
İTALYA KORONA’DA ÇİN’İ NİYE SOLLADI ?
24 Mart 2020 16:48:41
Korona, Çin’de patlak verdi. Herkes nüfusu 1.5 milyar’a yaklaşan bu dev ülkede virüs salgınının da dev boyutlara ulaşmasını bekliyordu. Öyle olmadı, Çin kısa sürede toparlandı, salgın durma noktasına gelirken Avrupa ülkelerine ilaç ve tanı kiti ihraç etmeye bile başladı.
(Türkiye’ye gönderdiği ilk parti tanı kitlerinin parasını almaması, Atatürk Türkiye’sinin 82 yıl önce Çin’deki veba salgını için yaptığı aşı bağışının unutulmadığını gösteriyordu.)
Nasıl başardılar bunu peki ?
Çin artık komünist bir ülke değil; ama neoliberal ya da vahşi kapitalist bir ülke de değil. Sosyalizm ile kapitalizmi iç-içe sokan “sosyal kapitalist” bir ülke. Ezber bozan bir model.
Ve devlete hala, sol kültür birikimi yön veriyor. Çin halkı, hala, sol kültürün o eşsiz dayanışma ruhunu yitirmiş değil.
Bir de neoliberal İtalya’ya bakın…
Dökülüyor! 60 milyonluk İtalya, 1.5 milyarlık Çin’i salgın konusunda çoktan solladı.
Niçin ?
Neoliberal açgözlülük ile devletin ve ahalinin kemiklerine kadar nüfuz eden benmerkezci (egosantrik) felsefe nedeniyle…
İtalya’da Korona, ülkenin zengin kuzeyinde, Louis Vitton ve Cucci gibi çanta ve ayakkabıları onbinlerce dolara satılan atölyelerin çevresinde patlak verdi.
Çünkü giyim sektörünün İtalyan devleri, atölyelerinde düşük ücretlerle Çin’li işçi çalıştırıyorlardı. Virüs onlardan yayıldı. Vahşi kapitalizmin açgözlülüğü, devleti yönetenlerin rehaveti ile birleşince İtalya’yı felaketin eşiğine taşıdı. Felaketten kurtulmak için kapısını tıklatmadıkları AB ülkesi kalmadığı halde, kimsenin elini uzattığı yok. Sadece Rusya ve Çin yardım elini uzattı!.. AB’nin foyası bir kez daha döküldü böylece.
Aslında foyası dökülen, neoliberal açgözlülük ve bencilliktir.
00
Bize gelelim…
Korona salgını, salgının doğası gereği, tıp ve kimya bilimlerinin önemini ortaya çıkarttı. Tabii onların somutlaşmış ifadesi olan sağlık tesis ve öteki ihtiyaçların yeterli olup olmadığı sorusunu ayrıca.
Yeterli değiliz! Ne kafaca ve ne de somut imkanlar açısından…
Birkaç rakamla örnekleyeyim:
Güzelim ülkemizde 84 tıp fakültesine karşılık 105 ilahiyat Fakültesi var. Fen lisesi sayısı 302, İmam Hatip Lisesi sayısı 3 bin 394. Doktordan çok imamımız var. Başkaları da eklenecek bu örneklere, Türkiye’yi yönetenlerin ideolojik-siyasi formasyonlarını açıklıyor.
Askeri hastanelerin kapatılıp bunların yerine kurulan kar odaklı Şehir Hastaneleri ise, sistemin neoliberal bir ekonomi sistemi üzerine oturduğunun bir küçük göstergesi.
Denilebilir ki Türkiye’yi neoliberal İslamcı ittifakı yönetiyor.
Salgın ekonomik bakımdan da çok yetersiz olduğumuzu ortaya çıkarttı.
Sözüne güvenilir ekonomistler, Türkiyenin önündeki yolayrımını şöyle özetliyorlar:
Ya para basacaklar ya da IMF’nin kapısına düşecekler.
Para basma geçici de olsa likitide ihtiyacını karşılar. Piyasalar canlanır; karşılıksız basılan paranın dış değeri ve satınalma gücü de düşer bu arada. Bu da büyüme ve enflasyon hedeflerinin buharlaşmasına yolaçar.
İlk Destek paketinde para yoktu, vaat ve borç erteleme vardı.
İkincisinde para olacak, başka çare yok. Ama hiç değilse bu konuda CHP’nin sosyal vurgulu önlem paketi ciddiye alınmalı…
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








