
TOPTAN, TÜRKMEN VE VALİ BEKTAŞ’IN İLGİSİNE
23 Nisan 2020 23:04:08
Sağlık Bakanı Okur, Korona salgınına ilişkin rakamların doğru olmadığı iddialardan etkilenmiş olmalı ki son yaptığı açıklamaların birisinde, rakamların “spesifik” olduğunu söyledi.
Spesifik, orijinal/özgün anlamına gelir.
Umarım öyledir.
Çünkü, gerçeklerle yüzleşmek, onları gizlemeye çalışmaktan daha yararlı sonuçlar verir.
Buna inandığım için ben bu köşede ısrarla Korona vakalarının olanca açıklığı ile kamuoyuyla paylaşılmasını istiyorum.
Korona salgını, Zonguldak’ı otuz büyükkentin artısı haline getirdi. TV’lerde altyazılar şöyle geçiyor:
Otuz büyükşehir ve Zonguldak’ta…
Artı olmak, Korona salgınıyla ilgili olmasa, bundan kendimize bir övünç payı çıkartabilirdik. Ama durum öyle değil. Otuz büyükkentin artısı olmak, geriye kalan elli kentin en risklisi olmak anlamına geliyor ki, bu noktaya nasıl vardığımız ayrı bir araştırma konusudur.
Zonguldak’ın otuzun artı biri olmasını, çok fazla sayıda kronik akciğer ve üstsolunum yolu hastalıklarının varlığına bağlayanlar var.
Bu yaklaşım yanlış değil, ama daha çok ölüm istatistiklerini etkileyen bir argüman bu; enfekte olma istatistiklerini değil !
Bu yaklaşım doğru ise, Zonguldak, salgının en çok yayıldığı “küçük” kent oluyor ki bunu orayı yönetenler nasıl açıklarlar bilmiyorum.
o o
Burada kesiyorum.
Çünkü ben bugün, bir başka “hatalı duruş” üzerinde duracağım:
Zonguldak valiliği, il genelinde Korona vakalarına ilişkin olarak zaman zaman açıklamalar yapıyor, grafikler yayınlıyor…
Şu var ki salgın güncel bir olay. Sağlık Bakanının yaptığı gibi halkın her gün bu konuda bilgilendirilmesi gerekiyor.
(Bence Vali Bektaş bunu düşünmeli…)
Zonguldak’ın öteki ilçelerini bilmiyorum, ama bana verilen bilgilere göre, Zonguldak’ın en büyük ilçesi olan Ereğli’de salgınla ilgili iletişim tuhaf bir profil veriyor.
Ereğli Kaymakamı İsmail Çorumluoğlu, salgınla ilgili düzenli açıklamalar yapmıyor. Buna karşılık, bazı gazetelerde, salgının Ereğli’deki gelişimine ilişkin rakamlar yayınlanıyor.
Bunların asparagas mı olduğu, yahut ilk kaynaktan sızan bilgiler mi olduğu, yoksa sızdırılan bilgiler mi olduğu sorusu boşlukta.
Eğer rakam açıklayan gazeteler bu bilgileri ilk kaynaktan kendi çabalarıyla alıyorsa, bu gazeteciliktir, alkışlanır.
Yok, bu bilgiler, onlara birileri tarafından sızdırılıyorsa, bu gazetecilik değildir, hazıra konmaktır. Yandaş ayrıcalığıdır.
Burada önemli olan şu:
Bana verilen bilgilere göre, bir-iki gazetede yeralan rakamlar, kaymakamlık tarafından yalanlanmıyor.
Oysa bir başka gazete, kendi olanaklarıyla bazı rakamlara ulaşıp bunları yayınlasa hemen yakasına yapışılıyor.
Buradan şöyle bir sonuç çıkıyor:
Bir-iki gazetede yayınlanan Korona verileri, demek ki ilk kaynaktan servis ediliyor !
Peki bu ayrıcalığın nedeni ne ?
Ahbap çavuş ilişkileri mi ?
Buna inanmak istemiyorum. Çünkü böyle bir duruş devlet ciddiyetine yakışmaz !
Ereğli kaymakamı bu konuda açıklama yapmıyor.
Bu yüzden ben buradan, Zonguldak’ın hala herşeyiyle ilgilenen Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyesi Köksal Toptan dost ile AKP milletvekili Polat Türkmen’e ve Vali Bektaş’a seslenmek istiyorum:
Bilgi iletişiminde ticaret olmaz. Ayrımcılık olmaz. Böyle şeyler devlete yakışmaz.
Kaldı ki sızdırılan bilgiler hem dar bir çerçevede kalıyor, hem de resmi kimliği olmadığı için halkın kafasının daha da karışmasına neden oluyor…
Ereğli kaymakamlığı bilgi kanalları tüm basına açılmalıdır.
Umarım bu konuya yeniden dönmem gerekmez.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








