
RUMLARDAN NE KALDI ?
23 Haziran 2020 17:43:28
Kdz. Ereğli belediyesinin kentin Fransız işgalinden kurtuluşunun (daha sonra üzerinde duracağım) 100. Yılı münasebetiyle düzenlediği sempozyumda (daha sonra üzerinde duracağım) Ereğli’nin tarihini anlatan arkadaşlar, azınlıklar konusu üzerinde durdular mı, bilmiyorum. Eğer durdularsa, hangi alanda yoğunlaştılar, onu da bilmiyorum.
Ama eğer bu konu üzerinde yeteri kadar durulmadıysa, en azından bundan sonraki benzeri etkinliklerde veya yazılı çalışmalarda mutlaka durulmalı…
Çünkü…
Cumhuriyetin ilanına ve özellikle Rum nüfusunun 1925’teki değişimine ((mübadele) kadar sadece Ereğli’de değil, Zonguldak merkezi ile Devrek kazalarında da maden işletmeciliği ile ticaret yaşamına azınlıklar (Rum, Ermeni, Fransız, İtalyan vb.) egemendi.
Daha somut bir değerlendirme ile, ekonomik yaşamı azınlıklar manipule ediyorlardı.
Bir-iki örnek vereceğim:
Zonguldak Ticaret Odası’nın 1919-1922 tarihlerini içeren kayıtlarına göre, birinci sınıf tüccarların 2’si Türk, 9’u yabancıydı; o yılların diliyle, “Gayrı Türk”kü,
- sınıf tüccarların 18’i Türk, 26’sı yabancıydı.
- sınıf tüccarların 8’i Türk, 45’i yabancıydı.
- sınıf esnaf ve tüccarların 12’si Türk, 160’ı yabancıydı.
Toplayacak olursak, Türk tüccar esnaf sayısı 40, yabancı esnaf-tüccar sayısı 240’tı.
( İlginç bir ayrıntı olarak belirteyim, Türk esnaf-tüccarların arasında 1923’te Zonguldak’taki ilk gazeteyi (Zonguldak) çıkartan Tahir Karaoğuz, o tarihlerde Nakliyat Bahriye (Deniz) Şirketi’nin acentalığını yapıyordu.)
Bu dönemde Zonguldak kısmi bir Fransız işgali altındaydıl. Fransızlar, Kömür Havzasına 1896’da giren Fransız sermayeli Ereğli Şirket-i Osmaniyesi’nin çıkarlarını korumak için Batı Karadeniz’de savaş gemileri gezdiriyordu… Bu arada Ereğli de 48 saatlik kısmi bir işgal görmüştü.
Ticaret Odasının aynı kayıtlarına göre, 1919-1922 tarihleri arasına Ereğli’de sadece iki esnaf-tüccar vardı. Bu iki isim şunlardı:
Hacı Musa Efendi Bakkal ve manifaturacı.
Hamamcı Cinoğlu Hacı Mehmet efendi.
Değişik alanlardaki esnaf ve tüccarların tümünü azınlıklar, özellikle Rumlar oluşturuyordu.
Ereğli mevkiindeki 13 kömür ocağının 4’ü de azınlıkların elindeydi. Bunun dışında, kunduracı, berberi, çalgıcı vb. zenaatkarları da Rum ve Ermeni’ydi…
Toparlayacak olursak, maden ocakları olsun, ticaret yaşamı olsun Rum, Ermeni, Fransız ve İtalyanların egemenliğindeydi. Bir yarı-sömürgeydi Zonguldak toprakları da..
Bu uzun girişi şunun için yaptım:
Ereğli’deki Rum nüfus, değişimden (1925) önce kaza nüfusun altıda birini oluşturuyordu. Prof. Dr. Mübeccel Kıray’ın emekli nüfus memuruna atfen verdiği bilgiye göre, Rumların sayısı 1200’dü. Toplam merkez nüfus ise 7 binin üzerindeydi. Bu rakam köylerle (1334 (1918) tarihli Bolu Salnamesi’ne göre), 42 bin’di.
Bütün bunları şunun için yazıyorum:
Çok uzun yıllar Ereğli’nin ekonomik ve dolayısıyle sosyal yaşamı üzerine de çok etkin bir konumda olan Rumlardan günümüze hemen hiç bir şey kalmamış olması şaşırtıcıdır.
“Kalmamış olması” diyorum…
Kalıp kalmadığı konusunda yapılacak titiz bir araştırma belki de benim bu değerlindirmemin yanlış olduğunu ortaya çıkartır.
Şu an görünürde, camiye dönüştürülen bir-iki Rum klisesi ile antik döneme, özellikle Roma ve Bizans dönemlerine ait kaide kabartmaları, sütunlar vb. dışında, manevi yaşamın izleri yok. Dil, şive, genel kültür, örneğin yemek kültürü, el işleri, dokuma, sanat yapıtları, müzik vb. açısından yüzlerce yıl Ereğli’ye de çok şey veren eski uygarlıklar sanki göğe çekilmiş gibi !..
Biliyorum, bunda, Rum nüfusun ticaret yaşamına egemen olmakla birlikte bir mahallede (Yenimahalle) otonom bir yaşam üslubunu tercih etmelerinin de etkisi var.
Bir de Müslüman nüfusun Hristiyanlığa, bu arada birkaç haneden ibaret olan Musevilere çok sıcak bakmamalarının da…
Ama ben, yine de, Rum uygarlığından birşeylerin kalmış olması gerektiğini düşünüyorum.
Ciddi bir araştırma birşeyler ortaya çıkartır mı, emin değilim, ama olabilir.
00
Ereğli’de çok fazla araştırmacı yok. Eli kalem tutanların çoğunu gazeteciler oluşturuyor. Ama, gazeteci gençlerin kente kalıcı birşeyler vermek gibi pek dertleri de yok ! (istisnaları tenzih ediyorum).
Onlara bir çift söz söyleyeceğim:
Geçiminizi Ereğli halkının vergilerinden sağlıyorsunuz:
Şuradan buradan aldığınız abone ve reklam bedelleri, son analizde, halkın parası.
Peki siz halka ne veriyorsunuz ? n “Haber” etiketi altına gizlenmiş dedikodu, tezvirat, karalama dışında ?
Yediğiniz ekmeği, Ereğli’ye kalıcı birşeyler vererek hak etmeniz gerekiyor !..
Gazetecilik, aynı zamanda, tarihe tanıklık etmektir.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








