
OLMAK YA DA OLMAMAK SÜRECİ…
29 Ocak 2021 19:42:51
MHP artık Erdoğan’a yetmiyor. Erdoğan’ın Cumhur İttifakı’nın zeminini genişletmek için arayışlara girmesinin nedeni bu…
Erdoğan’ın ilk kapısını tıklattığı partinin Milli Görüş’çü SP olması doğal. Çünkü Erdoğan da, Milli Görüş çıkışlı bir siyasetçi. Gerçi AKP ile 2002’de iktidara gelmesinden bir yıl sonra Milli Görüş gömleğini çıkarttığını söylemiş ve Menderes’in DP’sinin izleyicisi olduklarını ilan etmişti.
Ama, siyasette dün yoktur, bugün vardır. Burjuva politikacılığının temel ilkesi, ilkesizliktir öte yandan. Hatıralarla politika yapılmaz ! Burjuva siyasetçiliği çıkarlar üzerine kuruludur. Çıkarlar’sa oynaktır!..
Bugünkü gazetelerde şöyle bir haber vardı: “Saadet Partisi’nin Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Oğuzhan Asiltürk, Cumhurbaşkanının İstanbul Sözleşmesi’ni kaldıracağını açıkladı.”
Al gülüm ver gülüm’dür bu:
Destek istiyorsan karşılığında bir şey vermen gerekir. İstanbul Sözleşme’ni vermiş…
Milli Görüşcülere bundan daha değerli bir hediye olamazdı zaten…
Milli Görüş’ün patenti Necmeddin Erbakan’a aittir.
Erbakan’ın Milli Görüş’ü, dinin (islamın) toplumsal yaşamı düzenlemesini öngörüyordu. Hareket, yabancılarla iç-içe geçmiş İstanbul burjuvazisine karşıydı. Onun yerine ekonominin ve siyasetin küçük ve ortak ölçekli Anadolu sermayesinin/sermayedarlarının yönetmesini istiyordu. Yabancı sermayeye, bu arada AB’ye, serbest piyasa ekonomisine ve faize karşıydı. Ekonomide devlet müdahaleciliğini savunuyordu…
Milli Görüş bugüne kadar üç partide temsil edildi: Milli Nizam Partisi (1971’de laiklik karşıtı olduğu gerekçesiyle kapatıldı). Mlili Selamet Partisi ( aynı gerekçeyle 1981’de kapatıldı). Saadet Partisi varlığını koruyor. Milli Görüş çıkışlı AKP yan çizdi…
AKP şimdi başa sarıyor. Dün’ü bugün’e getirmeye çalışıyor. “Eski dostlar düşman olmaz" modunda.
Tutar mı ?
Sanıyorum şöyle düşünüyor:
SP’yi kafakola alamasam bile en azından bölerim…
Ziyaretler bunun ilk işaretlerini vermeye başladı. Yaşlı politikacılar konuşkan olur. Asiltürk de ziyaret sonrası konuşmaya başladı. İlkten, “İttifak konusunu gündeme getirirsem bölünme olur” dedi, bölünmeye çanak tuttu. Peşinden de Erdoğan’dan ne aldığını açıkladı: İstanbul Sözleşmesi !
Peki bunlar niçin ?
SP’nin yüzde 1-2 arasında oynayan oyu için !
Erdoğan’ın buna bile ihtiyacı var…
Hesap şu:
SP’yi tümüyle safıma çekemezsem en azından böler, yarısını alırım. Bu da ortalama 1 puan yapar…
Sırada muhafazakar Kürt oyları var.
Ancak, Bahçeli’nin, “HDP kapatılsın”diye tutturması Erdoğan’ın hesaplarını bozuyor…
Şöyle bir şey de olabilir ama:
HDP kapatılır, muhafazakar Kürtler ayrı bir partide örgütlenir. Seçimde Cumhur İttifakı’nı destekler…
Erdoğan’ın, seçim sonrası yeni bir muhalefetle karşılaşılacağını söyleyip durmasının bir nüansı da bu olabilir…
Şöyle bağlayacağım:
Siyaset de, tıpkı ekonomi gibi, kaotik bir sürece giriyor…
Bu süreçte yeni partilerin kurulması, partilerin bölünmesi, İttifakların yapısında değişiklikler olması, siyaset dilinin iyice lümpenleşmesi, akılalmaz tezgahlar kurulması sözkonusu olabilir.
Çünkü iktidardakiler için “olmak ya da olmamak” seçimi olacaktır gelecek seçim…
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








