
SORUN, BAKIŞ AÇISINDA !
13 Eylül 2020 20:37:16
Günlük köşe yazıyorsanız gündemi gözden kaçırmamak zorundasınızdır. Köşeyazarlığının yazılı olmayan bir kuralıdır bu.
Gündemin başında epeydir dört ana konu var:
Pandemi…
Doğu Akdeniz…
Ekonomi…
Diyanet İşleri ile tarikatlar…
Gündemin başında Pandemi ile Doğu Akdeniz’in ve ekonominin olması doğal:
Ekonomi kötüye gidiyor, salgın başkaldırdı, Doğu Akdeniz’de ABD+” İtilaf Devletleri” altımızı oyuyor…
00
Ekonomi konusunda her zaman olduğu gibi . bir yanda gerçekleri açıklayanlar var, öte yanda üstünü örtenler…
Bu, muhalefet-iktidar karşıtlığı şeklinde tezahür ediyor…
Mizahın temel öğesi, abartmadır.
Damat bey, ekonomiyi allayıp pullamak, her şeyi şıngır mıngır göstermek için öyle tablolar çiziyor ki, mizah oluyor! Bu yüzden muhalefete çok iş düşmüyor. Yaşamın gerçekleri zaten ortada !
00
Doğu Akdeniz’de haklarımız var. Türkiye’yi yönetenlerin zaman zaman milli duruş sergilemesi doğrusu benim hoşuma gidiyor.
Ama şunun da farkındayım bu arada:
Bizimkiler, diplomasi özürlü. Askeri seçeneğin sık sık öne itilmesi bunun doğal sonucu.
Bazen lüzumunan çok fazla esip gürlüyoruz; ama, öte yandan, Yunanistan’ı koşulsuz masaya davet eden de biziz !
Aslında gerçekçi bir tutum masa:
ABD ile AB ülkelerini fiilen yanına alan Yunanistan’a karşı askeri seçeneğin ileride tutulması zaten doğru olmaz…
Yalnızız da üstelik:
Arap dostlarımız (!) bile karşımızda ! ABD ile AB’nin olası yaptırımları Demokles’in kılıcı gibi tepemizde sallanıyor…
Geriye tek seçenek kalıyor:
Masa !
En gerçekçi seçenek, doğu Akdeniz’in denizaltı zenginliklerinde, Akdeniz’e en geniş sahile sahip bir ülke olarak, hakkımızın olduğunu uluslararası çapta herkese anlatmak ! Bunun için de ihvan kafasını terketmek gerekiyor…
Ortodoks Yunanistan, müslümün Mısır ile Akdeniz için anlaşma imzalarken, bizim ihvan koşullaması ile Mısır’a sırt dönmemiz olacak şey değildir, örneğin!..
00
Diyanet ile tarikatların sık sık gündemin başına tırmanması, 21. Yüzyılı yaşayan laik bir ülke için ilk bakışta çok şaşırtıcı bir olaydır.
Bu olay bizi nereye götürüyor ?
8 ve 9. Yüzyıllarda ortaya çıkan. 10. Yüzyılda ayrışmalara neden olan tarikatçılığı didiklemeye! Selefiliği, Şialiği; felsefede Teizmi, Deizmi, vb. kurcalamaya ! Cübbeli gibilerin ortaya attıkları yemleri gagalamaya!..
Ama, bir bakıma kaçınılmaz bu.
Bize, oraları seçenek olarak sunan, oralara çeken bir iktidar var ülkede. Gündemi belirleyen de o !
12-13 yüzyıl öncelerini zorunlu olarak yazıyoruz…
00
Her alanda bocalamamızın ve her alanda fırsatlar kaçırmamızın nedeni çağdaş bakış açısından uzaklaşmamız…
Irak’ta, Suriye’de,Libya’da, Mısır’da, Akdeniz’de yalnız kalmamızın nedeni de bu.
Güzelim ülkemiz güçlü bir ülkedir. Bunu, Türkiye Cumhuriyetini kurarken gösterdik.
Yeniden gösterebiliriz de! Ama, ülkemizin çağdaş bir kafayla yönetilmesi halinde…
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








