
İZMİR…
31 Ekim 2020 22:14:06
Felaketler üst üste geldi. Ekonomik kriz, işsizlik, pahalılık , korona derken İzmir depremi !
Daha çok kanamaya başladı yüreğimiz…
Nasıl başa çıkacağız bütün bunlarla ?..
Ölenlerin yakınlarına başsağlığı, yaralılara şifa diliyorum…Geçmiş olsun İzmir !
TÜRKİYE’Yİ KURTARAN KURTARANA !..
Muharrem İnce de CHP’den kopmak üzere, parti kuruyor…
CHP’den sonra DSP’de de tam aradığını bulamayan Mustafa Sarıgül’ün partisi de yolda…
AKP kökenli Babacan ile Davutoğlu’nun Deva ve Gerçek partileri epey yol aldı.
Çoban Ateşi Hareketi, havayı kokluyor…
Bizim gibi ülkelerde iki temel sınıf ile iki temel ideoloji ve siyasal hareket vardır. Ötekiler, iki temel ideolojinin (neoliberalizm-sosyalizm) variant’larıdır.
Güzelim ülkemizde umumi manzara şöyle:
Büyük kapitalistlerin ya da elit sanayi burjuvazisinin partisi yok, derneği var: TÜSİAD. Bunlar küresel sermaye ile iç-içe geçmiş ve yine küresel boyutta at oynatan elit sosyal kesimi oluşturuyor.
Buruvazinin (ticaret-sanayi) diğer katmanları ile küçükburjuvazinin üst katmanlarını, teorikman, sağdaki partiler temsil ediyor.
Sol taraftaki partiler, ideolojik ve teorik olarak, emekçiler ile ortasınıfları alt katmanlarını temsil ediyorlar. Bu saptama, dedim ya, teorik bir analiz. Yoksa, örneğin oy dağılımında, emekçiler ile ortasınıfların geniş bir kesimi, sınıfsal çıkarlarına ters partilere oy veriyorlar. Bu ironik durum, bizim gibi ülkelerin en önemli temel çelişkisi…
Gelişmiş Batı ülkeleinde de çeşitli partiler var. Örneğin ABD’de…Ama orada sermaye sınıfı, iki parti ile (Demokratlar-Cumhuriyetçiler) temsil ediliyor.
Sol, demokratik (!) yollardan tasfiye edilmiş durumda, ABD halkı, bu iki partiden birisine oy vermek zorunda. Demokratlar “sol”u, Cumhuriyetçiler sağ’ı temsil ediyor. Aslında bunlar gerçekte emperyalist sermayenin iki başlı ejderhası !
Buna, “tahtıravalli” ya da “salıncak” demokrasi deniliyor. ABD’de seçimi kim kazanırsa kazansın, büyük sermaye hep iktidarda !..
Bu kez de öyle olacak…
Tarihe bakın…
Çok partili yaşama (1946) geçişimizden bu yana, 1946-50 sözdışı, sermaye hep iktidarda. Arada, sosyaldemokratların yaptığı küçük kaçamaklar ile darbe dönemleri var gerçi, bir genelleme ile bunlar dahil sermaye hep iktidarda…
00
Yeni kurulan ve kurulacak olan siyasal partilerimizle birlikte tüm partilerimizi, iki kümede toplamak olasıdır aslında. Sosyaldemokrat-sol ittifakı ile, şoven milliyetçiler dahil, neoliberal ittifak…
İlki, emekçiler ile küçükburjuvazinin yoksul kesimlerini temsil eder, ötekiler sermaye ile ortasınıfların üst kesimlerini…
Günümüze bakıyoruz, durum eni-konu karışık:
Neoliberalizmi, bizde, ümmetçiler ile şoven milliyetçiler; “sol”u milliyetçi demokratlar ile sosyaldemokratlar temsil ediyor ! Bu, siyasetimizdeki fikri ve sosyal kargaşanın dışavurumudur. Sosyalistler, demokrasimizin uğur böcekleri !..
Kürt partisinin iki arada bir deredeki konumu, etnik çıkarlarının ağır basmasıyla ilgili…
Bir de açık ve potansiyel ittifaklara bakın:
Aynı tavada olması gerekenlerin bazıları, karşı tavada !
Ümmetçi-şoven milliyetçi iktidarının son anketlerde hala yüzde 40’ların üzerinde oy alması, bu karmaşık mevzilenmenin doğal sonucudur. Çünkü ahalinin de kafası karışık…
Yeni gelen partilere bakın…
Net bir sosyal temelleri ile ideolojileri yok. Azıcık ondan, azıcık bundan…
Kadroları da öyle: azıcık soldan azıcık sağdan…
Bence Türkiye’nin temel sorunu siyasetimizin sınıfsal ve ideolojik bakımdan yerli-yerine oturmamış olmasıdır.
Sol, Atatürkçülükle, sağ da demokrasi ile kamufle oluyor. Ümmetçiler bile !
Kariyerist siyasetçilerin yolaçtığı yapay parti enflasyonu yükseliyor.
Siyasal partiler, gerçek ideolojik sınısal konumları; ittifaklar da gerçek ideolojik ve sınıfsal konumları ile halkın karşısına çıkmadan mevcut karambol sürecektir.
Şu anki siyasetimiz bir illüzyon gösterisi gibi !..
00
Yeni kurulan ve kurulacak olan parti ve “hareket”lere bakıyoruz…
Tümü, Türkiye’yi ayrı ayrı “kurtarma” vizyonuyla yola çıkmış veya çıkmak üzere…
Bu kadar hareketin, bu kadar kurtarıcının (!) olduğu bir ülkede siyasetin ve demokrasinin iki yakasının bir araya gelememesi şaşırtıcı değildir.
Dahası, Türkiye Cumhuriyetini 18 yıldır, onun temel felsefesine karşı olanların yönetiyor olması da…
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








