
KELEŞ TARİH YAZDI!
05 Mart 2020 15:15:58
Her ilçenin hayali il olmaktır; idari yapılanmada bir basamak yükselmektir.
Her ilin hayali de Büyükkent olmaktır.
Yukarıya doğru tırmanma, yeni idari, ekonomik ve siyasal avantajlar sağlar çünkü kentlere…
Nitekim, kimi ilçelerin il yapılması konusu birkaç yıl önce gündeme geldiğinde, Ereğli’nin sorunlu koltuklarında oturanların çoğu heyecanla kolları sıvamışlardı.
Ancak olmadıydı.
Siyaset cambazlarının içe-dönük hesapları Ereğli’nin il olmasını engellediydi.
Kendi açılarından haklıydılar:
Ereğli ve Alaplı Zonguldak’tan koparsa, Zonguldak gitgide ilçeleşme sürecine girer; mizahi bir yaklaşımla” Zongalık” olurdu yeniden.
Zonguldak’ı 18.yüzyılda yeni bir sosyal düzene taşıyan taşkömürü işletmeciliği’nin de başaşağı gidiyor olması süreci hızlandırırdı.
Dedim ya, anasının gözü lobiciler-bobiciler filan binbir dümenle Ereğli’nin il olmasına taş koydular’dı o tarihlerde.
Konu kapandıydı.
Derken, zamanlaması ve kurgusu bakımından “ne alaka” dedirtecek bir olayı konuyu yeniden gündeme taşıdı. Gerçi gündem maddesi olamadı; ama, en azından Ereğli TSO’nun başkanı Arslan Keleş’in bu konudaki görüşünü öğrenmiş olduk:
Kdz.Ereğli TSO Başkanı, Ereğli’nin il olmasına karşıydı!
Eleştiriler üzerine daha sonra yaptığı açıklamada da bu görüşünün arslanlar gibi arkasında durdu!
İnanılır gibi değildi, ama gerçekti.
Ancak, Keleş, neden-sonuç bütünlüğü içinde açıklamamıştı görüşünü. Karşıydı ama, neden karşı olduğu belli değildi! Eveledi-geveledi-bu yüzden…
Bir an kuşkuya kapıldım:
Keleş içten mi karşı çıkıyordu Ereğli’nin il olmasına, yoksa “abilere filan ters düşmemek için mi?
İkincisinin olmasını umut ediyorum. Bu doğru ise, en azından bir manevra alanı var demektir hala.
Yanılıyorsam, sanayici ve tüccarlar kendilerine ufaktan ufağa yeni bir başkan aramaya başlasalar iyi olur!
İlçesinin il olmasına karşı çıkan TSO başkanını tarih yazmıyor çünkü!..
Keleş tarihi tersköşeye yatırdı ,tarih yazdı!.
ALİ BAHADIR
Zonguldak’ın basın tarihi cumhuriyetle yaşıttır.
İlk kuşaktan hayatta kalan yok.
İkinci kuşaktan fonda bir-iki kılıç artığı kalmıştı, onlardan birisi olan Ali Bahadır dostum da dün sonsuzluğa yürüdü.
Ali Bahadır, patron-gazetecilerinden’di. Girişimciydi. Hep en iyinin peşindeydi. Günlük gazete çıkartmış, TV kurmuş, dergiler yayınlamıştı.
Ama, O, profesyonel anlamda hep gazeteci olarak kaldı, patronluğu ikincildi.
Müthiş bir gazetecilik sezgisi ve harika bir kalemi vardı…
Bir genelleme yapmam gerekirse, Zonguldak’ın ilk gazeteci kuşağı, ikinci kuşaktan daha iyiydi:
Kültürlü, işlerini ciddiye alan, temsil yeteneği üstdüzeydeki abilerimizdi.
İkinci kuşak da üçüncü kuşaktan daha iyiydi.Bugün üçüncü işbaşında. Böyle giderse, üçüncü kuşağın, gelecek dördüncü kuşaktan daha kötü olması şaşırtıcı olmayacak!
Güle güle eski dost, görüşmek üzere…
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








