
DEFNE
07 Mayis 2021 11:16:39
Defne (Laurus nobilis), kışın yapraklarını dökmeyen bir ağaç/ağaççık türü.
Anavatanı Akdeniz bölgesi, ama dünyanın bir çok yerinde yetişebiliyor.
Türkiye’de yaygın olarak görüldüğü bölgeler başta Akdeniz, olmak üzere Ege ve Akdeniz’in kıyı kesimleri…
Defne, çok yararlı bir ağaç. Yaprakları yüzde 2 oranında hoş kokulu uçucu yağlar içeriyor.
Defne yaprakları, başta balık olmak üzere çeşitli yiyeceklerde baharat olarak kullanılıyor.
Geleneksel sofra kültürünün olmazsa olmazı…(Şu sıralar marketlerde poşet içinde satılmaya başlandı.)
İçki literatüründe de adı var: Bazı likörlere katılıyor…
Eski çağlardan beri kullanılan bir ilaç da:
Yaprakları sindirime yardımcı oluyor. Ter atıyor ve idrar söktürüyor. Antiseptik özelliği var. Romatizma tedavisinde de kullanılıyor.
Meyvelerinden elde edilen yağ, deri hastalıklarında etkili. Defne yağından yapılan sabunlar saç dökülmesini önlüyor…
Bir zafer simgesi ayrıca:
Eski Yunan’da şampiyonların, kahramanların başlarına konulan çelenkler defne dalı ve yapraklarından oluşuyordu.
Defne, özgür bir ağaç. Dağlarda çoğalıyor…
Romantik yazarların, şairlerin çevrecilerin dilinden düşürmedikleri “zümrüt gibi dağlar”ın renk armonisinde o da var.
Kara, yağmura, fırtınalara metelik vermeyen bir mücadele simgesi de ayrıca.
Benim de çok sevdiğim ağaç. Yeni Ufuk’u yayınlayan şirketimizin adı Defne’dir örneğin. Zehra ile bir kızımız olsaydı, adını Defne koyacaktık, olmadı.
Sabırlı olun lütfen, sadede geliyorum:
**
Defne, bir ihraç ürünü de, 56 ülkeye ihraç ediliyor. Ton fiyatı, 9-10 bin lira arasında değişiyor…
Peki doğadan kim topluyor, kim nasıl satıyor bunları ?
Burası biraz karışık. Devlet, önceleri, defne yapraklarının dolaşıma sokulması sürecinde orman köylülerine öncelik tanımış. Orman İşletmeleri köylülerin topladıkları yaprakları satın alıyormuş.
Ancak iş zamanla yozlaşmış olmalı ki bu kez yaprakların toplanması işi ihaleyle kişi ve şirketlere verilmeye başlanmış. Olan da o zaman olmuş !
Kapitalist açgözlülük, vahşi bencillik, defne ağaçlarının hoyratça kesilmesi ve köklerinden sökülmesi gibi olayları beraberinde taşımış.
Yeni Ufuk’ta okudum:
Defne yaprağı toplama ihalelerini alan müteahhitler genellikle, ucuz emek olarak göçmen işçileri kullanıyorlarmış.
Göçmen işçilere hangi kıstaslara göre para ödeniyor, öğrenemedim:
Gündelik mi, saat başı mı, çuval başı mı ?
Sigortaları var mı ayrıca ?
Devlet, örneğin en son Zonguldak ve ilçelerinde defne yaprağı toplanması işini hangi tarihte, tonu kaç liradan ihaleye çıkartmış ve ihaleyi kim/kimler almış ? Soruların yanıtına ulaşamadım.
İlgililer bu soruların yanıtlarını bana ulaştırırlarsa sevinirim ve aynen yayınlarım. Bu konudaki spekülasyonların şeffaflaşmasına yardımcı olur bu.
Son zamanlardaki bir olumsuz gelişme de, çoğu Afganlı göçmen emekçilerin tapulu arazilerdeki defneleri de kestikleri, kökünden söktükleri şeklinde…
Herhalde üç-beş kuruş fazla kazanmak için yapıyorlar bunu…
Onların suçu yok. Örneğin ödeme çuval başı veya kilo başına yapılıyorsa, daha çok üretim için bu yola başvurabilirler.
Zaten daha fazla para kazanmak için başkalarına zarar vermek, kapitalist ahlakın doğasında vardır.
**
Bütün bunlardan da anlaşılıyor ki, Defne yaprağı toplama ve satma işinin yeni bir düzenlemeye ve sıkı bir denetime ihtiyacı var.
Ama ben umutlu değilim. Kurulu düzen insana ve doğaya öylesine yabancılaştı ki, bir-iki iyiniyetli bürokratın altından kalkacağı iş değil bu. Siyasetçileri hiç sormayın !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








