
BİLİM ve TOPLUMSAL GERÇEKLER…
19 Kasim 2020 09:23:46
İlkten şu haberi okuyalım:
"Dahiliye uzmanı Dr. Önder Akkaya, “Covid-19 virüsünün neden olduğu pandemiyle tüm dünyanın kritik süreçten geçtiği bu dönemde, yeni oluşabilecek bir inflvenza (grip) pandemisi süreci daha da zorlaştırma potansiyeline sahiptir. Bu sebeple influenza aşısının sezon boyunca uygulanması tavsiye edilir. Özellikle riskli gruplar mutlaka influenza aşısı yaptırmalı” dedi.
Bu haber, grip aşısının henüz sipariş aşamasında olduğu bir zamanda yayınlansa, eh, çok değil gerçi, ama bir nebze de olsa bir kıymet-i harbiyesi olurdu.
Oysa bu haber 18 Kasım 2020 Çarşamba günü yayınlandı.
Sağlık Bakanlığımızın grip aşısının defterini dürmesinin üzerinde nerdeyse bir ay geçtiği şu günlerde !.
Biliminsanımızın bundan haberi yok mu ? Bu haberi “koyan” yazımüdürünün ?
Toplumsal gerçeklerle zerre kadar ilintisi olmayan bu tür soyut Korona haberleriyle dolu gazetelerimiz.
Sözgelimi Korona-bağışıklık sistemi arasındaki münasebetin altını çizen ve bağışıklık sistemini nelerin güçleneceğini sıralayan biliminsanlarımızın uyarıları gibi !..
Ahalinin çoğunun cebinde pazara gidecek, ekmek alacak para yok, bu uzun listelerdeki paralı-seçkin yiyecek içeceği nasıl alacak peki ?
Bunu düşünen yok.
Şu söylenebilir:
Ben bilimciyim, bilimsel gerçekleri açıklarım. Siyasetçi, toplum bilimci değilim.
Oysa olmalılar !
İnsanlar parasını verdikleri halde grip aşısına ulaşamadığı koşullarda, “sezon boyunca grip aşısı olun” tavsiyesinde bulunmak boş konuşmaktır. Hele hele gripten “influenza” diye sözetmek !
Gazete okurları tıp öğrencisi değil kardeşim !
Tıbbi tavsiyelerini toplumsal gerçeklerin perspektifinden süzen biliminsanlarımız yok mu peki ? Tek tük ! Örneğin, kelle-paçacı diye ti’ye alınan ,Prof. Karatay ! Bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için kelle-paça yiyin diyor. Halkın ulaşabileceği tavsiyelerde bulunuyor. Bilimsel gevezelik yapmıyor ; hayatın gerçekleri karşısında çok şey ifade etmeyen tavsiyelerde bulunmuyor, soruna empatiyle yaklaşıyor, bu anlamda sosyalleşiyor…
Halkın hangi koşullarda yaşadığını, bilinç düzeyinin ne olduğunu biliyor…
Bilim, toplumsal gerçeklerle örtüşmediği sürece elbette bilim olmaktan çıkmaz, ama soyutlaşır, insan yaşamını dokunamaz hale gelir. Kitabileşir…
Oysa tıp bilim de insan için değil midir ?
Biliminsanlarımız; diliyle, verdikleri tavsiyelerle toplumsallaşmak zorundadırlar. Yaşamın ve ülkenin gerçeklerini dikkate almayan biliminsanları, deyim yerinde ise, açığa düşer.
Hatta ben, biliminsanlarının, zaman zaman da olsa, politize olmalarını isterim ve savunurum. Çünkü aydın olmanın, ülkeye ve halka yararlı olmanın yolu budur ! Bilimi toplumsal gerçeklerle buluşturmaktır…Bunun için mücadele etmektir…
Siyaset üretimine katılmayan bir biliminsanı aydın değildir, biliminsanıdır.
Türkiye’nin oysa halkın yaşam koşullarını özümsemiş, bilim ile bunları örtüştürme yeteneğine sahip, gerektiğinde koşulların değişmesi mücadelesine katılacak aydın biliminsanlarına ihtiyacı var.
Piyasada grip aşısı bulmak olanaksızken, ahaliye “influenza” aşısı olun çağrısı yapmak, boş konuşmaktır !..
Tıpkı, millet Korona’dan fizyolojik sefaletten kırılırken, hangi besin, vitamin ve karışımların nerelerin sarkmasını engellediğini saatlerde TV’lerde anlatmak gibi ! Toplumsal gerçekleri ıskalamak değildir bu sadece, fakir-fukara çoğunlukla alay etmektir de !
Ama bunların, anlayanlar için bir faydası da var:
Toplumsal adaletsizliğin fotoğrafını da veriyorlar aynı zamanda .
Bir de basınımızın halkın gerçeklerinden ne derece kopuk olduğunu gözler önüne seriyorlar. Reklama bitişik kapitalizmin çirkin yüzünü bilmeden sergiliyorlar özetle…
Şer’den hayır çıkması olayıdır bu !
Toplumsal diyaliktik…
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








