
İYİ PARTİ YOLAYRIMINDA
12 Mart 2021 00:27:58
MHP kökenli radikal milliyetçi hareket iki parçaya bölündü.
Örgütsel düzeyde parçalardan birisini MHP, ötekini de İyi Parti temsil ediyor. Gerçi başka milliyetçi partileriimiz de yok değil, ama MHP ve İyi Parti belli-başlı çekim merkezleri durumunda…
MHP ile İyi Partinin arasındaki düşünsel farklılıkların neler olduğu bugüne kadar net şekilde açıklanmış değil.
Çünkü ayrışma, ideolojik olmaktan çok, MHP ile İyi Parti’nin iktidar-muhalefet saflaşmasında zıt kutuplarda yer almalarından kaynaklanıyor.
Yani, güncel siyasetle ilgili bir saflaşma bu. İdeolojik derinliği yok.
MHP, İslamcı/muhafazakar AKP’yi destekliyor, iktidarın küçük ortağı konumunda; İyi Parti muhalif cephe içinde, CHP ile el-ele.
Birisi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni (CBHS) savunuyor, öteki “Güçlendirilmiş parlamenter Sistemin’den (GPS) yana…
İkisi arasındaki ayrışma siyaset pratiği ile ilgili kısaca…
MHP-İyi Parti çekişmesi son günlerde iyice sertleşerek zehirli bir polemik dili de yarattı. O kadar ki, iş, cinsel çağrışımlar kadar boyutlandı.
“Fosforlu Cevriye”den gönderme yapılan “Fosforlu Meral” gibi… Burada bir parantez açacağım:
(Fosforlu Cevriye, Suat Derviş’in aynı isimdeki romanının ana karakteridir. “Hayat kadını” değildir, başı dik, eli sopalı bir mahalle kadınıdır. Fosforlu Cevriye, filim de yapılmıştı. Cevriye’yi de, aklımda kaldığına göre, Neriman Köksal oynamıştı…
Akşener’e “Fosforlu” göndermesi yapanların, anlaşılıyor ki, beyinlerindeki fosfor tükenmiş durumda ! Milliyetçi geçiniyorlar ama, Türk edebiyatından bile haberleri yok…)
Aslında ben bugün, milliyetçi partiler arasındaki güncel çekişmeleri değil, Türk milliyetçi hareketinin nereden nereye geldiğini anlatmak için almıştım elime kalemi. Ama, nereden nereyenin örneklemesi de gerekiyordu. Kıyaslama için zorunluydu bu…
**
Makarayı azıcık geriye saracağım:
Türk milliyetçi hareketinin şöyle böyle 200 yıllık bir geçmişi var. 1800’lü yılların ilkinci çeyreğinde Tanzimat Batıcılığı ile başlar, giderek 2. Meşrutiyetin ilanı ile sonuçlanacak olan vatansever bir harekete dönüşür/derinleşir. En mükemmel formunu ise cumhuriyet devriminde bulur. Namık Kemal, Ziya Paşa vatanseverliği, Cumhuriyet devriminin fikri mayasını oluşturur.
“Atatürk milliyetçiliği” şeklinde de anılan cumhuriyet milliyetçiliği radikal/ırkçı değildir. Milletçidir/millicidir.
MHP’nin temsil ettiği milliyetçi hareket ise, radikaldir/ırkçıdır, Türkçüdür, Turancıdır.
Peki bu akım köklerini nerede buluyor ?
Osmanlı aydınlarının imparatorluğun çöküş döneminde, II.Abdulhamit’in çöküşten kurtulmak için ortaya attığı “islam birliği”(Panislamizm) formülünün antitezi olarak ortaya attıkları “Türklerin Birliği”nde veya Pantürkizm’de…
**
Yakın tarihimize bakıyorum…
Radikal-Türkçü milliyetçiliğin gelişip serpilmesi ve örgütlenmesi 1960’tan sonra Önderliğini de, 27 Mayıs darbesinin Milli Birlik Komitesi üyesi iken daha sonra 13 arkadaşı ile birlikte tasfiye edilen Alparslan Türkeş yapıyor. (Yakın siyaset tarihinde bu tasfiye hareketi, “14’ler Olayı” şeklinde anılır.)
Türkeş’in sonradan katılıp süreç içinde Genel Başkanlığa getirildiği Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi 1969’da adını Milliyetçi Hareket Partisi olarak değiştirir, genel başkanlığa da Türkeş getirilir.
Türkeş’in hazırladığı parti programında yeni bir devlet düzeni kurulması öngörülüyordu. 9 Işık Yolu ya da Ülkücü Yol olarak anılan temel ilkeler; milliyetçilik, ülkücülük, ahlakçılık, ilimcilik, toplumculuk, köycülük, hürriyetçilik, sahsiyetçilik, halkçılık, endüstricilik ve teknikçilik idi. Parti, karma ekonomiyi savunuyordu.
Anti-emperyalistti… 1961 anayasasının tümüyle değiştirilerek Başkanlık Sistemi kurulması, partinin ana hedefiydi.
Burada bir parantez daha açacağım:
(AKP ile MHP’nin, 1961 anayasasını tümüyle değiştirme ve Başkanlık sistemini sürdürme vizyonu, MHP’nin ilk program hedefinin aynısı değil mi ?)
Gelelim günümüze…
Soru şu:
Türkeş’in mirasçısı hangisi ? MHP mi, İyi Parti mi ?
Kuşku yok ki MHP.
Çünkü Akşener, MHP’nin ilk programında da yeralan Başkanlık gibi otoriter bir anlayışa karşı parlamentarizmi savunuyor.
Bu şekilde MHP’ye kıyasla daha demokratik bir profil veriyor.
İyi Parti’nin oylarının MHP’yi geçmesinde bu faktör önemli bir yer tutuyor.
Tabii başka etkenler de var. İktidara açık destek gibi…
**
Özetlersek:
MHP hala radikal-Türkçü milliyetçiliği savunuyor.
İyi Parti’nin milliyetçilik anlayışı ise daha demokratik, Atatürk milliyetçiliğine daha daha yakın bir görüntü veriyor.
(Akşener’in en son Uygur Türklerine Çin’de baskı yapıldığı iddiasıyla MHP’yi suskunlukla sıkıştırması, radikal/ırkçı bir çıkıştan çok, politik bir tuzaktı bence.)
Şöyle düşünüyorum:
Turancılık da diyebileceğimiz radikal-Türkçü milliyetçilik, ideolojik bir akım olarak zayıflamaya başladı. MHP’nin oylarının düşmesindeki temel etken sadece AKP’ye destek olması değil, bu da var.
Zaten radikal milliyetçi akımlar tüm dünyada gitgide marjinalleşiyor.
Bahçeli’nin ısrarla Akşener’in üzerine gitmesinin bir nedeni de bu bence. Kitleselleşmeyi Akşener’e kaptırmanın öfkesi !..
Akşener’in en büyük sorunu ise, zaman zaman MHP ile radikal milliyetçi kulvarda da aşık atmaya çalışması !
Akşener, milliyetçilik anlayışını yeniden yorumlamazsa, aslar hep MHP’nin elinde olacaktır.
İyi Parti yol ayrımında…
Diyoruz ki HDP PKK’dan yakasını sıyırsın.
İyi Parti için temennimiz de ırkçılıktan yakasını tümüyle sıyırmasıdır.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








