
İZİN GÖZLEMLERİ
10 Mayis 2020 22:24:50
Bugün izin günümüzdü. İzin günümüz demem lafın gelişi. Çünkü iznimiz saat 11 ile 15 arasındaydı, 4 saat.
4 saatlik izin Bilim Kurulu’nun önerisi miydi, yoksa cumhurbaşkanımızın gönlünden mi kopmuştu, bilmiyorum.
Bir an için tereddüt ettim: Dışarda her yer kapalı. Hava, serin değil, ama rüzgarlı. Bu yaştan sonra jimnastik adımlarıyla sahil boyunca seğirmek de bana göre değil. Ayrıca Korona’nın rüzgara karşı direncinin de ne olduğunu bilmediğim için tereddütüm arttı…
Zehra, “Çıkalım” dedi. “Yürümeyi unutup unutmadığını anlarız…” Birilerine takazada bulunuyordu ama, kime ?
Arabayla çıktık. Zehra, 65 yaş kısıtlısı değil, daha yılları var o sınıra. Ama, Yeni Ufuk’un Genel Koordinatörü olduğu için basın kartı var. Yani, ona hiçbir gün yasak yok. Ben, 56 yıllık gazeteci içerdeyim, dünkü çocuklar dışarda ! Adalet bunun neresinde peki !..
Arabayı, “Marina”nın yakınındaki bir yere park edip çıktık… Hem yürüyoruz, hem de çevreme bakıp düşünüyorum:
65 yaş yasağının insancıl bir içeriği var, kabul ediyorum. Ama, istatistiki bir kaygı da içeriyor aynı zamanda:
Ne kadar az kişi dışarıya çıkarsa, virüsün yayılma alanı da, onunla doğru orantılı olarak, daralıyor. 65 yaşın ölüm riski fazla olduğu için, ölüme ilişkin istatistiklerin de görece olarak düşük çıkma olasılığı büyüyor.
Burası tamam.
Ama, eve hapsettiğiniz kişiler birer sayılama verisi değil, insan olduğunu unutmamak koşuluyla !
İki ay sonra 4 saat sokağa çıkma izni veriyorsunuz, her yer kapalı, su ihtiyaçlarını karşılayacak bir büfe bile yok. Oturacak yer hiç yok. Bu, Mars’ta gezintiye çıkartmak gibi bir şey oluyor onları…
Bu kadar ilgisizlik ve düşüncesizlik, Türkiye’yi yönetenler için bile fazla !
Neyse.
Zehra resim çekiyor. Sonra da resimleri, hafif bir rahatsızlık geçirdiği için evde olan Sina’ya atıyor, o da haber yapıyor…
Göz yaylımımız içinde 20 kişi bile yok.
Bank yasağını delenler de vardı ama ! Şeritlerin arasından bir boşluk bulup banka ilişenler…
Zehra, sigara tiryakisidir. Oturup sigara içmek istedi, ama dedim ya, oturacak yer yok. Çantasını karıştırırken sigarasını evde unuttuğu ortaya çıktı bu kez, oturacak yer aramaktan vazgeçtik.
Yaşlılara 4 saat dolaşma izni ver, ama bankları bile kapat ! Nerede dinlenecek bunlar ?
Sadece bu bile, yasakkoyucuların zincirleme düşünme yeteneklerinin çapını gösteriyor ki, geçelim…
Yürüme kapasiteleri sınırlı olanlar sahilde resmen mahsur kaldı desem, abartmış olmam.
Bir ayağı sakat yaşlı bir adam da oturacak bir yer bulamayıp yere oturunca dayanamadım, gidelim dedim Zehra’ya…
Çarşı’da bir tur attık. Orası da tenhaydı.
Dönüşte, zor yürüyen yaşlı annesinin koluna girip ona destek olan bir genç kız gördüm. Nasıl da sevgiyle taşıyordu annesini ! Aynı anda bugünün Anneler Günü olduğunu anımsadım. Belleğim uyandı. Sabah Sina’nın annesine gönderdiği gözlem ve duygu yoğunluğu inanılmaz boyuttaki mesajı ile annemin güleç yüzü düştü gözlerimin önüne.
Bağdat’ı bilmem ama, ana gibi yârin olmadığı kesin !
Tüm annelerin günü’nü kutluyorum.
Anneler en zor koşullarda bile durmaksızın sevgi üreten emekçilerdir.
Zor zenaattir annelik…
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








