
GELECEĞİN TÜRKİYE’Sİ
28 Mart 2020 13:57:26
Kitle iletişim araçlarının Korona salgınıyla ilgili bilgi bombardımanı canımıza okudu, serseme döndük.
Bunda, dezenformasyonun da rolü var. Spekülatif, provokatif yayınları saymıyorum bile!
Oysa o kadar karmaşık bir durum yok. Kafasına yeteri kadar kan giden herkes şunun farkında:
Salgının iki boyutu var:
Birincisi, virüse yakalanmamak.
Ötekisi yakalananları tedavi etmek.
Virüse yakalanmamanın en etkili yolu, bireysel hijyen ve karantina.
Bu noktada bireysel insiyatif öne çıkıyor:
Kimisinin bu işe kafası basıyor, kimisinin basmıyor.
Şu da var:
Kafası bu işe bastığı halde, maişet kaygısıyla bireysel karantinayı delenler de yok değil.
Virüse yakalananlar için, eğer evde karantinaya alınmamışlarsa, bireysel insiyatif işe yaramaz hale geliyor. Top, sağlıkçılara geçiyor. Yani, devlete…
Maişet kaygısıyla bireysel insiyatifini kullanamaz hale gelenler de devletin sorunu haline geliyor.
Devlet Baba, sağlık ve sosyal yardım konusunda ya gerçekten Babalık yapacak ahaliye ya da şambabalık!
Alınan önlemlere bakılacak olursa, devlet baba, babalık yapmak istiyor, ama babalık yapacak olanaklardan o da önemli ölçüde yoksun. En yalın ifadeyle parası yok!
Lafla durumu idare etmeye çalışmalarının nedeni bu!
Bu noktada makarayı geriye sarıp, zamanında şunu şöyle yapsaydın bugün böyle olmazdı gibi beyhude takılmaların da bir anlamı kalmıyor.
Somut bir durum var ve yapılması gereken, bu somut durumun somut bir analizini yapmak…
İşin kötüsü bu da layıkiyle yapılamıyor.
Ahaliye eve kapan diyorlar. Yanıt şöyle geliyor:
Ne yiyip içeceğim ? Çalışmak zorundayım!..
Muhalefet partileri ise bu konuda, sorumsuz pozisyonlarının çömertliği içindeler. Diyorlar ki her haneye biner lira dağıtın!
Peki değirmenin suyu?
Yap-işlet-devretçilere para ödemeyin filan…
Bu bir geçici çare elbette. Ama, sorunun çözümü, ötelemelerde değil;çünkü ötelemeler, salgın hafifleyince bu kez katmerli şekilde herkesin önüne gelecek.
Nakit akışı için iki çare var gibi:
Ya, IMF’nin kapısına düşeceksin ya da para basacaksın.
İki ucu kirli değnek!
Salgın, geleceğin Türkiye’sinin şimdiden planlanması gibi bir zorunluk yarattı:
Mevcut sistem yürümüyor. Tasarrufa, kamulaştırmalara ve üretime dayalı bir planlamaya şimdiden hazırlanılması gerekiyor.
Somut durumun somut analizinin ürettiği gerçek bu!
“Evden çalışan” muhalefet partilerinin tepe yöneticileri bu konuda ders çalışmaya başlasalar iyi ederler.
Bu böyle gitmiyor!..
Geleceğin Türkiye’si, farklı bir Türkiye olmak zorunda…
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








