
KİMİN DEMOKRASİSİ ?
05 Subat 2021 13:13:06
İlkel komünal toplumlarda sömürü yoktu, kimse kimsenin emeğini sömürmüyordu. Çünkü henüz sosyal sınıflar doğmamıştı.
Sömürü, bir sonraki toplumsal biçim olan köleci toplumda ortaya çıktı. Sınıfsal kutuplaşma köle sahipleri ile köleler şeklindeydi. Sistem, köle emeğinin sömürüsüne dayanıyordu. Köleler yurttaş değildi, pazarlarda koyun gibi alınıp satılabiliyordu.
Bir sonraki feodal toplum biçiminde kölelik uzun mücadeleler sonucu kaldırıldı.
Toplumsal kutuplaşma bu kez, soylular ile serfler (toprağa bağlı köylüler) arasındaki kutuplaşma haline geldi. Sistem, serf sömürüsüne dayalıydı.
(Osmanlı’da serflere reaya deniliyordu.)
Bir sonraki toplumsal biçim olan kapitalizmde ise kutuplaşma, emek-sermaye kutuplaşması şeklindeydi. Sistem, emeğin/emekçilerin sömürüsüne dayanıyordu…
(Ara sınıflar, toplam sömürüden (hasıladan) kaptıkları paya göre emekçilere veya sermayedarlara yaklaşıyorlardı. Bunlara küçükburjuvazi deniliyordu.)
Kapitalizm, başlarda özgürlükçüydü.
Adaleti ve eşitliği savunuyordu. Köylüleri toprağa bağlayan düzene karşı çıkıyorlardı. Çünkü sanayileşme başlamıştı ve fabrikalarda özgür emekçilere ihtiyacı vardı. Bu nedenle toprağa bağlı emekçilerin özgürlüğünü savunuyorlardı.
Sermaye hareketinin sloganı, hürriyet-eşitlik-adalet’ti. Sermaye sınıfına burjuvazi deniliyordu.
Bunlar, Batı’da devrimlerle iktidara geldiler. 17 ve 18.yüzyıllarda… Sırtlarını özgürlük isteyen emekçilere yaslamışlardı.
Geldiler, kendi düzenlerini kurdular. Bu kez toplumsal kutuplaşma, sermaye sahipleri ile emekçiler (işçi ve köy emekçileri) arasındaki çelişkiye dönüştü. Soyluların süngüsü düştü.
Kapitalizm başlarda serbest rekabetçiydi. Serbest rekabet, giderek tekelleşmeye yolaçtı.
Kimi ülkelerde kapitalizm hızlı, kimilerinde ağır gelişti. Bu eşitsiz gelişme, dünya dengelerini değiştirdi.
Bu kez dünyanın yeni dengelere göre yeniden paylaşılması gündeme geldi. Bu paylaşım (dünya) savaşlarını doğurdu. 1. Ve 2. Dünya Savaşları bu yüzden çıktı. Savaştan galip ayrılanlar, güçleri oranında yeni sömürgeler elde ettiler. Savaştan yenik çıkan örneğin Osmanlı, büyük oranda paylaşıldı, tabela devlete dönüştü.
Sermaye tekelleşmiş, dünya iki kez yeniden paylaşılmış, kimi devletler bölünmüş, kimileri yokolmuştu…
Şöyle böyle 100 yıldır kapitalizmin tekelci dönemini yaşıyoruz.
Buna, neoliberalizm deniliyor. Bir başka deyişle vahşi kapitalizm.
Neoliberalizm, yeni sömürgeciliğin öteki adırır da.
Bir-iki sosyalist ülke dışında dünya halen bu sistemle yönetiliyor.
Her bir ülkede sınıfsal kutuplaşma, emek-sermaye şeklinde. Sistem sanayi ve tarım emekçilerinin sömürüsüne dayanıyor…
**
Demokrasiye geliyorum…
Demokrasi, sözcük olarak, kapitalizmden önce de vardı. Örneğin antik Yunan’da… Yaygın bir tanımla halk yönetimi anlamına geliyordu.
Yunan demokrasininde, yöneticileri halk seçiyordu ama, kadınlar ve köleler yurttaş/halk değildi !
Bu yüzden sözcük en gelişmiş şeklini kapitalizmde buldu.
Kapitalizm, demokrattı.
Ama, sandıktan egemenler çıkıyordu hep. Bir illüzyondu sandık !
Şimdi de öyle.
Siyasal yaşam gerçi iktidar-muhalefet diye iki parça. Kimisi sağcı kimisi solcu. Ama, sistem, sermayeyi hep iktidarda tutacak şekilde kurgulanmış durumda. Sandıktan solcular da çıksa, kapitalizm yerinde kalıyor.
Olsa olsa sosyal paylaşımda ufak tefek iyileştirmeler olabiliyor.
Gelişmiş ülkeler ile gerikalmış ülkelerde demokrasi şekli farklılaşabiliyor; oralarda halkın yönetsel iradesi daha çok duyumsanıyor. Ancak oralarda da demokrasinin sınıfsal içeriği değişmiyor.
Güzelim ülkemiz demokrasiye ilk adımını 2.Meşrutiyetle atmıştı.
En büyük adımını ise, Cumhuriyetle attı. Türkiye, Cumhuriyetle hem milli bağımsızlığına kavuştu ve hem de feodal artıkları mümkün olduğu kadar temizlendi.
Gelgelelim devrim yarım kaldı.
Bugüne bakıyoruz…
Türkiye’de hala serbest seçimler var, bu anlamda demokrasi var. Ama, biçimsel ve yapay bir demokrasi bu. Çünkü sandıklardan halkın iradesi değil, ekonomiye ve siyasete hükmedenlerin iradesi çıkıyor hep.
Demokrasi de onların demokrasisi oluyor bu yüzden.
Yok öyle olmasu, demokrasi isteyen öğrenciler “terörist” ilan edilebilir miydi ?
Son söz: Kapitalizm varoldukça, demokrasi kavramı da bir illüzyon olmaktan kurtulamayacaktır.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








