batı’daki burjuva-demokratik devrimci akımlara bu dönemde eni-konu yüzünü döndü.
Hareketin başında Nevşehir’li Damat İbrahim Paşa vardı.
Devrin öteki yüzü, halkın daha da yoksullaşmasına yol açan yeni vergiler konulması, saray ve çevresi ile yeniyetme Osmanlı burjuvazisinin şatafat ve aşırı savurganlığı idi.
Renkli saray yaşamından hoşlanan bir padişah olan III. Ahmet için Kağıthanede inşaa edilen Sâdâbat Kasrı, devrin savurgan yüzünün simgesiydi. Bu devre damgasını basan bir başka özellik de, Kağıthane deresi ve Haliç çevresinde lâle bahçeleri kurulmasıydı.
Halkın gitgide yoksullaşması, İran’la yapılan savaşlar, yeni vergilere gösterilen tepkiler, aşiretlerin Anadolu’ya iskan edilememesi, yoğunlaşan haydutluk olayları ile devir, dinci Patrona Ayaklanması ile kapandı.
**
Başa sarıyorum…
Yaşadığımız dönemi Lâle Devri’ne benzetmek gerçekçi bir yaklaşım mıdır ?
Lâle Devri’nin burjuva-demokratik reformlarını bir yana koyacak olursak, öyledir.
Bunun altını, Lâle Devrine tek gözle bakmanın yanlışlığını belirtmek için çiziyorum.
Şu sorulabilir belki:
Batı’ya yüz dönmek de gericilik değil miydi özünde ?
Değildi. Batı burjuvazisi henüz, soylular ile ruhban ittifakının feodalizmine karşı halkına birlikte mücadele halindeydi, henüz iktidara bile gelmemişti. Batı’nın devrimci akımlarına koşut yeniliklere girişmek, tutuculuk değil, ilericilikti.
**
Yaşadığımız devir, Lâle Devri’nin savurgan yüzüne rahmet okutan bir devirdir bence. Öteki yüzüne zaten sahip değiller…
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








