
HANGİ 1 MAYIS ?
01 Mayis 2020 10:25:36
1 Mayıs, işçi bayramı değildir; Dünya İşçilerinin Birlik Dayanışma ve Mücadele Günü’dür.
1 Mayıs, siyaset dilinde “sol” terimi ile özdeşleştirilir.
Bundandır, işçilerin de oyunun peşinde olan egemen sınıfların siyasi önderleri, 1 Mayıs’ı bayram olarak kutlarlar.
Bu şekilde sol teriminden kendilerini “azade” kılarlar.
Aslında sol kavramı; kötü tanıma elverişli/göreceli bir kavramdır. Çünkü bir şey, bir başka şeye göre sağ da olabilir sol da. Siyaset üzerinden gidiyorsak, örneğin sosyalizm/sosyal demokrasi, kapitalizmin solunda; ama, komünizmin sağındadır. Anarşizm ise, komünizmin solundadır.
Peki nereden türemiştir bu sağ-sol ayrımı ?
1789 Fransız Devriminin Birinci Cumhuriyet Meclisi’nin yarımay biçimindeki toplantı masasının solunda değişimci ve eşitlikçi üyeler, sağında da tutucular/asiller oturmuştu…
Kavram oradan geliyor.
Soruna sosyolojik açıdan yaklaştığınızda, sağ-sol kavramları arasındaki ayrım, üretim araçlarına sahip olma ve/veya olmama pozisyonuna göre değişir.
Üç kattan oluşan pramidal toplum yapısının en altında, üretim araçlarına sahip olmayan ve sadece emeğiyle geçinen emekçiler yeralır. Ortada küçük üretim araçlarına sahip veya kafa emeğiyle geçinenler yeralır. Tepede ise, büyük üretim araçlarına sahip olanlar…
İdeolojik bir ayrımla, sömürüden kurtulmak için eşitlikçi bir toplum isteyen emekçiler en solda, ortasınıflar ortada, egemen sınıflar da en sağda yeralır.
Terminolojik bir ayrımla; en alttakiler komünizm sözcüğü ile, ortadakiler sosyalizm-sosyaldemokrasi sözcüğü ile, tepedekiler de kapitalizm/neoliberalizm sözcüğü ile siyasal yaşamdaki yerlerini alır.
Bu teorik yaklaşım, sınıf bilincine sahip olanları kapsar sadece. Sınıf bilincine sahip olmayan emekçiler içinde egemen sınıfların partilerini destekleyenler de bulunabilir. Türkiye’yi örnek alırsak, bunlar çoğunluğu oluşturur.
o o
Dönelim 1 Mayıs’a…
1 Mayıs, sınıfsal mücadeleyi öngören bir gün. Sosyal tabanını sadece işçiler değil, bugün için ortasınıfların altkesimleri de oluşturuyor. Gün’ün sınıfsal bir içeriğe sahip olması, emekçilerin uyanmasını istemeyenler egemen güçlerin ona karşı tavır almalarına, en azından içeriğini sulandıran yaklaşımlar sergilemelerine neden oluyor.
1 Mayıs’ın son 20 yıl içinde gitgide sosyal ve ideolojik içeriğinden kopartıldığını gözlemliyoruz.
1 Mayıs, şanlı geçmişine, devrimci sınıfsal içeriğine karşın, günümüz Türkiye’sinde büyüklere anlatılan masallara döndü !
Bugünkü 1 Mayıs’lar, 1960’lı yılların o çoşkulu 1 Mayıs’larının mozaiklenmiş sureti gibi bir şey.
1970 ve 1980’deki iki faşist darbe, solu silip süpürdü, önderlerini ya öldürdü ya da başka şekillerde nötralize etti.
Kimileri de döndü, neoliberalizmin hizmetine girdi.
Örneğin Perinçek’in VP’si Cumhurcu oldu. Komünist partisi’nin belediyesi ise, Nişantaşı sosyetesine bakliyat pazarlıyor.
Türkiye İşçi Partisi (TİP), hayalet !..
Durum umutsuz ama, hep biliriz, tarih nehri arada bir küçük dönüşler de yapsa, ileriye akar.
1 Mayıs’ların gümbür gümbür kutlanacağı günler de gelecektir.
O günleri düşünerek, yaşasın 1 Mayıs diyorum.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








